• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa Manşet Haberler
MANŞET HABERLER
KARAYOLLARINDA LOJMANLARIN TAKİPÇİSİYİZ PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Çarşamba, 27 Ağustos 2014 15:21

Türk İmar-Sen Karayollarında lojmanların tahsisi ile ilgili yaşanan mağduriyetlerin önüne geçmek ve hakkaniyeti sağlanmasına yönelik olarak takibimiz sürüyor. Son olarak Sendikamız karayolları 15. Bölge müdürlüğüne bir yazı yazarak lojman tahsislerini sorduk.

Başvurumuzda lojmanların tahsisleri ile ilgili bilgilerin sendikamıza verilmesini talep ettik

 
YANDAŞ SENDİKANIN KANDIRMACASI PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Pazartesi, 25 Ağustos 2014 08:30

Toplu sözleşmede tüm çalışanları enflasyona erdiren, maaşları eriten bir anlaşmaya imza atarak 2014’ü kamu çalışanlarına zehir eden malum sendika, çalışanları mağdur etmeye, onları kandırmaya doymuyor.

Son olarak yandaş sendika Çevre ve Şehircilik Bakanlığı çalışanlarına Lisans tamamlama geliyor diye haber yapmıştı. KİK’te alınan kararı sanki hayata geçmiş uygulama gibi gösteren ve sadece sözde kalarak adeta yok hükmünde olan KİK Kararı ile çalışanların zihinlerini bulandırmaya çalışanların maskesini Bakanlık düşürdü.

Türk İmar-Sen olarak lisans tamamlama konusunda gerçekleri ortaya çıkarmak ve çalışanları doğru bilgilendirmek adına Bakanlığı bir başvuru yaptık.  Bakanlık başvurumuza verdiği cevapta Lisans tamamlama ile ilgili KİK toplantısında alınan kararla ilgili bir çalışma bulunmadığını belirtti.

İŞTE BAKANLIĞIN CEVABI:

 
KARAYOLLARI G.M: “MAAŞ ÇEKİMLERİNDE KOMİSYON ÜCRETİ ALINIYORSA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE BAŞVURUN” PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Pazartesi, 25 Ağustos 2014 07:16

Sendikamız tarafından Karayolları Genel Müdürlüğüne bir başvuru yapılmış,  Yapılan başvuruda Genel Müdürlüğün 

Vakıflar Bankası ile promosyon anlaşması imzaladığı hatırlatılarak Vakıflar Bankasının ATM’sinin bulunmadığı yerlerde

Ziraat Bankası ATM’lerinden çalışanların maaşlarını çektikleri belirtilerek maaşçekiminde komisyon ücreti alındığı 

belirtilerek bu sorunu çözülmesi istenmişti.Başvurumuza Karayolları Genel Müdürlüğünden bir cevap geldi.

Genel Müdürlük verdiği cevapta promosyon anlaşması gereği Vakıflar Bankasının şube veya ATM’sinin olmadığı yerde

Ziraat Bankası Şube veya ATM’sinden maaş çekilmesinde komisyon ücretinin alınmayacağının düzenlediği

bilgisi verildi. Cevapta bu tür şikayetlerin Genel Müdürlüğe de iletildiğinin kaydedilerek komisyon ücreti kesilen

personellerin bilgileriBölge müdürlüğü tarafından Genel müdürlüğe gönderilmesi istendi

Bu bildirim sonucunda muafiyetin sağlanacağı belirtildi

Pazartesi, 25 Ağustos 2014 07:38 tarihinde güncellendi
 
ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANILĞINDA UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAVI PLANLANIYOR PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Perşembe, 21 Ağustos 2014 15:16

Çevre ve Şehircilik Bakanlığında görev yapmakta olan Mesleki ve Teknik Öğrenimi bitiren memurlarla ilgili Unvan Değişikliği Sınavı planlanmaktadır.

 Sınav tarihi ilerleyen günlerde Bakanlık tarafından açıklanacaktır. Türk İmar-Sen olarak yaşanacak yeni gelişmeleri çalışanlarla paylaşacağız

 
Hükümetin Memuru İçin Yeni Adımlar PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Çarşamba, 20 Ağustos 2014 15:08

16 Ağustos tarihinde yayınlanan Resmi Gazetede  yer alan Memurların Yer Değiştirme Atamalarına Dair Yönetmelik değişikliği ile devletin memurluğundan hükümetin memurluğuna dönüştürmenin bir adımı daha atılmıştır.

Söz konusu değişiklikte yer alan düzenlemeye göre hizmet bölgelerdeki süresini tamamlamadan hizmet gereği olarak atama yapılması memurları hükümetin memuru haline getirecektir.

Ayrıca yine bu yönetmelik değişikliği ile hayata geçirilen bir düzenlemeye göre Sağlık mazeretine ilişkin raporlar eğitim ve araştırma veya üniversite hastanelerinden alınabileceği hükme bağlanmıştır.

Bu düzenleme ile sağlık sistemimizdeki diğer hastanelerden rapor veremeyeceklerdir. Her ilde eğitim araştırma veya üniversite hastanesi olmadığı dikkate alındığında da bunun mağduriyete neden olacağı açıktır.

