• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa Manşet Haberler
MANŞET HABERLER
GÖREVDE YÜKSELME ve UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAVI DUYURUSU PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Perşembe, 18 Aralık 2014 14:40

Resmi Gazetenin 21/01/2012 tarihli ve 28180 sayılı nüshasında yayımlanan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin ilgili hükümleri gereğince merkez ve taşra teşkilatında münhal bulunan mühendis, şehir plancısı, avukat, matematikçi, biyolog, kimyager, fizikçi, veteriner hekim, kütüphaneci, ekonomist, istatistikçi, tekniker, sağlık teknikeri ve teknisyen unvanlı kadrolara unvan değişikliği sınavı yapılacaktır.

Aday, başvuru formunun çıktısını aldıktan sonra kendisi imzalayıp, birim amirine onaylatacak, onaylı diploma örneğini de ekleyerek, birimi kanalıyla 29/12/2014 tarihi mesai bitimine kadar Personel Dairesi Başkanlığına elden veya posta yolu (kargo-aps) ile teslim edilecektir. Eksik veya yanlış doldurulan başvuru formaları ile 29/12/2014 tarihinden sonra Bakanlığa ulaşan başvurular dikkate alınmayacaktır. Ayrıntılı bilgi için SINAV İLANINI okuyunuz.

 

SNAV DUYURUSU VE İLAN HAKKINDA GENİŞ BİLGİ İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ TIKLAYINIZ

http://www.csb.gov.tr/gm/personel/index.php?Sayfa=haberdetay&Id=16076

 
"MEMURA YÜZDE 17 ZAM YAPTIK" YALANINA CEVAP! PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Perşembe, 18 Aralık 2014 08:32

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun bütçe konuşmasında, "“2014’te memurlara ek enflasyon farkı verilmedi, çünkü taban aylığı 1,027 TL’den 1,205 TL’ye çıkartıldı yani 178 TL arttı. Bu %17 artış demektir. Bir seferde maaşı tabandan artırdığımız için zaten enflasyonun çok üzerinde bir destek verdik” sözlerine konfederasyonumuza bağlı Türk Büro-Sen Genel Merkezi bir yazıyla cevap verdi. 123 TL artışı görmezden gelerek "memura yüzde 17 oranında zam yaptık" diyenlere cevaben Türk Büro-Sen Genel Merkezince kaleme alınan yazıda;

 

"Başbakanımızın Bütçe konuşmasından inciler; “2014’te memurlara ek enflasyon farkı verilmedi… Çünkü taban aylığı 1,027 TL’den 1,205 TL’ye çıkartıldı. 178 TL arttı. Bu %17 artış demektir. Bir seferde maaşı tabandan artırdığımız için zaten enflasyonun çok üzerinde bir destek verdik…”

Bu ifadelere memurlar gülsün , ağlasın mı? Yoksa, kara kara düşünsün ? Ülkenin Başbakanı bu sözleri bilerek ve inanaraksöylüyor? Yoksa eline yazılı olarak verilen notlara bakıptasöylüyor?

Hangisi olursa olsun, oldukça vahim bir durum…! Yazık, hem de çok yazık..! Neden biliyor musunuz?

1-Başbakan eğer memur maaşlarını taban aylığından ibaret sanıyorsa, memur maaşlarından bihaber demektir.

2-178 TL’lik artışın, brüt artış olduğunu bilmiyorsa, bu da büyük bir talihsizliktir. Çünkü, taban aylığının üzerine brüt 178 TL’yi koyup, artışın % 17 olduğunu söylemek, akıl işi değildir…

3-Taban aylığına yapılan 178 TL’lik brüt artışın net olarak 123 TL artış olduğunu ve maaşlara sadece bu rakamın yansıdığını Başbakan bilmiyorsa, bu da oldukça düşündürücü…

4-Memurlara 2014 Ocak ayında seyyanen yapılan 123 TL’lik artışın ortalama memur maaşlarına yüzde olarak yansıması sadece %5,2’dir. Başka bir ifadeyle bu zammın bütçedeki personel giderlerine yükü de bu kadardır. Ülkemizde 2014 yılının 11 aylık enflasyon artışı %9,2’dir. Yıl sonunda ise %10’ları aşabileceği ifade edilmektedir.

Yukarıdaki enflasyon rakamları bir tek gerçeği ortaya koyuyor, 2014 yılında memur ve memur emeklileri enflasyonun altında kalmışlardır. Ancak, Başbakan’ın hesabına göre %17’lik artış yapılmıştır. Bu da enflasyonun üstünde bir artıştır. Bu ifadeler memurun aklıyla alay etmektir. En kötüsü hesap bilmeyen bir Başbakan tarafından yönetiliyor olmaktır.

Memurlar, ay başını getirmek ve bütçelerini dengelemek için gün sayarlar. Yüzbinlerce memur borç batağındadır. Memurların %90’ı her ay maaşını alınca aylık bütçesinin, gelirgider hesabını yapar. Daha doğru bir ifadeyle bir tarafa maaşını, diğer tarafa giderlerini yazarak gelir-gider çetelesi tutar. Her ay bunu tekrar eder. Bütçesi açıkverir, dengeli midir bunu görür. Bu nedenle de hesap yapma konusunda oldukça tecrübelidir. Memurlar, matematik ve muhasebe hesabını bu nedenle çok iyi bilirler.

2014 yılında verilen 123 TL’lik zamla, maaşında %17 artış olan hiçbir memur yoktur, olması da mümkün değildir..! Merak ediyor ve soruyoruz; O zaman bu hesap, nasıl bir hesaptır?

Bu hesap olsa olsa, “Memnun Sen’in” Başkanı Ahmet’in hesabıdır. Anlaşılan o ki, Başbakan Memnun-Sen’li yandaş Ahmet’e yaptırmış bu hesabı… Bu nedenle hesaplar şaşıyor.

Ey memur kardeş!

Anlaşılan bunlar seninle alay ediyor, daha ötesi dalga geçiyor…! Yalanla dolanla bu hesabın içinden iki Ahmet sıyrılabilirler de … Ya siz nasıl çıkacaksınız bu hesabın içinden? Son söz olarak merak ediyor ve soruyorum; Memur kardeşim, sen bu dalga geçmelere ve aldatmacalara gülüp geçecek misin, yoksa gereğini mi yapacaksın? Unutma ki, bu sorunun cevabı sende …."

 
SOSYAL DENGEDE BİR KAZANIMDA BARTIN'DAN PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Salı, 16 Aralık 2014 16:25

Türk İmar-Sen Afad çalışanlarının sorunlarını çözmeye devam ediyor. Son olarak Bartın İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü çalışanlarının sosyal denge tazminatlarını mücadelemiz sonucundaaldılar Çalışanlar sendikamıza gösterdiği mücadeleden dolayı teşekkür ettiler Hayırlı olsun

Perşembe, 18 Aralık 2014 08:00 tarihinde güncellendi
 
TAKBİS’TEN DE İNTERNET SİTEMİZE ULAŞABİLİRSİNİZ PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Perşembe, 11 Aralık 2014 16:15

Türk imar-Sen olarak Tapu ve kadastro müdürlüklerinde kullanılan internet ağı TAKBİS üzerinden internet sitemize erişim sağlanmıyorduBu konuda Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile görüşmeler gerçekleştirip, çalışanların TAKBİS üzerinden de internet sitemize ulaşmasını talep etmiştikTalebimiz sonucunda TAKBİS üzerinden artık sendikamızın internet sitesine ulaşılabilmektedir

Salı, 16 Aralık 2014 16:25 tarihinde güncellendi
 
Sosyal Dengede Bir Kazanımda Erzurum'dan PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Çarşamba, 10 Aralık 2014 15:21

Türk İmar-Sen Afad çalışanlarının sorunlarını çözmeye devam ediyor. Son olarak Erzurum İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü çalışanlarının sosyal denge tazminatlarını mücadelemiz sonucunda aldılar Çalışanlar sendikamıza gösterdiği mücadeleden dolayı teşekkür ettiler Hayırlı olsun

 
EK ZAM İÇİN HAYKIRDIK, MEYDANLARA SIĞMADIK! PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cumartesi, 06 Aralık 2014 16:26

Toplu sözleşme masasında iki oturumda iradesi pazarlanan, 123 TL’ye mahkum edilen, enflasyon farkı unutulan, göz göre göre iki yılı çalınan on binlerce memur hep bir ağızdan EK ZAM talebini haykırdı.

 

Yaklaşık iki yıldır “tarihi başarı” diye yutturulmaya çalışılan toplu sözleşmenin aslında tam bir hezimet olduğu bir kez daha bizzat memurlar tarafından tescillendi.

