• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Home ŞUBELERDEN HABERLER ANKARA - 2 Ankara 2 nolu Şubemizden İftar Yemeği
Ankara 2 nolu Şubemizden İftar Yemeği PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cuma, 27 Ağustos 2010 11:53
Ankara 2. nolu şubemiz tarafından 4. bölge lojmanlarındaki sosyal tesislerde bir iftar yemeği verildi. Türk İmar-Sen Genel Merkez yöneticilerininde katıldığı iftar yemeğinde Genel Başkanımız Sayın Necati Alsancak bir konuşma yaptı.
Genel Başkanımızın yaptığı konuşmanın metni

Sözlerime başlarken öncelikle hepinizin Mübarek Ramazan-ı şerifini kutlar, onbir ayın sultanı ramazanın hepinize hayırlar getirmesini dilerim.  Bu mübarek ayda oruç gibi sabır isteyen ve huzur veren bir ibadet gerçekleştirmenin mutluluğu ile kalplerimiz huzur buluyor.

 

Mevla’dan gelen sabrın bizim için olduğunu biliyor ve aşımız üstüne diyoruz. Fakat bu ağustos ayında bizim sabrımızı denemeye kalkan ama bizim iyiliğimiz istemeyen bir hükümet var.  Biz Türkiye Kamu-Sen olarak bu sene kamu çalışanlarının çektiği ekonomik sıkıntıların son bulmasına imkan sağlayacak ve yıllardır yaşanan haksızlıkları giderecek bir zam teklifi hazırladık.

 

            Bugüne kadar Uzlaştırma Kurulu kararlarının uygulanmaması nedeniyle kamu görevlilerinin 262 TL ile 284 TL arasında kaybı olmuştur.  Refah payı uygulamasından vazgeçilmesi nedeniyle 182 TL ile 239 TL arasında kaybı vardır.


            Dolayısı ile mali talebimiz öncelikli olarak bu kayıpların karşılanması, 2011 yılı için uygulanacak maaş artışlarının da bu rakama eklenmesi şeklindedir.


            Buna göre; geçmiş dönem kayıplarının karşılanması için seyyanen 200 TL, 2011 yılı için ise enflasyon hedefinin üzerine %2 refah payı eklenmesi suretiyle ulaşılan %10 maaş zammı hükümetten talep ettik. Bu talepler ışığında Türkiye Kamu-Sen’in 2011 yılında kamu görevlilerine uygulanacak zam ve tazminatlar konusundaki mali talebi en düşük dereceli memur için 310 TL’dir.

 

Biz bunu istedik ve hükümetten kendi tekliflerini bir an önce açıklamasını bekledik. Fakat hükümet bu konuda bizim sabrımızı zorluyor. Tekliflerini açıklamıyorlar. Ayrıca bu da yetmezmiş gibi biz hakların ilerlemesi için toplu görüşme sürecini yürütürken Sayın Başbakan miting meydanlarından konfederasyonları ideolojik olmakla suçluyor, Televizyonda işçi memur ayrımını kaldıralım kamu çalışanlarını sözleşmeli köle yapalım diyerek niyetini gizli gündemini adeta ilan ediyor. Sabrımızı taşırmak için elinden geleni yapıyor.

 

Kıymetli Arkadaşlar;

 

Toplu görüşmelerde bugüne kadar 3 tur tamamlandı. İlk iki turu boş laflarla geçirdiler. Kanuna aykırı olarak toplu görüşmeyi erteleyelim diyen iki konfederasyonun önerisi sonucunda bu iki günde hiçbir şey yapılmadı. 3. günde toplantı sendikaların taleplerinin sunulması ile devam etti. Hükümet tüm ısrarımıza rağmen maaş zam oranını açıklamadı. Buna yönelik bir strateji yürüttü. İki konfederasyonda buna çanak tuttu. Şimdi burada sormak istiyorum. Kamu çalışanlarının haklarını referandum sonrası evet çıkarsa toplu sözleşme yapacağız, erteleyelim diyenler, Toplu görüşmeyi memurun hakkını anlamsız bir tartışma açarak kurban edenler bu vebalden nasıl kurtulacaklardır.