Söz konusu bu hususların yeniden değerlendirilmeli ve yanlıştan dönülmelidir

söz konusu düzenlemenin linki aşağıda yer almaktadır

http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2014/08/20140816.htm&main=http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2014/08/20140816.htm

 
AB-TÜRKİYE KARMA İSTİŞARE KOMİTESİ’NDEN “DOĞU TÜRKİSTAN” AÇIKLAMASI PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Çarşamba, 20 Ağustos 2014 14:58

Türkiye Kamu-Sen’in de aralarında bulunduğu AB-TÜRKİYE KARMA İSTİŞARE KOMİTESİ (KİKüyeleri Doğu Türkistan’da yaşanan gelişmelere dikkat çekmek için bir basın açıklaması yaptı.

 

TOBB binasında gerçekleştirilen basın açıklamasını AB-TÜRKİYE KARMA İSTİŞARE KOMİTESİ üyeleri adına (KİK) Başkanı ve TESK Başkanı Bendevi Palandöken yaptı. Palandöken20 milyonu aşkın Müslüman Uygur Türkünün yaşadığı Uygur Özerk Bölgesi'nde, dini inançlarını yaşamaları yasaklanan Türk soydaşların baskı ve şiddete maruz kaldığını söyledi.

 

Ramazan ayının ilk günü başlayan olayların halen devam ettiğini belirten Palandöken, olaylar sırasında Çin'in resmi verilerine göre onlarca, insan hakları kuruluşlarına göre binlerce Uygur Türkü'nün yaşamını yitirdiğini ifade etti.

 

Genel Başkanımız İsmail Koncuk’un da hazır bulunduğu basın açıklamasında;

 

“Bizler Türkiye’de sosyal tarafları temsil eden HAK- İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ), Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (TÜRKİYE KAMU-SEN), Memur Sendikaları Konfederasyonu (MEMUR-SEN), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK), Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB)  ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) olarak; Doğu Türkistan’da son dönemde yaşanan vahim olayları üzülerek takip ediyoruz.

 

20 milyonu aşkın Müslüman Uygur Türkünün yaşadığı Uygur Özerk Bölgesinde, dini inançlarını yaşamaları yasaklanan soydaşlarımız, baskı ve şiddete maruz kalmaktadır.

Ramazan ayının ilk günü başlayan olaylar halen devam etmekte, baskı her geçen gün artmaktadır

 

Yaşanan olaylarda Çin’in resmi verilerine göre onlarca, insan hakları kuruluşlarına göre binlerce Uygur Türkü yaşamını yitirmiştir.

Bölgeyle hala sağlıklı iletişim kurulamamaktadır. Özellikle Yarkent şehrine bağlı iki köyde büyük insanlık dramı yaşandığı bilgisi gelmektedir.  

 

Biz Türkiye-Çin ilişkilerine büyük önem veriyoruz. Ancak yaşanan haksızlığa ve insan hakları ile bağdaşmayan uygulamalara sessiz kalamayız.

Uygur Özerk Bölgesi’nde din ve vicdan hürriyetini baskı altında tutan uygulamalar büyük bir zulme dönüşmüştür.

 

En temel insan hakkı olan dini vecibelerin yerine getirilmesi bile engellenmektedir. Aşırı sert müdahaleler ve idamlar giderek artmaktadır.

Bölgede seyahat özgürlüğü ve haber alma özgürlüğü de engellenmektedir. Her türlü iletişim kanalı kapatılmıştır.

 

Yardım kuruluşlarının dahi bölgeye girmesi engellenmekte, bölgeden sağlıklı haber alınamamaktadır.

Bölgenin dünya ile bağının kesilerek bu şekilde karantinaya alınması, durumun vahametiyle ilgili endişelerimizi arttırmaktadır.

 

Dünya kamuoyunun konu hakkında bilgilendirilmesi ve endişelerin giderilmesi aciliyet arz etmektedir.

Endişeleri gidermenin öncelikli yolu, dünyadan soyutlanmış olan bölgeyi, özellikle Yarkent’i tekrar sağlıklı iletişim kanallarıyla dünyaya bağlamaktır.

Bu kapsamda bölge acilen yardım kuruluşlarına ve uluslararası insan hakları gözlemcilerine açılmalıdır.

 

Yaşanan toplumsal huzursuzluğun bir güvenlik problemine dönüşmemesi için, insanların en doğal hakkı olan din özgürlüğü üzerindeki baskı ortadan kaldırılmalıdır.

Bizler işveren, işçi, memur, esnaf ve çiftçi kesimi olarak, bugüne kadar Filistin, Irak, Suriye’de ve dünyanın her bölgesinde sıkıntı yaşayan kardeşlerimizin yanında olduk.

Sıkıntılarını hafifletmek adına maddi ve manevi her türlü desteği verdik, veriyoruz.

Bu kapsamda; Doğu Türkistan’da yaşanan olayları ve atılması gereken adımları üyesi olduğumuz uluslararası kuruluşlara taşıma kararı aldık.

 

Böylece uluslararası camianın konuya daha duyarlı hale geleceğine inanıyoruz.

Toplumumuzun tüm kesimlerinden de aynı hassasiyeti göstermelerini bekliyoruz.

Gelişen Türkiye-Çin ilişkilerinin Uygur Bölgesindeki kardeşlerimize olumlu yansımasını bekliyoruz.