 

Türkiye’nin dört bir yanından olumsuz hava koşullarına rağmen, hak için yollara düşen memurlar Türkiye Kamu-Sen çatısı altında gerçek temsilcilerinin kim olduğunu bir kez daha tüm ülkemize ilan ettiler.

 

Sabahın erken saatlerinden itibaren Celal Bayar Bulvarında toplanan on binler, başta Genel Başkanımız İsmail Koncuk ve Sendikalarımızın Genel Başkanları olmak üzere yiğitlerin er meydanı Abdi İpekçi Parkına doğru harekete geçtiler.

 

Yürüyüş güzergahı boyunca vatandaşların alkışlarla destek verdiği kamu görevlileri “Memurun katili yandaş sendika, Kamu-Sen burada yandaşlar nerede?, 123 yetmez EK ZAM isteriz!” sloganlarıyla Ankara’yı inletti.

 

Ayağa kalkan Sakarya misali Toros Sokak üzerinden miting alanına doğru akın eden on binlerce inanmış yürek, Hükümetten hakkını istedi.

 

KONCUK: BU DEVRAN BÖYLE GİTMEZ DİYEN ALNI ÖPÜLESİ BABAYİĞİTLERSİNİZ

 

Sloganlar, marşlar ve tezahüratlar eşliğinde büyük coşku ve alkışlarla kürsüye gelen Genel Başkanımız İsmail Koncuk, yurdun dört bir yanından gelen katılımcıları selamlayarak sözlerine başladı. Koncuk,, “ Bozguncuların oyuncağı olmuş, bölücülerin elinde esir düşmüş, yolsuzluklara kurban edilmiş politikaların, ayrımcılıkla harmanlandığı işyerlerindenVatan sevdasını, millet aşkını, ekmek mücadelesine katık edip, kar, kış demeden yollara düşen, dağlar aşarak, ovalar geçerek, kutlu mücadelemizin er meydanına koşan, çelik bakışlı, demir bilekli, mangal yürekli kardeşlerim, çok kıymetli basın mensupları, hoş geldiniz, şeref verdiniz.

 

Sizler bugün burada, sendikacılığın tarihini bir kere daha; yeniden yazıyorsunuz. Sizler bugün burada, hak aramanın, dik durmanın, onurun, namusun, şerefin kitabına imzanızı atıyorsunuz

Sizler, diktatörlerin, tiranların, kapı kullarının, el etek öpen yalakaların kol gezdiği yerde, haksızlığa, hukuksuzluğa, yolsuzluğa gömülmüş bu diyarda, menfaat uğruna cümle âlemin dilini yuttuğu bu zamanda, “Bu devran böyle gitmez” diyen, alnı öpülesi babayiğitlersiniz


Memurları, emeklileri enflasyona ezdirmedik deyip, ülkenin kaynağını ve kaymağını yandaş çevrelere dağıtanları gördünüz. Günlerce, sözde sendikaların ve siyasetçilerin büyük bir nimetmiş gibi anlattığı, toplu sözleşme yalanını izlediniz.

 

Vatanın adım adım bölünmeye doğru götürüldüğünü, kardeşliğimize darbe vurulduğunu kaygıyla takip ettiniz.

 

Siz sustunuz. Onlar korktunuz sandı

Siz beklediniz. Onlar sindiniz sandı

Siz sabrettiniz. Onlar bittiniz sandı.

Korkmadınız, sinmediniz, bitmediniz. Anlayamadılar. Bilmiyorlar ki, her Firavun’un bir Musa’sı, her Nemrut’un bir İbrahim’i vardı.

 

Bilmiyorlar ki,

“Sayılmayız parmak ile,

Tükenmeyiz kırmak ile,

Dışımızdan bakmak ile

Anlayamaz kimse bizi”

 

Anlamazlar, anlayamayacaklar.

 

Sizler buraya memurları toplu sözleşme masasında yüzüstü bırakıp kaçanların, kamu çalışanlarını bir tarafa atıp, sendikacılık yaptığını sananların, ayrımcıların, bölücülerin, zalimlerin Musa’sı, İbrahim’i olmaya geldiniz.

 

Allah hepinizden razı olsun!

 

KONCUK: YAZIKLAR OLSUN KARAYA AK DİYENLERE!

 

Tarihi ve kritik bir dönemeçten geçiyoruz. 12 yıllık yıkım politikaları memuru, işçiyi, emekliyi, dul ve yetimi bitirdi. Ülke güvenliğimiz, sınırlarımız delik deşik edildi. Milli kimliğimiz, milli ve manevi değerlerimiz alt üst edildi. Yargı fethedildi. Basın kuşatıldı. Hukuk esir alındı.

 

Ormanlarımız, madenlerimiz, limanlarımız, fabrikalarımız özelleştirme, yapılaşma, yapılanma kisvesi altında birilerine peşkeş çekildi. Kurumlar darmadağın edildi. Milletin sesi kısıldı, mazluma kulak tıkandı, şehit yakınına, gaziye sırt çevrildi. Teröristler baş tacı edildi

 

Cumhurbaşkanının oğlunun Milli Eğitim müfredatını belirlediği, eğitim sistemini düzenlediği, açılacak, kapanacak okullara karar verdiği bir dönem yaşıyoruz. Milli Eğitim Bakanı kim, belli değil. Ülkeyi Başbakan mı, Cumhurbaşkanıyoksa İmralı’daki katil mi idare ediyor, belli değil.

 

Yuh olsun memurun, işçinin, emeklinin, işsizin, şehidin, gazinin itibarı yerle bir olmuşken, bebek katillerine itibar kazandırma peşinde koşanlara, Yuh olsun iradelerini teröriste teslim edenlere, Yuh olsun şahsi çıkar ve makam uğruna yerlerde sürünen, el etek öpenlere!

 

Yazıklar olsun, karaya ak diyenlere!

 

Değerli arkadaşlarım,

 

“Yoksulluğu bitireceğim.” diye iktidara geldiler ama bugün resmi rakamlara göre, 41 milyon vatandaşımız iki günde bir, sofrasına bir kap et yemeği koyamıyor.

 

50 milyon kişi tüm ihtiyaçlarını borçlanarak karşılıyor.

 

60 milyon kişi, evden çıkıp bir haftalık tatile gidecek durumda değil.

 

38 milyon vatandaşımız hiçbir acil harcamasını yapamıyor

 

58 milyon vatandaşımız, ev masraflarını karşılayamıyor.

 

32 milyon vatandaşımız evini ısıtamıyor.

 

25 milyon vatandaşımız, eskiyen elbisesini değiştiremiyor.

 

Tam 31 milyon vatandaşımız çatısı sızdıran, duvarları nemli, penceresi çürümüş evlerde oturuyor ama meydanlarda “Günde birkaç hurma ile açlığını bastıran bir Peygamber’in ümmetiyiz” diye bağıranlar, kendilerine tam 1,4 milyar liraya saray yaptırıyor.

 

Bin odalı saraylarda oturanlar, memurun halini nereden bilecek? Devlete aylık 700 bin lira elektrik parası ödetenler, soğuktan donanların, ellerini araba egzozlarında ısıtanların çilesini nereden bilecek?

 

Bin odalı saraylara kurulanlar, kira ve gıdayı çıktıktan sonra kalan 600 lirayla ev geçindirmenin ne demek olduğunu nereden bilecek? Dünyaya saltanat penceresinden bakanlar, çatısı akan evde oturanın çilesini nereden bilecek?

 

Damdan düşenin halini, damdan düşenler bilir.

 

Bizi damdan itenler, halimizi nereden bilecek?

 

“Kimsesizlerin kimsesi olacağım.” diye iktidara geldiler. Kimsenin sahip olmadığı servete ulaştılar. Saraylara taşındılar. Bütçeden kendilerine ayrılan kaynağı 200 milyon liradan 400 milyon liraya çıkardılar.

 

400 milyon liraya saltanat uçağı aldılar.

 

“Fırat’ın kenarında bir koyun kaybolsa, hesabı bizden sorulur” diyenler, 700 bin liralık saatlerin, kutu kutu paraların, para sayma makinelerinin hesabından niye kaçıyorlarBunlar kuzunun hesabını vermek şöyle dursun, kuzuyu kurda elleriyle teslim ettiler

 

2001’de yüzde 8,3 olan işsizlik yüzde 10,1 oldu.    

 

Bugün her 5 gençten 1'i işsizdir.

 

350 bin öğretmenimiz atama bekliyor.

 

400 bin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunu atama bekliyor,

 

5 milyon gencimiz bulabilme umudunu KPSS’ye bağlamış.

 

Kadınlarımız çalışma hayatının dışındadır.