 

Peki bazılarının nemalandıkları iktidar için her şeyin üstünde tuttuğu bu referandum nedir buna kamu çalışanları olarak ne demek lazım birazda ondan bahsetmek istiyorum.

 

 

Söz konuşu değişikliğe öncelikle kamu çalışanları adına baktığımızda memurlara toplu sözleşme hakkı getirildiği ifade edilmektedir. Buna verilecek tek cevap hayırdır. Çünkü Yalnızca mevcut düzenlemede yer alan toplu görüşme ifadesi toplu sözleşme olarak değiştirilmektedir. Toplu görüşme mutabakat metinlerinin hayata geçirilmesi mevcut yasal mevzuata göre bir zorunluluk olmasına rağmen, AKP kanunları çiğnedi ve bugüne kadar bir çok konuyu hasıraltı etti. Bu nedenle idarenin toplu sözleşme hükümlerini uygulayacağı konusunda da ciddi şüpheler bulunmaktadır.

 

Peki bu değişiklikle Memurlara grev hakkı tanınıyor mu? Ona da verilecek cevap hayırdır. Toplu sözleşme hakkı ancak grev hakkı ile anlam kazanır. Dolayısı ile grev hakkı olmayan bir uygulama, tam anlamıyla bir sendikal özgürlük değildir. Yıllardır mücadelesini verdiğimiz toplu sözleşme ve grev hakkının, ikiye bölünerek, grev hakkının görmezden gelinerek, toplu sözleşme hakkının anayasal değişikliklerin oylanacağı bir referandum sürecine bağlanmış olması da kamu görevlilerine yapılan büyük bir haksızlıktır.

 

Peki memura siyaset hakkı tanınıyor mu ona da verilecek cevap hayırdır. Şimdi soruyoruz. İçinde bu kadar çok hayırı barındıran meydanlarda anlattıklarından çok farklı bir metin olan bu değişikliklerin neresine evet denilecektir. Tabi ki bu Anayasa değişikliğine verilecek tek cevap getirdiklerine ve getirmediklerine bakılarak hayırdır.  Dolayısıyla Bu Anayasa Değişikliğine Kamu Çalışanları Hayır Demeli, Gerçek, Samimi Ve Uzlaşmayla Hazırlanacak Bir Anayasa İstediğini İlan Etmelidir.

 

Değerli Arkadaşlar;

Karayolları çalışanları için mücadelemiz devam ediyor. Sizden aldığımız gücü sizin için kullanıyoruz. Toplu görüşmelerde de karayolları çalışanlarının birçok sorunlarını 28 Ağustos’ta yapılacak toplantıda gündeme getireceğim. Burada özellikle biliyorum ki döner sermaye oranlarının neler olacağı konusunda arkadaşlar arasında ciddi bir bekleyiş var. Buradan ifade etmek isterim ki bir iki unvanda oranlarla ilgili sıkıntı var. Maliye Bakanı ile Ulaştırma Bakanını bu sorunu çözmek için bir araya gelerek çözecekler.

 

Ben sözü daha fazla uzatmadan bir kez daha hepinize ramazan-ı şerifiniz mübarek olsun diyor, bu güzel iftar organizasyonu yapan arkadaşlar teşekkür ediyor, hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

 

Allah’a emanet olun…

 
İftar katılan üyelerimizde düzenlenen iftar için Ankara 2 nolu Şubemize teşekkür ettiler. Memnuniyet duyduklarını dile getirdiler.

 


 

 

BAŞKANDAN

Formumuzu doldurun, Temsilcilerimiz en kısa sürede üyeliğinizi gerçekleştirsin
ONLİNE ÜYELİK

 


ETİK HABER

Memurlar Net Haber

Faydalı Linkler

Kurumlarımız

Gazetemiz

Nisan 2010 Gazete