 

Bu kapsamda hükümetimizin bölgede demokratikleşmeyi cesaretlendirecek her türlü tavsiye ve atacağı her türlü adımı desteklediğimizi ifade ediyoruz.” denildi.

 

Ortak basın toplantısına, Genel Başkanımız İsmail Koncuk başta olmak üzere, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, MÜSİAD Başkanı Nail Olpak, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan, Memur-Sen Başkanı Ahmet Gündoğdu,  Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, TİSK Başkanvekili Erol Kiresepi, TZOB Başkan Danışmanı Hasan Hüseyin Coşkun katıldı.

 
MEMURLARIN YER DEĞİŞTİRME ATAMALARINA DAİR YÖNETMELİK RESMİ GAZETEDE YAYINLANDI PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Pazartesi, 18 Ağustos 2014 06:22

DEVLET MEMURLARININ YER DEĞİŞTİRME SURETİYLE ATANMALARINA İLİŞKİN YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK RESMİ GAZETEDE YAYIMLANDI

16.08.2014 tarihli resmi gazetede yayımlanan yönetmelik değişikliği ile;

1-Adli idari soruşturma sonucu bulundukları yerde kalmasında sakınca görülen memurun atama dönemi beklenmeksizin hizmet gereği yer değiştirmesi yapılabilecek, ayrıldığı hizmet bölgesindeki zorunlu hizmetleri, aynı hizmet bölgesi içerisindeki başka bir alanda tamamlattırılacak, görev yaptığı hizmet bölgesinde hizmetine ihtiyaç bulunmaması halinde ise, diğer hizmet bölgelerine atanabilecek, eksik hizmetleri daha sonra tamamlattırılacak, hizmet gereği başka bir hizmet alanına ve ya bölgesine atanan memurlar yönetmeliklerinde istisna olması dışında ayrıldığı hizmet alanına yeniden atanamayacak.

2-Yönetmelik değişikliği ile özür grubu atamaları “mazeret” olarak yeniden düzenlenmiş, sağlık ve durumu mazeretine dayalı atamalara can güvenliği mazereti ismiyle yeni bir atama şekli getirilmiştir. Sağlık ve can güvenliği mazeretine bağlı atamalar, atama dönemine bağlı olmaksızın yapılacak

3-Aile birliğine bağlı mazeret nedeniyle yapılacak atamalarda eşin kamu personeli olmaması halinde; atama talep edilen yerde kesintisiz olarak 3 yıl sigorta primi ödemek suretiyle kendi adına çalışması ve ya hizmet akdi ile çalıştırılması şart olarak koşulmuştur.

4-Kamu personeli eşin kurum içi yer değiştirmeyle atama imkânının olmaması veya zorunlu yer değiştirmeye tabi görevde olması halinde bu durumdaki eşin bulunduğu yere atama yapılacaktır.

5-Aynı kurumlarda bulunan eşler bakımından ise, kurumun daha fazla hizmet ihtiyacı duyduğu yere ataması yapılacak,

6-Eşlerin farklı kurumlarda olması halinde, kurumlar arası koordinasyonla birlikte her iki kurumunda öncelikli hizmet ihtiyacının bulunduğu yere atama yapılacak

7-Memurun eşi milletvekili, belediye başkanı, muhtar veya noter ise bunların bulundukları yerlere atama yapılabilecek

8-Sağlık mazeretinden yararlanacakların kapsamı genişletilmiş, memurun vasi tayin edildiği kardeşinin sağlık durumuna bağlı olarak da yer değiştirme imkanı getirilmiştir.

9-Sağlık mazeretine ilişkin raporlar eğitim ve araştırma veya üniversite hastanelerinden alınabilecek

10-Sağlık mazeretine ilişkin mazeret nedeninin atama yapılan  yerde karşılanmaması halinde, mazeretin karşılanacağı bir başka hizmet alanına atama yapılabilecek

11-Memurun, eşinin ve çocuklarının can güvenliğinin tehlikede olduğunun adli ve İdari makamlarca belgelendirilmesi halindeaynı hizmet bölgesi içerisinde başka bir hizmet alanına, hizmet bölgesinde ihtiyaç olmaması halinde başka bir hizmet bölgesine atama yapılabilecek.

12-Şidddete uğramış kadının 6284 sayılı kanun gereğince, adli makamlarca yerinin değiştirilmesine ilişkin koruyucu tedbir alınması halinde kadın memurun aynı hizmet bölgesi içinde başka hizmet alanına, bölgede hizmetine ihtiyaç yoksa diğer hizmet bölgelerine atanabilecek

13-Bölge hizmetinden sayılacak sürelere ilişkin değişiklik yapılmıştır. Hastalık ve refakat izinlerinin toplamı 6 ayı geçmeyen kısmı bölge hizmetinden sayılacak.

14-En az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi ve ya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memur engellik mazeretine bağlı olarak yer değişim talebinde bulunabilecek

 Belirtilen kapsamdakilerin tedavi nedeniyle yer değişikliğinde bulunması halinde ise; atama yapılacak yerin memurun ve engelli yakınlarının engellilik durumuna uygun olacak

Engellilik durumu devam ettiği sürece, memurun isteği dışında yeri değiştirilemeyecek

 
ROTASYON SORUNU İÇİN ÇÖZÜM ARAYIŞLARIMIZ DEVAM EDİYOR PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cumartesi, 16 Ağustos 2014 10:04

Türk İmar-Sen, hizmet alanındaki kamu çalışanlarının sorunlarına çözüm bulmak için çalışmalarına devam ediyor. Sendikamız son olarak Karayolları çalışanlarının rotasyon sorunu için girişimlerde bulundu

Devamını oku...
 