 

12 yıldır büyümenin bütün yükü, daha çok çalışıp daha az kazanan memurun, işçinin, çiftçinin omuzlarına bindirildi.

 

Pasta büyüdü ama çalışanın payı küçüldü.   

 

3Y’yi; “yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar”ı bitereceğim diye iktidara gelenler, hayatımıza yıldırmayı, yıkmayı, yağmayı ve yandaşlığı da sokup, 3 S’nin “saltanatın, sarayın ve servet”in esiri oldular.  

 

Yaptıkları atamalar adaletsiz,

 

Terfiler liyakatsiz,

 

Memur mutsuz,

 

Emekli umutsuz.

 

Milletten toplanan vergilerden oluşan bütçe, denetlenmiyor.

 

Milletin bütçesinin bekçisi olan Sayıştay, devre dışı bırakılmış durumdadır.

 

Bu denetimsizlik içinde,

 

En fazla ölümlü kazası bizde,  

 

En fazla maden faciası bizde,

 

OECD içinde en uzun çalışma süresi bizde,

 

En zayıf güvencesi bizde,

 

Taşeronlaşma bizde,

 

Sendikasızlaştırma bizde,

 

En kötü yaşam koşulları bizde,

 

En çok gecekondu bizde,

 

En düşük maaş bizde…

 

Ama “Dünyanın en büyük on yedinci ekonomisiyiz” diye övünen iktidar bizde.1993’de de on yedinciydik, 2013’de de on yedinci olduk. 20 yılda bir arpa boyu yol alamadığımızı gizlemeyi başaran iktidar da bizde. Kişi başına düşen gelirde, 1993’de dünyada kırk yedinci iken, 20 yılda tam 18 sıra geriletip, bizi altmış beşinciliğe düşüren iktidar da bizde.   

 

Vatandaşına zırnık koklatmayanlar, milletin kaynaklarını yandaşa, uğursuza, saraylara, uçaklara peşkeş çekenler de bizde.Toplam gelirin yüzde 10’unu bile alamayan çalışanlar, toplam gelir vergisinin yüzde 62’sini veriyor.  Yani saltanatın bedelini memur, işçi, asgari ücretli ödüyor.  

 

Hal böyleyken toplu sözleşme masasında üyesi olan memurun, emeklinin hakkını korumak yerine, satışa çıkaran sendikaların varlığı durumu daha da vahim hale getiriyor. Bunlar, önlerinde 23 gün süre varken, 2 günde toplu sözleşme imzaladılar. Toplam 5 saat masada kaldılar, “Tam 1150 talebi tek tek anlattık, tartıştık” dediler. Yüzleri hiç kızarmadan memurun, emeklinin gözünün içine baka baka gerçekleri çarpıttılar.  2014 yılı bütçesinde memurlara ayrılan paranın tam 3 milyar lirasını, Hükümete peşkeş çektiler.  

 

 

Memurlarımız 1 yıldır, toplu sözleşme görüşmelerinde uğradığı bu ihanetin bedelini ödüyor

İktidar ve malum konfederasyon birliği, memurları 123, emeklileri 140 TL zamma mahkûm etti.   Toplu sözleşme sonunda kamu görevlilerinin hakkı olan enflasyon farkı ödemesi dahi gasp edildi. Bunlar sesini çıkaramadı.

 

123 lira toplu sözleşme görüşmelerinde Hükümetin ilk teklifi olan yüzde 3+ 3 maaş zammından bile daha düşük bir zam demek.  123 lira en düşük memur maaşına yüzde 6,6; ortalama memur maaşına yüzde 5,2 artış demek.   Böyle olunca, memur maaşları Hükümetin ilk teklifinin bile altında kaldı, memurların aylık zararı ortalama 200 lirayı aştı.

 

Emekli maaşı ve emekli ikramiyesi yönünden de zarara uğradık.Ne yazık ki bu eziyet 2014 yılıyla da sınırlı değil. 2015 için de %3+%3 zam kabul edildi.

 

Bütün bu yaşananlara rağmen toplu ihanete imza atan konfederasyon hala durumdan son derece memnun. Allah için çıkıp bir açıklama dahi yapamıyor. “Memur maaşı eridi” diyemiyor

 

Hatta bizim ek zam talebimize de, karşı çıkıyor. “Biz memurlara, emeklilere fazlasıyla zam aldık. 15 Mayıs’ta memur kararını verecek” diyor.

 

27 Kasım tarihinde yapılan KPDK’da Türkiye Kamu Sen olarak çalışanların birçok problemini dile getirdik.

 

Tabi ki, ek zam talebimizin haklılığını da anlattım.

 

Memur Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu’ya, “Bu işin sorumluluğu sizindir, aldığınız zam, enflasyonun altında kaldı, sorumluluğunuzu yerine getirip, çıkıp ek zam değilse bile, oluşan enflasyon farkını talep etmeniz gerekir, bu işin vebali büyüktür.” dedim.

 

“Aldığınız zam 123 TL, enflasyon ise 2014 yılında yüzde 10’u aşacak, matematik ilmi ortada.” dedim.

 

Ahmet Gündoğdu ve TOÇ BİR SEN Genel Başkanı Günay Kaya, beni matematik ilmini çarpıtmakla itham ettiler, aldıkları zammın çok iyi olduğunu savundular.

 

Ahmet Gündoğdu, “15 Mayıs 2015 tarihinde yetkili sendikalar belli olacak, orada kimin haklı olduğunu, memurların kimi tercih edeceğini göreceğiz”, dedi.

 

Yunus Emre de diyor ki;

 

“İçin dışın mundar iken,

Dost neylesin senin ile

Gözün gönlün nefsi heva

Aşk neylesin senin ile”

 

Onlara en güzel cevabı, 15 Mayıs’ta inşallah siz vereceksiniz ve memur neylesin senin ile diyeceksiniz. İşte memur, işte meydan ben yine de buradan memurların kendisine soruyorum: Aldığınız zamdan memnun musunuz?

 

Maaşınız harcamalarınıza yetiyor mu?

 

Toplu sözleşme masasında tarihi başarıkazanıldı?

 

İşte memur, emekli burada, sendika burada, cevap ortada, hesap ortada; sen daha hangi hesap oyunlarının peşindesin?

 

Tarih, böyle bir rezalet, böyle bir ihanet görmedi

 

Tarihte hiçbir sendika, işverenin teklifinden daha düşük zam istemedi.

 

Bunun adına ne sarı sendikacılık, ne de memuriyet sendikacılığı denir.

 

Bunların yaptığı olsa olsa memnuniyet sendikacılığı, bu sendikanın adı da Memnun-Sen olur.

 

KONCUK: MEMURUN ÇALINAN 730 GÜNÜ TELAFİ EDİLSİN

 

Son bir yılda enflasyon yüzde 9,5 oldu. Doğalgaza, elektriğe, suya yüzde 9 zam yapıldı. Gıda fiyatları bir yıl içinde yüzde 12,5 arttı.

 

Et ve ekmek yüzde 11, ulaşım yüzde 20, meyve yüzde 38 zamlandı. Ailenin zorunlu harcamaları tam 434 lira yükseldi.

 

Biz, Türkiye Kamu-Sen olarak 2013 Ağustos ayından beri, gerçekleri dile getirdik, imzalanan toplu sözleşmenin defolu olduğunu, memurların haklarının gasp edildiğini ifade ettik.

 

Memnun konfederasyon ise 123 lirayı anlata anlata bitiremedi ama bir yıl içinde gerçekler ortaya çıktı. Kim haklı, kim haksız belli olduDün ne dediysek, bugün de aynısını söylüyoruz.

 

Memurların haklarını masa başı oyunlarıyla budayan memnun konfederasyon ve yetkililer, bugün neredeler? Memuru unutup, haksızlığa, adaletsizliğe, yolsuzluğa, hırsızlığa destek verenler, bugün memurun karşısına ne yüzle çıkacaklar?

 

Hizmetlileri yok sayanlar, 4/C’lilere; vekil ebe, hemşire, imam ve aile sağlığı elemanlarına üvey evlat muamelesi yapıp kadroya geçirmeyenleröğretmeni, sağlık çalışanını, maliyeciyi, adliye çalışanını unutanlar,

 

Postacıya, ormancıya, belediye çalışanına, diyanet çalışanına kör bakanlar, Emeklileri, ek gösterge sorunlarını, ek ödeme sorunlarını, ek dersleri, fazla mesaileri, döner sermayeleri bir kenara bırakıp, 2 gün içinde memuru masada satıp kaçanlar, bugün memurun karşısına ne yüzle çıkacaklar?

 

Kış soğuğunun bastırdığı günlerde oduna, kömüre, doğalgaza gelen zamları bile karşılamayan maaş artışına imza atan, bir eli yağda, bir eli balda yandaşlar, evini dahi ısıtamayan 32 milyonun karşısına ne yüzle çıkacaklar?

 

Memnun-Sen’den aldıkları destekle bize toplu sözleşmenin dışına çıkamayız diyenler, toplu sözleşme dışında hâkim ve savcıların maaşlarına 1155 TL, akademik personele de 725 ile 835 lira arasında zam yaptılar

 

Hâkim ve savcılarımızın, bilim adamlarımızın maaşlarının yükseltilmesini elbette istedik  Akademisyenlerimizin yıllardır ihmal edildiğini her zaman söyledik. Yapılan zamdan da memnuniyet duyduk ama biz, bütün memurların ve emeklilerin sorunlarının çözülmesini istiyoruz

 

Enflasyon hedefini yüzde 5,3’den yüzde 9,4’e yükselttiniz.

 

Memurları ve emeklileri bir kalemde açlığa mahkûm ettiniz.

 

Harcamalar 434 lira artarken maaşlara 123 lira zam yaptınız.

 

Bu arada belli kesimlere de 725 lira ile 1155 lira arasında zam yapıp, diğerlerini unuttunuz.

 

Böyle bir adalet olabilir mi?

 

Alınan zam ortadadır.

 

Altı da, üstü de 123 lira. Bunun nesini savunacaksın?  

 

Aile yardımına zam yok!

 

Çocuk parasına zam yok!

 

Fazla çalışma ücretine zam yok!

 

Ek ödemeye zam yok!

 

Ek derse zam yok!

 

Tazminatlara zam yok!

 

İkramiyelere zam yok!

 

Ama bunların toplu sözleşmesinde satış var, hezimet var, perişanlık var, ihanet var.İşte bunların bütçesi de, yandaşların sendikacılığı da, memurun zammı da koskoca bir sıfırdır. Paraları sıfırlama konusundaki uzmanlıklarını memuru, emekliyi sıfırlamakta da kullanıyorlar. Memurun maaşı, her gün mum gibi eriyip gidiyor.

 

Ama AKP ile bu Memnun-Sen kol kola girmiş, “Enflasyon yüzde 9,5 olacak ama sana bir yıl için 123 lira yeter de artar. 2015 yılında da yalnızca yüzde 3+3 alacaksın.” diyor.

 

“Memuru masada unuttunuz” diyoruz, kızıyorlar.

 

Enflasyon farkı: Unuttular!

 

Hizmet kolları: Unuttular!

 

Yardımcı Hizmetliler: Unuttular!

 

Görevde yükselme: Unuttular!

 

Başta 4/C’liler olmak üzere kadroya geçirilmeyen personel: Unuttular!

 

Sağlık çalışanları ve döner sermayeli kurumlarda çalışanlar: Unuttular!

 

Tüm ek ödemelerin emekliliğe sayılması: Unuttular!

 

Vergi dilimlerindeki adaletsizlik: Unuttular!

 

KİT çalışanları: Unuttular!

 

Uzmanlar: Unuttular!

 

Disiplin affı: Unuttular!

 

2005’ten sonra göreve başlayanlara bir derece: Unuttular!

 

Üniversiteli işçiye kadro: Unuttular!

 

Emeklilikte yaşa takılanlar: Unuttular!

 

Taşeronlaşmaya çözüm: Unuttular!

 

Allah aşkına siz neyi unutmadınız?

 

Ben söyleyeyim:

 

Yandaşlığı, yalancılığı, yağmacılığı unutmadılar!

 

Adam kayırmayı, ayrımcılığı, bölücülüğü unutmadılar!

 

Son olarak yönetici atamalarında yaşanan rezaleti hepimiz, ibretle ve hayretle takip ettik. Sürerek, tehdit ederek, görevden alarak memuru sindirmeye çalışanları gördük. İsimlerini adalet koyanların, adaleti, hakkaniyeti, liyakati nasıl katlettiklerine şahit olduk. “Sendikacıyız, hak arıyoruz” diyenlerin, nasıl kul hakkı yediklerini gördük

 

Bu anlayış, bu zihniyet, memurların ve emeklilerin yıllarını çaldı, geleceğini kararttı. 2014 yılının tamamı için aldıkları 123 lira zammı anlata anlata bitiremeyen, 2015 yılında tam bir skandala imza atan ve yüzde 3+3 sefalet ücretine “Evet” diyen,İktidarın bir emri ile süt dökmüş kediye dönen,

 

Meydanlara inemeyen,

 

Masaya yumruğunu vuramayan,

 

Memurun önüne çıkamayan, kamuya bir virüs gibi yerleşmiş asalak sendikacılar, bu hezimetin baş mimarıdır.  

 

Biz memura, emekliye yüzde 12 ek zam istiyoruz.

 

Biz “Memurun çalınan 730 günü telafi edilsin” diyoruz.

 

“Hiç olmazsa gelecek yılları kurtaralım. 2015 yılında yüzde 3+3 memurun, emeklinin sefaletidir.” diyoruz.

 

“Verdiğiniz sözleri yerine getirin, Kamu Personeli Danışma Kurulu’nda kabul ettiğiniz maddeleri uygulayın.

 

Kamuda ayrımcılık yapılmasına itirazımız var.

 

Liyakatsiz yönetici atamayın

 

Ahbap çavuş ilişkilerine, kirli oyunlara son verin

 

Memurları ötekileştirerek, kamu görevlilerinin arasına nifak tohumları saçmayın.

 

Bölmeyin, parçalamayın, işi ehline verin, emanete ihanet etmeyin.

 

Sevin, sevindirin, kucaklayın.” diyoruz.

 

Peki, siz ne yapıyorsunuz?

 

Cumhurbaşkanlığının bütçesini iki katına çıkarıyor, yüzde 100 zam yapıyorsunuz.

 

1,4 milyar liraya saray yapıyorsunuz.

 

Milletvekili maaşlarına tam 1000 lira zam yapıyorsunuz.  

 

PKK’yla terör pazarlığı yapıyorsunuz.

 

Apo’yla ihanet pazarlığı yapıyorsunuz.

 

IŞİD’le rehine pazarlığı yapıyorsunuz.

 

PYD’yle yardım pazarlığı yapıyorsunuz.

 

Öyleyse, yuh olsun memurla maaş pazarlığı yapmaktan kaçanlara

 

KONCUK: BİZİM FITRATIMIZDA SUSMAK YOK!

 

Ülkenin çivisini çıkartanlara karşı susmak, bizim fıtratımızda yok.

 

Evlerine ekmek götüremedikleri için canına kıyan insanların, çöplüklerden yiyecek toplayan çocukların olduğu, soğuktan bebeklerin donduğu bir ülkede,  

 

Yolsuzlukları, hırsızlıkları, adaletsizlikleri, toplu sözleşme hezimetini, saltanat saraylarını aklamaya dünyanın bütün beyaz boyaları dahi yetmez.

 

Bunlar aklanamayacaklar ama evvel Allah, haklanacaklar, haklarını bulacaklar.

 

Haksızlıklara boyun eğmek, haksızlığı, hukuksuzluğu, yolsuzluğu savunmak, memurun da, emeklinin de fıtratında yok.

 

Ama ihanet, ayrımcılık, adam kayırma bunların fıtratında var

 

Namusu, şerefi, imanı, vicdanı olanlar, bu milletin kaynaklarına sahip çıkmakla mükellef olduklarını bilirlerBu milletin hakkını korumak için toprağın altında yatanla, bu milletin hakkını çalıp sırça köşklerde yatanları ayırt etmek, hepimizin namus borcudur.

 

“Türk’üm, doğruyum, çalışkanım” diye başlayan yemininin esiri olanlarla, saltanatın, sarayların ve servetin esiri olanları ayırt etmek, hepimizin namus borcudur.   

 

Memur, emekli ve aileleriyle birlikte, 20 milyon vatandaşımızın bir yıllık zam talebini bir kalemde saraylara, uçaklara, yandaşlara dağıtanlardan, yüzde 12 ek zam istemek, anamızın ak sütü kadar helaldir.  

 

Bizim alnımız ak, onların sarayları karadır.

 

Bugün; iktidarın koltuğunun altına saklananların, şahsi menfaatleri için memuru satanların, adalet terazisini bozanların deliklerine sindiği, yürekli olanların “Artık yeter” diye haykırdığı gündür.

 

Bugün; yargıdan, denetimden kaçanların, milyonların vicdan mahkemesinde yargılandığı gündür.Bugün; memurlarımızın hak için bütün engelleri aştığı gündür.

 

Bugün; memurlarımız; toplu sözleşme hezimetinin telafisi için Türkiye’nin dört bir yanından buraya koştular. Bugün, tüm haksızlıklara karşı meydan okuyan ve tüm riyakârların günahlarını suratlarına çarpan bir Türkiye Kamu-Sen var.