İLLER BANKASI UZMAN YARDIMCISI ALACAK PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cuma, 15 Ağustos 2014 07:45

İller Bankası yayınladığı sözleşmeli personel ilanı ile 190 uzman yardımcısı alacağını duyurdu

İlan için aşağıdaki linki tıklayınız

http://www.ilbank.gov.tr/index.php?Sayfa=htmlsayfa&hid=2199

 
MAAŞ ÇEKİMLERİNDE KOMİSYON ÜCRETİ ALINMASIN PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Çarşamba, 13 Ağustos 2014 15:30

Türk İmar-Sen tarafından Karayolları Genel Müdürlüğüne bir başvuru yapıldı. Yapılan başvuruda Genel Müdürlüğün Vakıflar Bankası ile promosyon anlaşması imzaladığı hatırlatıldı.

Vakıflar Bankasının ATM’sinin bulunmadığı yerlerde Ziraat Bankası ATM’lerinden çalışanların maaşlarını çektikleri belirtilerek maaş çekiminde komisyon ücreti alındığı belirtildi.

Başvuruda kurum çalışanlarını daha fazla mağdur olmaması için komisyon ücreti ödemeden çalışanların başka banka ATM’lerinden yararlanmasını sağlayan bir protokolün bankalarla yapılması talep edildi

 
BİRİLERİNE GÖRE 123; 208,8’DEN DAHA BÜYÜK PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Çarşamba, 06 Ağustos 2014 10:07

Toplu sözleşme masasında memurları hezimete uğratan sözde yetkili Konfederasyon, yükselen enflasyon karşısında memur maaşlarının erimediğini, aksine memurların kârda olduğunu iddia ederek rasyonel bilimin ve temel matematiğin bilinen bütün kurallarını altüst etmiştir.

 

Konfederasyona ait internet sitesindeki açıklamada suya sabuna dokunmadan, yine taban aylığına yapılan artıştan dem vurulmuş, memurların emekli ikramiyelerinin yükseldiği belirtilmiş ancak gasp edilen enflasyon farkı hakkına, yükselmeyen ek ödeme, özel hizmet tazminatı, aile yardımı, çocuk parası, ek ders ücretlerine hiç değinilmemiştir.

 

Masada memurun yüzüstü bırakılmasını Gazze’de yaşanan dramı istismar ederek kapatmaya çalıştığını itiraf eden Konfederasyon, adeta “Neden Gazze’yi değil de sendikacılığı konuşuyorsunuz? “ anlamında bir açıklamaya imza atmıştır.

 

Hazır kalıplar ve hamasete dayalı bilindik söylemleri üzerinden toplu sözleşme hezimetini unutturmaya çalışan bu Konfederasyon, asıl işlevi olan sendikacılıktan ve ekonomik gelişmelerden öylesine uzaktır ki Ağustos ayının ilk haftasını tamamlamak üzere olduğumuz şu günlerde Mayıs ayı enflasyon rakamları üzerinden memur maaşlarının erimediğini ispat etmeye çalışmaktadır.

 

Toplumdan, temsil ettiği memurların gündeminden koparak tamamen siyasi alana angaje olan sözde yetkili Konfederasyonun yöneticileri kendilerini siyasete ve mevki, makam derdine öylesine kaptırmıştır ki, yaptıkları yanlışı örtme uğruna Mayıs ayında olduğumuzu iddia edecek kadar acz içine düşmüştür.

 

Ne olursa olsun, hesap ortadadır. Ortalama memur maaşı aile yardımı da dahil edildiğinde 2400 TL seviyesindedir. Alınan 123 TL’lik zammın ortalama maaşa oransal yansıması ise %5,1 dolayındadır. Bu oran daha fazla maaş alan memurlarımız için %2’ye kadar düşmekte, aile yardımı dâhil edildiğinde 2013 yılı sonunda 1753 TL olan en düşük dereceli memur maaşı için ise %7’ye denk gelmektedir. Yılın ilk altı aylık dilimi olan Haziran sonu dikkate alındığında altı aylık enflasyon %5,7 olarak gerçekleşmiştir. Eğer toplu sözleşme görüşmelerinde Hükümetin ilk teklifi olan %3+3 ve enflasyon farkı hakkı dahi kabul edilmiş olsaydı; bugün memurlarımıza yılın ilk altı ayı için %3 maaş zammı ardından %2,7 enflasyon farkı ve ikinci altı aylık zam olarak da ayrıca %3 zam daha alacaktı. Bu durumda bugün %2 ile %7 arasında zam alan memurlara toplamda %8,7 maaş artışı yapılmış olacaktı. Buna göre en düşük dereceli memurun %1,7; ortalama memur maaşlarının %3,6 ve daha yüksek maaş alan memurların da %6,7’ye varan oranlarda aylık zarara uğradığı açıktır.