 

Bizlere düşen, haksızlıklar karşısında asla pes etmemek, asla susmamaktır.Çünkü tüm ülkemizin, bütün mazlumların, ezilen sessiz çoğunluğun Türkiye Kamu-Sen’in gür sesine ihtiyacı var.

 

Onun için kenetleneceğiz. Onun için bir olacağız, onlar için susmayacağız.

 

Biz haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytanlardan olmayacağız.

 

Canım sağ oldukça rahmetli babam

Susarsam, hakkını helal etmesin

Ak sütün emziren ihtiyar anam

Susarsam hakkını helal etmesin.

Esir iken Kırım, Kerkük, Türkistan,

Bana zindan olur Maraş, Elbistan

İbni Sina, Dedem Korkut, Alparslan

Susarsam hakkını helal etmesin

 

Uyutulmuş köy, nahiye, ilçe, il

Yüreğimi yetmiş yerden yara bil;

Mehmet Akif, Osman Batur, Şeyh Şamil

Susarsam hakkını helal etmesin.

 

Mühim değil güceneni, küseni

Allah sevmez haksızlığa susanı

Yozgat'ın Yerköy'lü Yetim Hasan'ı

Susarsam hakkını helal etmesin.

 

Buradan çıkıp memleketimizin dört bir yanında dağıldığınızda, haksızlığa karşı durun, sesimizi gittiğiniz her yerde yankılandırın istiyoruz.

 

Sizlerden, asla pes etmemenizi, asla eğilmemenizi, asla susmamanızı istiyoruz.

 

Susacak mısınız?

 

Davamıza, devletimize, vatanımıza, haklarınıza sahip çıkmanızı istiyoruz.

 

Sahip çıkacak mısınız?

 

 “Sahipsiz vatanın batması haktır; Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır.”

 

Hepinize saygılar sunuyorum.

 

Allah yar ve yardımcınız olsun! diyerek sözlerini noktaladı.

 

Ek zam mitingimize, Türkiye Kamu-Sen Eski Genel Başkanı Bircan Akyıldız, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Tokat Milletvekili Reşat Doğru, İlksan Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Yılmaz, Türkav Başkanı Sinan Yüksel, Ülkücü İşçiler Derneği Genel Başkanı Hakan Kandemir çok sayıda davetli ve vatandaş katıldı.

 

Cumartesi, 06 Aralık 2014 19:39 tarihinde güncellendi
 
AFAD KİK KARARLARI YAYINLANDI. PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Çarşamba, 03 Aralık 2014 16:24

Sendikamızın Yetkili olarak katıldığı AFAD KİK Toplantısı kararlarını yayınlıyoruz

Kararlara ulaşmak için Tıklayınız

Çarşamba, 03 Aralık 2014 17:05 tarihinde güncellendi
 
TAPU'DA İŞ YÜKÜ VE PERSONEL İSTİHDAMI İLE İLGİLİ BAŞVURU YAPTIK PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Çarşamba, 03 Aralık 2014 10:38

Tapu Müdürlüklerinde yaşanan yükü ve personel yetersizliği ile ilgili olarak sendikamız Türk İmar-Sen Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne bir başvuru yaptı. Başvuruda yoğun Çalışan personellere fazla mesai verilmesi konusunda mevzuat çalışması yapılması ve personel eksikliğinin giderilmesi istendi.

 
ENGEL-LEMEYİN ! PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Çarşamba, 03 Aralık 2014 08:49

Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılama güçlükleri olan ve korunma, bakım, iyileştirme, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişiye engelli denilmektedir.

 

Bu bakımdan sağlık, yalnızca hasta veya engelli olmamak değil fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan tam anlamıyla iyi olmak anlamı taşımaktadır. Bu değerlendirmelere göre ülkemizde 8 milyon dolayında engelli vatandaşımızın olduğu gerçeği ile karşı karşıya kalıyoruz ki, bu rakam ülkemizde her yüz kişiden on birinin çeşitli nedenlerle fiziksel, zihinsel, ruhsal ya da sosyal yönden kendi kendine yetemeyecek durumda olduğunu ortaya koymaktadır.  

 

Ne yazık ki, bu denli yüksek oranda engelli vatandaşımız olmasına rağmen, sosyal hayatta ve çalışma alanında engelli vatandaşlarımızla aynı yoğunlukla karşılaşmıyoruz. Gerek fiziki ortamın ve yaşam alanlarımızın engelli vatandaşlarımızın rahat hareket etmeleri ve cemiyet hayatına katılabilmeleri için gerekli şartları taşımıyor olması, gerekse söz konusu vatandaşlarımızın çalışma hayatında yeterince yer edinmelerini sağlayacak özel eğitim ve istihdam imkânlarının sınırlı olması, bugün engelli vatandaşlarımızın toplumdan soyutlanmasına ve kaderleriyle baş başa kalmalarına neden olmuştur

  

Cumhuriyetin ilk yılında, 1924’te Mustafa Kemal Atatürk tarafından imzalanan Çocuk Hakları Beyannamesi’nde engelli çocuklara ilişkin haklar tanınmıştır. Engellilere yönelik ilk eğitim merkezi, 1924 yılında İzmir’de Mustafa Kemal Atatürk’ün bağışladığı Atlı Köşk’te faaliyete başlamıştır. 1960’lardan sonra Süleyman Demirel Hükümeti zamanında işverenlere %2 engelli çalıştırma kotası getirilmiş; 2022 sayılı Kanun 1976 yılında Bülent Ecevit Hükümeti zamanında yürürlüğe konulmuştur. 2005 yılında oy birliği ile çıkarılan 5378 Sayılı Kanun ile bu kazanımlara günün şartlarına daha uygun yeni kazanımlar eklenmiştir.

 

Ancak Cumhuriyetin başından 1980 yılına kadar engelliler vergiden muaf tutulmuşken, bugün vergi ödemektedirler. Engelli vatandaşlarımızın sosyal yaşama ve çalışma hayatına kazandırılması için çıkarılan kanunlarda belirlenen istihdam zorunluluğu alt sınır üzerinden uygulanmaktadır. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda belirtilen %3 engelli çalıştırma zorunluluğu engellilerin işe alınması için azami bir sınır teşkil etmemeli, aksine asgari bir sınır olarak belirlenmelidir. Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen 21 bin engelli memur varken, bir o kadar da engelli memur kadrosu açığı bulunmaktadır. Toplam kamu istihdamı ile kıyaslandığında  kanun gereği kamuda çalıştırılması gereken %3 oranında engelli sayısı 93 bin 360 kişi olmalıdır. Kamu istihdamında dahi engelli çalıştırma zorunluluğu, alt sınırdan uygulanırken özel sektörden engelli istihdamını artırmasını beklemek doğru bir yaklaşım olmayacaktır.

 

Engellilere; sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan toplumsal hayat içerisinde hak ettiği yerin verilmesi, hayatını sürdürebilmeleri ve aktif bir şekilde çalışma hayatı içinde olabilmeleri için bir an önce bu düşmanca zihniyetin yok edilmesi ve göstermelik olmayan, gerçek çalışmaların yapılması gerekmektedir.

 

Ayrıca Devlet, öncelikli olarak tüm engelli vatandaşlarımızın kendi kendilerine yetecek ve her türlü ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde bir gelire kavuşturulmasını sağlamak zorundadır. Bununla birlikte fiziki alanları ve işyerlerini de engelli vatandaşlarımıza göre dizayn etmeli, engelli vatandaşlarımıza yeni engeller çıkarılmamalıdır. Bizler de engelliliği acınacak bir durum olarak görmekten vazgeçip her sağlıklı bireyin, bir gün engelli hale gelebileceği gerçeğini kabul ederek bu bilinçle hareket etmeliyiz.

 

Engelli vatandaşlarımız ise siyasette, sivil toplum örgütlerinde, sosyal yaşamda ve çalışma hayatında eşit bireyler olduklarını bilmeli, bu doğrultuda hayatın her alanında kendilerine yer edinmelidirler. Engelli vatandaşlarımızın, ülkemizde huzur ve refah içerisinde yaşamalarını sağlamak, ailelerine her türlü desteği vermek siyasi iktidarın asli görevidir. Zaten yapılması gerekenleri, bir lütufmuş gibi göstermek, engelli vatandaşlarımızı derinden yaralamaktadır. Engelli vatandaşlarımız, hiçbir iktidardan lütuf beklememekte; bir birey olarak toplumdaki yerlerini almak, çalışmak ve üretmek istemektedir.

 

Fiziksel engelleri ortadan kaldırmak, kişilerin zihinlerinde engelli vatandaşlarımıza karşı oluşturdukları engelleri aşmaktan çok daha kolaydır. Bu bakımdan engellilerimizin sorunlarını önemseyip, çağdaş hizmet modellerini geliştirerek engelli vatandaşlarımızı yalnızca tüketen değil, üreten ve bağımsız yaşayabilen insanlar haline getirilmesini hedeflemeliyiz. Unutulmamalıdır ki, her insan bir engelli adayıdır. Onları anlamak, onlarla bütünleşmek toplum kurallarının bir gereğidir.

 

Engelli kamu görevlilerimizi, sorunlarının çözümü için Türkiye Kamu-Sen çatısı altında birleşmeye davet ederken, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün engelli vatandaşlarımızın her türlü sorununun çözüldüğü, önlerine konulan her türlü engelin kaldırıldığı uygulamalara vesile olacak uygulamalara imza atıldığı bir dönemin başlangıcı olmasını diliyorum.

 
TÜRKİYE KAMU-SEN EK ZAM İÇİN ANKARA YÜRÜYÜŞÜ VE MİTİNGİ PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Çarşamba, 03 Aralık 2014 07:56

Değerli kamu çalışanı;

2014 ve 2015 yılı maaş zamlarının belirlendiği toplu sözleşme görüşmelerinde sözde yetkili konfederasyon tarafından masada yüz üstü bırakıldın. Kanuna göre 30 gün sürmesi gereken toplu sözleşme görüşmeleri hileli bir imza ile 7 gün içinde, 2 toplantı sonunda bitirildi.

Toplu sözleşme sonunda hiçbir ekonomik kazanım elde edilemediği gibi kazanılmış hakkımız olan enflasyon farkı ödemesi dahi gasp edildi.

Memur maaşlarına yapılan 123 TL, emekli maaşlarına yapılan 140 TL’lik net artış, tarihi başarı olarak yutturulmaya çalışıldı.

123 liralık artış doğalgaza, elektriğe, suya, gıdaya yapılan zamlarla çoktan eridi, gitti.

Ailenin zorunlu harcamaları 10 ayda tam 410 lira yükseldi, memur maaşı kuşa döndü.

Bu haksızlıklara, hileli anlaşmalara, danışıklı dövüşlere, ahbap çavuş ilişkilerine“ARTIK YETER!” deme vakti geldi.

Memuru ve emekliyi yok sayan, sorunlarımıza çare üretmeyen, bizleri bütün bir yıl boyunca 123 liraya mahkûm eden ve 2015’de de %3+%3 zammı reva görenlere karşı,

  • Memuruyla, emekli, dul ve yetimiyle tüm vatandaşlarımızın feryadını duyurmak için,
  • Eriyen maaşların telafisi için,
  • Artmayan nöbet ücretleri, fazla mesai ödemeleri, döner sermayeler, ek ders ücretleri, ek ödemeler, özel hizmet tazminatları, sosyal yardımlar nedeniyle oluşan mağduriyetlerin giderilmesi için,
  • 4/C’lilere, yardımcı hizmetlilere verilen sözlerin tutulması için,  
  • Belli kesimlere verilen maaş zammının, bütün memurları kapsayacak şekilde genişletilmesi için,
  • Tam 1,4 milyar liraya saray inşa edip, Cumhurbaşkanlığına 200 milyon lira, milletvekili maaşlarına 1000 lira zam yapıp; bizlerden aldıkları vergileri, lojman kiralarını, yemek ücretini, kreş ücretini %10’un üzerinde artırıp, memurlara 123 lira zammı reva görenlere “Dur!” demek için,
  • 2014 ve 2015 yıllarının şaibeli bir imzaya kurban edilmemesi için,

 

YÜZDE 12 EK ZAM TALEBİMİZİ HAYKIRACAĞIZ.

6 ARALIK 2014 CUMARTESİ GÜNÜ SAAT 12.30’DA ANKARA ABDİ İPEKÇİ PARKI’NDA

TÜM İLLERİMİZDEN GELEN KAMU GÖREVLİLERİMİZLE MEYDANLARI DOLDURUYORUZ.

HAKLIYIZ, HAKKIMIZI TALEP EDİYORUZ VE MUTLAKA KAZANACAĞIZ.

HÂKİM VE SAVCIYA 1155 TL ZAM VERİLİYORSA MEMUR VE EMEKLİYE NEDEN VERİLMESİN?

YAŞANAN ADALETSİZLİĞE DUR DEMEK İÇİN BÜTÜN KAMU GÖREVLİLERİNİ EYLEMİMİZE DESTEK VERMEYE DAVET EDİYORUZ.

 

TÜRKİYE KAMU-SEN GENEL MERKEZİ

 
KAMU PERSONELİ DANIŞMA KURULU KASIM AYI TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Perşembe, 27 Kasım 2014 16:18

Kamu Personeli Danışma Kurulu 2014 yılı Kasım ayı toplantısı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda gerçekleştirildi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik başkanlığında toplanan danışma kurulu toplantısında, memur konfederasyonları ve kamu işveren kurulu üyeleri bir araya geldi.

Toplantının açılışında  bir konuşma yapan Çalışma Bakanı Faruk ÇelikKamu Personeli Danışma Kurulu Kasım ayı toplantısının tüm çalışanlara hayırlı olmasını diledi. Çelik,"Kamu çalışanları açısından son yıllarda gerçekleştirilen önemli adımlardan birisi toplu görüşmeden toplu sözleşmeye geçiş olmasıdır. Birlikte yönetim anlayışı egemen olmaya başlamıştırToplu sözleşme dönemlerinde ciddi kazanımlar elde edildiği inancındayız. Akademisyenlerin zam meselesi çözülmüş. 4/C'lilerin aile yardımı dahil ciddi artışın sağlandığını da belirtmek isterim. Bugün burada 2015 yılı toplu sözleşmesine de hazırlık anlamında da çalışmalar yapacağız. 2015 yılı tablosuna bakarak enflasyon farkını da dikkate alacak ve memurumuzu enflasyona ezdirmemeye gayret edeceğiz. Toplantımızda bugüne kadar neler yapıldı ve aksayan yönler nelerdir bunlarıda konuşup tartışacağız.şimdiden katkılarınız ve alacağımız kararların hayırlı olmasını diliyorum" dedi.

KONCUK: MEMURU ZARARA UĞRATANLAR HATALARINI KABUL ETMELİDİR

Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantısının açılışında konuşma yapan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, bu toplantılarda alınan birçok kararın uygulanmadığını ve bu kararların bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Koncuk, "Hep birlikte bir toplu sözleşme dönemi yaşadık. Başarı ya da başarısızlık elbette kamuoyunda tartışılacaktır. Toplu sözleşmeyi o gün itibariyle yeterli bulup imza atanlar bugün değerlendirme yaptıklarında alınan rakamların enflasyonun altında kaldığını göreceklerdir. Biz bu konuda düşüncelerimizi kamuoyuyla paylaştık ve paylaşmaya devam ediyoruz. Memurun zararını, yaptığımız çalışmalarla açıklıyoruz. Şayet siz enflasyon farkı istediniz karşı taraf vermedi ise imza atmasaydınız. Gerçekleşen ve revize edilen enflasyon rakamlarına baktığımızda enflasyon farkı ödemesinin dahi yeterli gelmeyeceğini görüyoruz. Maliye Bakanlığı dahi enflasyonun yüzde 10'u aşacağını öngörmektedir.

İnsanlar elbette hatalar yapabilir, herkes öngörü sahibi olamaz ama bu toplu sözleşmeye imza atanların bugün bir enflasyon farkı talep etmeleri gerekir. Biz yanlış yapmışız diyerek enflasyon farkı talebini öncelikli olarak yetkili konfederasyonun ifade etmesi gerekir. Artık yaptığınız hatayı telafi etme cesareti gösterin, tarihi başarı diye lanse ettiğiniz toplu sözleşmenin tarihi hezimet olduğu ortaya çıkmıştır. Türkiye Kamu-Sen olarak 6 Aralık'ta ek zam talebi ile meydanlara ineceğiz. Yüzde 12 oranında bir zam talebimizi her platformda dile getiriyoruz.