 

Eğer malum Konfederasyon bu hatayı yapmamış olsaydı, memur maaşına toplamda ortalama 123 TL yerine 208,8 TL zam yapılmış olacaktı. Hesap bu kadar açıkken malum Konfederasyonun hâla memurları zarara uğratmadığını iddia etmesi, sendikacılık açısından tam anlamıyla bir utanç vesikasıdır.    

  

Şahsi ve siyasi çıkarları uğruna takvimlere karşı dahi savaş açan bu Konfederasyonun kurumsal sağduyu ve mantığını kaybettiğini görmenin üzüntüsü içindeyiz. 123 liranın 208,8 liradan daha büyük olduğu iddiasıyla, memurların toplu sözleşme hezimetinden dolayı zarara uğramadığını ispat etmenin matematik, istatistik ve ekonomi bilimi bakımından yeni keşiflere muhtaç olduğunu hatırlatırız. 

 
LOJMAN TAHSİSİ İÇİN BAŞVURU YAPTIK PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cuma, 01 Ağustos 2014 12:33

Karayolları 15. Bölge müdürlüğüne Lojman tahsisleri hakkında bilgi verilmesi için başvurduk

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 
RAMAZAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cuma, 25 Temmuz 2014 14:12

Bayramlar sevinç ve mutlulukların paylaşıldığıdargınlıkların unutulduğu en özel günlerdir

Türk İmar-Sen olarak başta kamu çalışanları olmak üzere herkesin bayramını kutlar,

Ramazan Bayramının Türk milletiİslam dünyası ve bütün insanlık için hayırlara vesile olmasını dileriz

Cuma, 25 Temmuz 2014 14:37 tarihinde güncellendi
 
GÜNDOĞDU, ŞİVANPERVERLERİN, BARZANİLERİN KUCAKLANMASINI NASIL İÇİNE SİNDİRİYOR? PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cuma, 25 Temmuz 2014 14:10

Memur-Sen Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Adayı Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nun bazı açıklamaları üzerinden yine Türkiye Kamu-Sen’e saldırmıştır. Defalarca sendikaların faaliyet alanları dışındaki konularda yaşanan tartışmaların sendikacılığa zarar verdiğini ve sendikal konular dışında diğer konfederasyonlarla polemiğe girmek istemediğimizi belirtmiş olmamıza rağmen, gündem değiştirmek, yaptıkları hataların üzerini örtmek, memuru bir yıl boyunca 123 TL’ye mahkûm ettiklerini unutturmak, memurun ve emeklinin enflasyon farkı hakkını gasp ettirdiğini, milyonlarca dar ve sabit gelirlinin iki yılını çaldığını perdelemek amacındaki sözde sendikalar, bizleri ısrarla siyasi alana çekerek kamu görevlilerinin dikkatini dağıtmaya çalışmaktadırlar.

Türkiye Kamu-Sen’in terör örgütü PKK’ya ve O’nun elebaşı bebek katili Apo’ya bakışı bellidir. Bebek katilinin 1999 yılındaki yargılamasında Türkiye Kamu-Sen bu davaya mağdur sıfatıyla müdahil olmuş ve terör nedeniyle zarar gören kamu görevlilerimizin haklarını savunmuştur.

Memur-Sen Genel Başkanı ise, ülkemizin temellerine dinamit koyacak, üniter yapımızı parçalayacak bir planın parçası olan sözde çözüm sürecinin “Akil adamı” sıfatını taşıyan bir zattır. Kaldı ki, sözde çözüm sürecinin bir aşaması da bebek katilinin serbest bırakılması değil midir? Çözüm sürecine Akil adam sıfatıyla destek vererek, hazırlanan raporda yer alan, Öcalan’ın serbest bırakılması, anadilde eğitim, yerel yönetimlere daha fazla yetki verilerek federalleşmenin önünün açılması, siyasal genel af, koruculuğun kaldırılması, bugünlerde kumpas olduğunu iddia ederek tornistan yaptığı, Ergenekon operasyonlarının Fırat’ın doğusuna da taşınması, Andımızın kaldırılması, “Ne Mutlu Türküm Diyene” ibarelerinin silinmesi gibi milletimizin tüm hassasiyetlerine karşı çıkan, şehit yakını ve gazilerimizin yüreğini dağlayan ifadeleri imzalayan kendisi değil midir? Bu zat, bebek katilinin serbest bırakılması da dâhil olmak üzere, ülkemizin bölünmesine yeşil ışık yakan sözde çözüm sürecini ve buna bağlı olarak çıkarılan örtülü af yasasını nasıl içine sindirebilmiştir?

Türkiye Kamu-Sen vatan hainlerinin, bebek katillerinin serbest bırakılmasını asla hazmedemez, kabullenemez. Peki, Memur-Sen Başkanı Barzanilerin, Şivanperverlerin kucaklanmasını nasıl içine sindirebilmiştir? Her duruma göre yeni bir pozisyon alan bu anlayışın bir Cumhurbaşkanı adayı üzerinden konfederasyonumuza saldırması, bu omurgasız anlayışın menfaat için her şeyi göze aldığının en açık delilidir. Kaldı ki, sözde çözüm sürecinin mimarı Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu değil Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dır. Dolayısıyla terörist başının serbest bırakılması ile ilgili sorunun muhatabı da Sayın Başbakan olmalıdır.