Hakim ve savcılara 1155 TL zam yaparken 2 milyon 600 bin kamu çalışanını geri plana itemezsiniz. Ek zam talebi vardır ve bunu görmezden gelemezsiniz.Memurlarımızı enflasyon farkına ezdirmeyeceğiz sözünüzü tutun ve ek zam yapın, bu bir vicdani sorumluluktur. Biz Türkiye Kamu-Sen olarak yanlışa yanlış demeye devam edeceğiz

KPDK toplantılarında arzu ettiğimiz verim ne yazık ki sağlanamadı.Problemleri bu toplantıda çözelim istiyoruz ama alınan kararların çok azı hayata geçirildi. Son torba yasada bazı talepler cevaplanırdiye bekledik ama ne yazık ki o da olmadı. 2005 yılından sonra göreve başlayanlara bir derece verilmesi çok makul bir talepti ama yapılmadı, emeklilikte 30 yıl sınırı kaldırılsın talebine Maliye Bakanlığı müsteşarı Naci Ağbal dahi tamam derken bu teklif plan bütçe komisyonuna geldiğinde  maliye yetkilileri karşı görüş beyan ediyor. Müsteşar tamam diyor, yetkilileri ise hayır diyor, bu nasıl ciddiyetsizliktir

4/C'lilere kadro konusu hala gündemde.Bu kadro meselesi artık halledilmelidir,Türkiye bu 4/C ayıbından kurtulmalıdır. 4/C meselesi artık çözülmeli ve gündemden çıkmalıdır

Görevde yükselme de ciddi haksızlıklar var,alınması gereken kararlardan biriside bu konuda belli kıstasların getirilmesi olmalıdır. Çıkarılan çerçeve yönetmelikte şube müdürlüğü sınavlarında yazılı sonuçlarına göre mülakata çağrılırken çerçeve yönetmelikle "başarı sadece sözlü sınavla değerlendirilir" denildi. Biz yargıda bu maddeyi iptal ettirdik. Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliğin iptaline rağmen bu kararı uygulamadığını ifade etmek isterim. Şayet bu bir yola sokulmazsa kamuda çalışma barışı kalmayacaktır. Alın teri ve emeği birileri gasp ederse yarın herkes kendi hukukunu uygulamaya kalkar. Görevde yükselme konusunda bir tavır sergilenmeli ve tedbirler alınmalıdır. Hükümetlerin işi sendikalarla yakın olmak değil, kamuda barışı ve düzeni sağlamaktır

Kamu çalışanlarına yönelik şiddetle ilgili KPDK'da bir karar alınmalıdır. Sağlıkçılara,öğretmenlere ve diğer memurlara  yönelik saldırılar son dönemde hız kazandı. Bu noktada en azından bu kurul bir tavsiye niteliğinde kararlar almalıdır. Vatani görevini yapan bir memurun eşi ve çocuklarının maaşının dörtte birinin ödenmesi, doğum iznine ayrılan bir bayanın maaşının dörtte birinin ödenmesi de sosyal devletin gereğidir.Türkiye Kamu-Sen olarak hazırladığımız raporda  hepisini tek tek sizlere sunduk" dedi ve rapordaki taleplerimizi sırayla okudu. Genel Başkan Koncuk, tüm ek ödemelerin emeklikliliğe sayılması, disiplin affı, 2005 yılından sonra göreve başlayanlara bir derece verilmesi, KİT'lerde II sayılı cetvele tabi olarak çalışan personelin ve üniversite mezunu kamu işçilerinin memur kadrolarına atanması gibi Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantılarında karar altına alınan diğer konuların bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Bununla birlikte kalkınmada öncelikli bölgelerde çalışanlara mahrumiyet yeri ödeneği verilmesi, 4/C'li personelin de ek ödemelerden faydalandırılması, öğretmen, sağlık çalışanı, zabıta gibi şiddete uğrayan kamu görevlilerinin korunması ve bu kamu görevlilerine tazminat ödenmesi, mülakat sınavlarında yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi ve mülakat sınavlarının kamera ile kaydedilmesi, fazla çalışma süreleri ile ücretlerinin yeniden değerlendirilmesi, nöbet tutan tüm personele nöbet ücreti ödenmesi, doğal afetlerde hayatını kaybeden personele emeklilik hakkı verilmesi, yurt dışında görev yapan personele verilen tazminatların artırılması, koruma ve güvenlik personelinin sorunlarının çözülmesi, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan sivil personelin, çalışma süreleri, mesai ücretleri, görevden uzaklaştırma yetkisi ve disiplin gibi konularda memurlardan farklı bir mevzuata tabi olmalarına son verilerek, 657 sayılı Kanundaki istisna maddelerinin kaldırılması, özür grubu tayinleri ve aile bütünlüğünün korunması konusunda çalışma yapılması, Maliye möüfettişliği yeterlik sınavlarında yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi, sözleşmeli olarak Devlet arşivleri uzmanı iken araştırmacı unvanı ile kadroya geçirilen personelin maaş kayıplarının telafi edilmesi, Kredi ve Yurtlar Kurumu'nda Yurt İdare Memuru olarak görev yapan personelin durumlarının iyileştirilmesi gibi birçok hususu dile getirdi. Koncuk, Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezi tarafından Kurul Toplantısı için hazırlanan raporu heyete sundu ve "Bu raporun tamamının değerlendirmeye alınması bir zorunluluktur" dedi.

Genel Başkan İsmail Koncuk, "Bu toplantının daha önce aldığımız kararları yenilemekten öte bir kurul olmasını temenni ediyor, tekrar hayırlı olmasını diliyorum" diyerek sözlerini noktaladı.

Toplantı, diğer sendika ve konfederasyon başkanlarının konuşmalarının ardından sona erdi

ÜRKİYE KAMU-SEN TARAFINDAN KAMU PERSONELİ DANIŞMA KURULU TOPLANTISINDA SUNULAN RAPORA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ.    

 

 
HARCIRAH KANUNU GENEL TEBLĞİ YAYINLANDI PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Perşembe, 27 Kasım 2014 16:16


Maliye Bakanlığından:

HARCIRAH KANUNU GENEL TEBLİĞİ

(SERİ NO: 39)

Bilindiği üzere 6360 sayılı “On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile  Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa, Van il belediyeleri, sınırları il mülki sınırları olmak üzere büyükşehir belediyesine dönüştürülmüş, Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun illerindeki büyükşehir belediyelerinin sınırları da il mülki sınırı haline getirilmiştirSözkonusu Kanun ile tüm büyükşehir belediyelerinde belediye sınırının il mülki sınırı haline getirilmesi 6245 sayılı Harcırah Kanununun uygulanması açısından memuriyet mahalli tanımının büyükşehir belediyelerinde farklı bir şekilde tanımlanması gereğini ortaya çıkarmış olup, uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütlerin giderilebilmesi ve uygulamada birliğin sağlanması amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

6245 sayılı Harcırah Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan “memuriyet mahalli”tanımı  11/9/2014 tarihli ve 29116 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6552 sayılı “İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun”un 89 uncu maddesi ile;

“Memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu şehir ve kasabaların belediye sınırları içinde bulunan mahaller ile bu mahallerin dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu şehir ve kasabaların devamı niteliğinde bulunup belediye hizmetlerinin götürüldüğü, büyükşehir belediyelerinin olduğu illerde ise il mülki sınırları içinde kalmak kaydıyla memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgahının bulunduğu ilçe belediye sınırları içinde kalan ve yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz eden yerler ile belediye sınırları dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu yerlerin devamı niteliğindeki mahaller ve kurumlarınca sağlanan taşıt araçları ile gidilip gelinebilen yerleri,”

şeklinde değiştirilmiş, 144 üncü maddesinin (b) fıkrası ile 6245 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmış ve  145 inci maddesinin (e) fıkrasında da maddenin 31/3/2014 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.

Yapılan düzenleme ile büyükşehir belediyeleri dışında kalan belediyelerde eski uygulamanın devamı sağlanmış, büyükşehir belediyelerinin olduğu illerde görev yapan memur ve hizmetliler için yeni bir memuriyet mahalli tanımı yapılmıştır.

Söz konusu düzenleme ile büyükşehir belediyelerinde il mülki sınırları içinde kalmak kaydıyla;

1. Memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgahının bulunduğu ilçe belediye sınırları içinde kalan ve yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz eden yerler,

2. İlçe belediye sınırları dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu yerlerin devamı niteliğindeki mahaller,

3. Kurumlarınca sağlanan taşıt araçları ile gidilip gelinebilen yerler,

memuriyet mahalli olarak belirlenmiştir.

Böylece büyükşehir olan illerde; ilçe sınırları içinde ilçe belediye merkezi ile yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz eden yerler memuriyet mahalli olarak kabul edilmiş, aynı ilçe sınırları içinde belediye merkezi ile yerleşim özellikleri itibarıyla bütünlük arz etmeyen yerler ise memuriyet mahalli dışı kabul edilerek harcırah ödenmesi imkanıgetirilmiş, ayrıca ilçe belediyelerinin yerleşim yerlerinin birbirlerine yakınlaşması hatta birbirleri ile sınır oluşturacak şekilde iç içe girmesi nedeniyle ilçe sınırları dışına çıkmakla birlikte birinci fıkrada belirtilen yerler ile bütünlük arz eden ve aralarında yerleşim özellikleri bakımından ayrım bulunmayan yerler de memuriyet mahalli olarak kabul edilmiştir.