Açılımı kabul etmeyen, teröristle pazarlık yapılmasını içine sindiremeyen vatandaşlarımıza “Açılımı koyunlar bile anladı ama bazıları hala anlamadı” diyerek ülkemizin birliğinden yana olanlara ettiği hakaretleri unutan bu zatın; birden bire üniter yapıyı savunan bir kişiliğe bürünmesi, içine düştüğü kimlik bunalımının bir yansıması olsa gerektir.

Türkiye Kamu-Sen, kurulduğu günden bugüne kadar çizgisinde en ufak bir sapma göstermeden dimdik ayakta durarak hainlerin, işbirlikçilerin, katillerin, bölücülerin ve hırsızların suratına tokat gibi çarptığı gerçeklerle Türk toplumu içerisinde mümtaz bir yer edinmiştir.

Türkiye Kamu-Sen ismini bir bölücü ile aynı cümle içerisinde kullanmak dahi Konfederasyonumuza ve O’na gönül vermiş yüz binlerce vatan sevdalısı, millet aşığı kamu görevlisine yapılacak en büyük hakarettir. Bu cüreti gösteren kimseler önce kendi geçmişlerine bakarak ibret almalı ve üzerlerindeki Akil adam etiketine bir açıklama getirmelidirler.  

Sendikal hayatta memurlara yaşatılan hayal kırıklıklarına, siyasal alanda ülkenin bölünmesine, terör örgütüyle kirli pazarlıkların yapılmasına, teröristlerin affedilmesine ve bebek katilinin serbest bırakılmasına yol açacak projelere piyon ve payanda olan bu şahsiyet, Türkiye Kamu-Sen adını kendi kirli siyasi emellerine alet etmekten vazgeçmeli ve eğer becerebilirse Türkiye Kamu-Sen’le sendikal alanda rekabete girmelidir.

Memur-Sen Genel Başkanının, siyasi arenadan, asli görevi olan sendikal arenaya geçiş yapmasını ve şu sorulara cevap vermesini bekliyorum:

  • Türk memurunun tarihinde ilk defa ikinci yarıyıl zammı alamayarak yıllık 123 liraya mahkûm edilmesini nasıl içine sindirdin?
  • Hükümetin ilk teklifinden dahi daha düşük bir maaş zammına imza atıp, memurların aylık 200 lira zarara uğramasına neden olan toplu sözleşmeyi nasıl içine sindirdin?
  • 2014 yılının ilk altı ayında gerçekleşen enflasyonun, memurlara verilen bir yıllık zammı eritmiş olmasına rağmen, enflasyon farkı hakkının gasp edilmesini nasıl içine sindirdin?
  • 4/C’li personele kadro verilmesi yerine, ağızlarına bir parmak bal çalınarak susturulmaya çalışılmasını nasıl içine sindirdin?
  • Kamu görevlilerine yapılan baskıyı, iş güvencelerine yapılan saldırıyı nasıl içine sindirdin?
  • Yargı bağımsızlığının ayaklar altına alınmasını nasıl içine sindirdin?
  • Kamu Personeli Danışma Kurulu’nda alınan kararların unutulmasını nasıl içine sindirdin?     

Bu sorulara cevap veremeyeceğini gayet iyi biliyorum. Ama şunun da anlaşılması gerekir ki, Türkiye Kamu-Sen’in mazisi de bugünü de tertemiz, geleceği aydınlıktır. Yalpalayarak yol aldıkları bu mecrada her fiillerine bir gizli ajanda ve bir karanlık hesap bulaştırarak şaibeli bir geçmiş, sürekli değişen bir söylem ve belirsiz bir geleceğin hezeyanları içerisinde oradan oraya savrulan bu şahsiyetin, Konfederasyonumuzu eleştirme noktasında yaşadığı konu sıkıntısını görüyorum. Tarihinde hiçbir yanlışa ve kirli ittifaka imza atmamış, her eylem ve söyleminde bağrından çıktığı Türk milletinin tarafında olmuş, kamu görevlilerine sayısız haklar kazandırmış bir konfederasyonu eleştirmenin güçlüğünü anlıyorum.

Bu zata tavsiyem, bundan sonraki süreçte alnı ak, başı dik Türkiye Kamu-Sen’e iftira atmak yerine kendi Konfederasyonunun icraatlarının muhasebesini yapması; milletin hassasiyetlerini gözeten eylem ve söylemlerle kamu görevlilerinin yüzüne bakabilecek konuma gelmesi için mücadele etmesidir.   

Kim ne derse desin, Türkiye Kamu-Sen bundan önce olduğu gibi bundan sonra da terörün, teröristin, bölücünün, hainin, hırsızın karşısında; Türk milletinin, Türk memurunun ve devletinin yanında yer almaya devam edecektir.Birileri ne derse desin, bu kervan yoluna devam edecektir.

İsmail Koncuk

Genel Başkan

 
İSRAİL ZULMÜNÜ LANETLEDİK PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cuma, 18 Temmuz 2014 13:20

İsrail’in mübarek Ramazan ayında GAZZE’de çocuk, kadın, erkek, genç, yaşlı demeden işlediği insanlık suçunu protesto ettik. İsrail Büyükelçiliği önünde düzenlediğimiz eylemde basın açıklaması yaparak Elçilik binasına siyah çelenk bıraktık.

 

KAHVECİ: SESSİZ KALANLAR AKAN KANIN BAŞ SORUMLUSUDURLAR

 

Yoğun katılımın olduğu protesto eylemimizde bir konuşma yapan Türkiye Kamu-Sen Genel Sekreteri ve Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, “İsrail’in Gazze’ye başlattığı kara harekâtına ve yaşattığı vahşete seyirci kalınması, “İnsanım” diyen hiç kimsenin kabullenemeyeceği bir suç ortaklığıdır.” dedi. Kahveci, “ Son derece tehlikeli ve acı bir süreçten geçiyoruz. Doğu Türkistan’da, Myanmar’da, Afganistan’da, Kerkük’te, Tuzhurmatu’da oluk oluk Müslüman kanı dökülmekte, Müslümanlara karşı bir sürek avı gerçekleştirilmektedir.

 

Gazze’de ise İsrail, çocuk, kadın, genç, yaşlı, silahsız demeden yerleşim yerlerini bombalamakta, adeta devlet terörü uygulamaktadır.

 

Burada yalnızca masum insanlara değil, insanlığa kurşun sıkılmakta, insanlık katledilmektedir.

İsrail’in Gazze’ye başlattığı kara harekâtına ve yaşattığı vahşete seyirci kalınması, “İnsanım” diyen hiç kimsenin kabullenemeyeceği bir suç ortaklığıdır.   Dünya devletlerinin yaşanan vahşet karşısındaki sessizliği, bu katliamı destekledikleri anlamınagelmektedir?

 

İsrail günlerdir çocuk, yaşlı, genç demeden, gözünü kırpmadan insanlık suçu işlemekte, dünya devletleri ise bu katliama gözlerini kapatmaktadır. İsrail Devletinin silahsız, masum insanlara karşı kullandığı insanlık dışı yöntem ve zorbalık karşısında sessiz kalanlar, akan kanın da baş sorumlusudurlar

 

Özellikle ABD’nin adeta İsrail’in yaptığı bu soykırımı destekler nitelikteki açıklamaları, ülkemiz ve dünya kamuoyu tarafından iyi değerlendirilmeli, hâlâ ABD politikalarını destekleyenler durdukları yerin farkına varmalıdır. Mezhep çatışmalarının ve görüş ayrılıklarının pençesindeki İslam dünyasının da Filistin’deki dramla ilgilenecek hali kalmamıştır

 

İslam dünyası tek yürek, tek ses olmadığı sürece, dünyanın her köşesinde Müslüman kanının akmaya devam edeceği bilinmelidir. Büyük Ortadoğu Projesi ile İslâm coğrafyası kan gölüne döndürülmüş, kardeş kavgaları ile Müslüman ülkeler savaş ortamına çekilmiştir. Bu sırada emperyalist güçler ise Haçlı zihniyeti ile bölgenin kanını alabildiğine emmektedir.” dedi.

 

KAHVECİ: ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM!

 

Türkmeneli’nde, Doğu Türkistan’da, Tuzhurmatu’da, Kerkük’te katliamlar yaşanırken seyirci kalanların Filistin’de akan kanı durdurmasının imkân ve ihtimali yoktur.” diyen Önder Kahveci, Müslüman dünyasını birlik olmaya çağırdı. Kahveci, “Son zamanlarda ülkemiz dış politikasında yaşanan değişim, Devletimizin dünyadan soyutlanarak yalnızlığa itilmesine neden olmuş, uluslar arası alanda ağırlığımız ve etkinliğimiz kaybolmuştur. Bununla birlikte, yapılan siyasi hataların bedeli sınırlarımızın ateş çemberi ile sarılmasına ve terör örgütlerinin kurduğu sözde devletlerle komşu olmamıza yol açmıştır.

 

Ülkemizde de mezhep üzerinden yaşanan tartışmaların, siyasi alana taşınması son derece tehlikeli bir sürece gireceğimiz endişesi yaratmaktadır. Bu noktada ayrılmanın, bölünmenin kimseye bir yarar sağlamadığı, yalnızca ülkemiz ve İslam ümmeti üzerinde oyun oynayanların ekmeğine yağ süreceği gerçeğini bir kez daha hatırlatma gereği hâsıl olmuştur.  

 

İsrail’in Gazze’ye karşı uyguladığı bu soykırımın aslında büyük oyunun bir parçası olduğu gerçeğini unutmamak, büyük resmi göz ardı etmemek gerekmektedir. Bu bakımdan Filistin’in, Afganistan’ın, Doğu Türkistan’ın, Suriye’nin, Irak’ın, Mısır’ın, Libya’nın kısacası İslam coğrafyasının içinde bulunduğu açmaz, aynı kirli senaryonun ürünüdür

 

Müslümanlar birlik olmalı, çatışmalara bir son vermeli ve dünyanın neresinde olursa olsun haksızlığa, adaletsizliğe karşı çıkmalıdır. Türkmeneli’nde, Doğu Türkistan’da, Tuzhurmatu’da, Kerkük’te katliamlar yaşanırken seyirci kalanların Filistin’de akan kanı durdurmasının imkân ve ihtimali yoktur

 

Tüm Müslümanlar kardeştir ve tek bir vücut gibi birbirine bağlı olmak zorundadır. Dünyanın neresinde olursa olsun bir Müslüman’ın canı yandığında aynı acıyı hissetmeyen ve harekete geçmeyen toplumun, bir başka bölgede yaşanan acıyı dindirmesi mümkün değildir.

 

Bu vesile ile dünyanın dört bir yanında vahşete ve katliamlara kurban gidenlere Allah’tan rahmet, yaralı Müslüman kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz.

 

İnsanlığını yitirmemiş ülkelerin Birleşmiş Milletleri harekete geçirerek yaşanan katliamlara bir son verilmesi; insani değerleri ve uluslararası hukuku hiçe sayan başta İsrail olmak üzere bütün cani ülke ve örgütlerden yaptıklarının hesabının sorulması talebimizi bir kez daha yineliyoruz.

 

Türkiye Kamu-Sen olarak, yarım yüzyılı aşkın süredir, bulunduğu bölgeye kan ve gözyaşından başka bir şey getirmeyen, insani değerleri ayaklar altına alan uygulamalarıyla kanımızı donduran İsrail’i şiddet ve nefretle kınıyor ve “Zalimler için yaşasın cehennem” diyoruz.” dedi.

 

Basın açıklamasının ardından Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Hazım Zeki Sergi tüm elleri semaya kaldırmaya davet ederek, Gazze, Doğu Türkistan, Türkmeneli ve tüm dünyada zulme, baskıya, işkenceye maruz kalan ve hayatlarını kaybeden Müslüman ve Türk soydaşlarımız için dua etti.

 

Açıklamamızın ardından İsrail Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bırakılırken, işlenen insanlık suçu ve vahşet bir kez daha lanetlendi.

 

Konfederasyonumuzun düzenlediği protesto mitingine Sendikalarımızın Genel Başkanları, Genel Merkez Yöneticileri, Şube Başkanlarımız, kamu görevlilerimiz ve  çok sayıda vatandaş katıldı.



Cumartesi, 19 Temmuz 2014 11:37 tarihinde güncellendi
 
BORDRONUZA BAKIN, GERÇEĞİ GÖRÜN! PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Çarşamba, 16 Temmuz 2014 08:57

 Memur Arkadaşım,

2013 yılında yapılan toplu sözleşme görüşmelerinden beri, ısrarla dile getirip seni uyarmaya çalıştığımız acı gerçekle karşılaştın. Bugün 15 Temmuz 2014 ve sen tarihte ilk defa ikinci yarı yıl zammı alamadın; üstelik enflasyon farkı hakkın da gasp edildi. Sadece maaşında değil, ek ödemende, çocuk parası, aile yardımı gibi sosyal ödemelerde de bir kuruş bile zam alamadın. Yetki verdiğin konfederasyon seni masada temsil edemedi. Mali ve sosyal haklarını masada bıraktı. 15 Ocak’ta aldığın maaşla bugün aldığın maaş aynı; hatta bu maaşı Aralık ayına kadar almaya devam edeceksin ama gıdaya, kiraya, yakıta, benzine, doğalgaza, kılık kıyafete, okul harcamalarına ödediğin para, maaşından kesilen vergi aynı kalmadı; yükseldikçe yükseldi.

Toplu sözleşmeye, yetkili konfederasyon sıfatıyla imza atan ve aylarca televizyon ekranlarında “Tarih yazdık” diye gezen sendikalar şimdi ortada yoklar. Bir yıl boyunca, “Taban aylığa zam yaptık” beyanatlarıyla memurların gözünü boyayanlar, bugün hangi deliğe sindiler? Şimdilerde onlar, memurları ve emeklileri unuttu, ülkenin temeline dinamit koyacak projelere katkı sunma, muhalefete ayar verme, cumhurbaşkanı seçtirme sevdasına kapıldılar.

Eğer Hükümetin ilk teklifi olan %3+3 bile kabul edilseydi, enflasyon farkıyla beraber bugün aylık ortalama 120 lira daha fazla maaş alacaktın. Birileri seni temsil ettiği iddiasıyla toplu sözleşme masasında Hükümetin teklifinden bile daha düşük bir zammı kabul etti. Sonra bu durumu allayıp pullayıp gerçekleri saptırdı. Zaman Türkiye Kamu-Sen’i haklı çıkardı ama kaybeden hep sen oldun.

Tarihin en iyi toplu sözleşmesini yaptıklarını iddia edenler, bugün maaşlarını eksik alan memurlara hesap vermek zorundadırlar. Bu hesabı soracak olan, cebinden hakkı gasp edilen sensinBu gidişata “Dur” diyecek olan da sensin.

Bu sistem sürdüğü müddetçe; hak nedir bilmeyen, mücadeleye yüreği yetmeyen, sendikacılıktan nasibini almamış kimseler seni temsil etmeye devam ettiği müddetçe, bu kayıpları yaşamaya devam edeceksin.

Ya doğruyu söyleyen, hak için mücadele eden, gerçek sendikacılığın, hakkın ve haklının tarafında olacaksın, ya da her yatsıda bir mumu sönen, sana 2014’ü zehir eden, cebine kocaman bir delik açan, seni enflasyon canavarına teslim edip, şimdi ortalarda görünmeyen menfaatperestlerin tarafında olacaksın. Tercih senin!

Cumartesi, 19 Temmuz 2014 11:38 tarihinde güncellendi
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 - 20

 


ETİK HABER

Memurun Yeri Haber

Faydalı Linkler

Kurumlarımız

 

Gazetemiz

Nisan 2010 Gazete