Bu nedenle;  30/3/2014 tarihinden sonra yapılan görevlendirmelere ilişkin olarak, idarelerce yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz eden yerler ile bu yerlerin devamı niteliğinde olan yerlerin belirlenmesinde; yerleşim özellikleri bakımından konut, işyeri, meydan, okul, kamu binaları gibi resmi ve özel bütün yapıların topluca bulunduğu ve insanların yerleşmek amacıyla bir arada yaşadığı aralarında boşluk bulunmayan yerler ile bu bütünlüğün kesintisiz olarak devam ettiği yerlerin dikkate alınması ayrıca bu yerlerin dışında kalmakla birlikte kurumlarınca sağlanan servis araçları veya bu mahiyetteki taşıt araçları ile ulaşım sağlanan (her gün gidiş dönüş olmak üzere) yerlerin de memuriyet mahalli olarak belirlenmesi gerekmektedir.

Buna göre idareler harcırah verilmesi veya verilmemesini icap ettirecek olan çeşitli illere ait uygulama örneklerini de göz önünde bulundurarak yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda uygulamalarına devam edecekler, ihtiyaç duyulması halinde o il genelinde farklı uygulamaların önüne geçilebilmesi amacıyla defterdarlıklardan yol gösterici mahiyette görüş alacaklardır.

Tebliğ olunur.

 

 

UYGULAMA ÖRNEKLERİ:

 

A) Farklı ilçeler arasında görevlendirme yapılması:

 

Örnek 1.  Ankara’nın Çankaya İlçesinin İlker Mahallesinde görev yapan memura; Yenimahalle İlçesinin OstimMahallesinde bir yerde görevlendirilmesi halinde bu yerin yerleşim özellikleri bakımından İlker mahallesi ile bütünlük arz etmesi ve bu yerin devamı niteliğinde olması nedeniyle kendisine harcırah ödenmemesi, aynı memurun yerleşim özellikleri bakımından İlker Mahallesi ile bütünlük arz etmeyen Yenimahalle İlçesinin  Karacakaya Mahallesinde bir yerde görevlendirilmesi halinde ise harcırah ödenmesi,

Örnek 2.  Adana’nın Seyhan İlçesinin Yeşiloba Mahallesinde görev yapan memura; Sarıçam İlçesinin BalcalıMahallesinde bir yerde görevlendirilmesi halinde bu yerin yerleşim özellikleri bakımından Yeşiloba mahallesi ile bütünlük arz etmesi ve bu yerin devamı niteliğinde olması nedeniyle kendisine harcırah ödenmemesi, aynı memurun yerleşim özellikleri bakımından Yeşiloba Mahallesi ile bütünlük arz etmeyen Sarıçam İlçesinin  Kılıçlı Mahallesinde bir yerde görevlendirilmesi halinde ise harcırah ödenmesi,

Örnek 3.  İstanbul’un Tuzla İlçesinin Yayla Mahallesinde görev yapan memura; Başakşehir İlçesinin Altınşehir, Başak Mahallelerinde bir yerde görevlendirilmesi halinde bu yerin yerleşim özellikleri bakımından Yayla mahallesi ile bütünlük arz etmesi ve bu yerin devamı niteliğinde olması nedeniyle kendisine harcırah ödenmemesi, aynı memurun yerleşim özellikleri bakımından Yayla Mahallesi ile bütünlük arz etmeyen Başakşehir İlçesinin  Şamlar Mahallesinde bir yerde görevlendirilmesi halinde ise harcırah ödenmesi,

Örnek 4.  Balıkesir’in Altıeylül İlçesinin Bahçelievler Mahallesinde görev yapan memura; Karesi İlçesinin PaşaalanıMahallesinde bir yerde görevlendirilmesi halinde bu yerin yerleşim özellikleri bakımından Bahçelievler Mahallesi ile bütünlük arz etmesi ve bu yerin devamı niteliğinde olması nedeniyle kendisine harcırah ödenmemesi, aynı memurun yerleşim özellikleri bakımından Bahçelievler Mahallesi ile bütünlük arz etmeyen Karesi İlçesinin Kocaavşar Mahallesinde bir yerde görevlendirilmesi halinde ise harcırah ödenmesi,

Örnek 5.  Samsun’un İlkadım İlçesinin Kale Mahallesinde görev yapan memura; Canik İlçesinin Gazi Mahallesinde bir yerde görevlendirilmesi halinde bu yerin yerleşim özellikleri bakımından Kale Mahallesi ile bütünlük arz etmesi ve bu yerin devamı niteliğinde olması nedeniyle kendisine harcırah ödenmemesi, aynı memurun yerleşim özellikleri bakımından Kale Mahallesi ile bütünlük arz etmeyen Canik İlçesinin  Gökçepınar Mahallesinde bir yerde görevlendirilmesi halinde ise harcırah ödenmesi,

 

B) Aynı ilçe içerisinde görevlendirme yapılması:

Örnek 1. Ankara’nın Altındağ İlçesinin Aydınlıkevler Mahallesinde görev yapan memura; yine Altındağ İlçesinde Siteler, Karapürçek gibi yerleşim özellikleri bakımından Aydınlıkevler Mahallesi ile bütünlük arz eden bir yerde görevlendirilmesi halinde bu yerin memuriyet mahalli kapsamı içerisinde kalması nedeniyle harcırah ödenmemesi, aynı memurun Kavaklı, Peçenek gibi yerleşim özellikleri bakımından Aydınlıkevler Mahallesi ile bütünlük arz etmeyen bir yerde görevlendirilmesi halinde ise harcırah ödenmesi,

Örnek 2. Adana’nın Pozantı İlçesinin Cumhuriyet Mahallesinde görev yapan memura; yine Pozantı İlçesinde İstiklal, Kurtuluş, Gökbez gibi yerleşim özellikleri bakımından Cumhuriyet Mahallesi ile bütünlük arz eden bir yerde görevlendirilmesi halinde bu yerin memuriyet mahalli kapsamı içerisinde kalması nedeniyle harcırah ödenmemesi, aynı memurun Alpu, Fındıklı gibi yerleşim özellikleri bakımından Cumhuriyet Mahallesi ile bütünlük arz etmeyen bir yerde görevlendirilmesi halinde ise harcırah ödenmesi,

Örnek 3. İstanbul’un Beykoz İlçesinin Kanlıca Mahallesinde görev yapan memura; yine Beykoz İlçesinde Gümüşsuyu,Yalıköy gibi yerleşim özellikleri bakımından Kanlıca Mahallesi ile bütünlük arz eden bir yerde görevlendirilmesi halinde bu yerin memuriyet mahalli kapsamı içerisinde kalması nedeniyle harcırah ödenmemesi, aynı memurun Poyraz, Göllü,Paşamandıra gibi yerleşim özellikleri bakımından Kanlıca Mahallesi ile bütünlük arz etmeyen bir yerde görevlendirilmesi halinde ise harcırah ödenmesi,

Örnek 4. Balıkesir’in Altıeylül İlçesinin Gümüşçeşme Mahallesinde görev yapan memura; yine Altıeylül İlçesinde Gaziosmanpaşa gibi yerleşim özellikleri bakımından Gümüşçeşme Mahallesi ile bütünlük arz eden bir yerde görevlendirilmesi halinde bu yerin memuriyet mahalli kapsamı içerisinde kalması nedeniyle harcırah ödenmemesi, aynı memurun Pamukçu, Selimiye gibi yerleşim özellikleri bakımından Gümüşçeşme Mahallesi ile bütünlük arz etmeyen bir yerde görevlendirilmesi halinde ise harcırah ödenmesi,

Örnek 5. Samsun’un Alaçam İlçesinin Yenicami Mahallesinde görev yapan memura; yine Alaçam İlçesinde Çeşme gibi yerleşim özellikleri bakımından Yenicami Mahallesi ile bütünlük arz eden bir yerde görevlendirilmesi halinde bu yerin memuriyet mahalli kapsamı içerisinde kalması nedeniyle harcırah ödenmemesi, aynı memurun Soğukçam gibi yerleşim özellikleri bakımından Yenicami Mahallesi ile bütünlük arz etmeyen bir yerde görevlendirilmesi halinde ise harcırah ödenmesi,

Örnek 6. Mardin’in  Onüçmart Mahallesinde görev yapan memuraArtuklu İlçesinde Yalım gibi yerleşim özellikleri bakımından Onüçmart Mahallesi ile bütünlük arz eden bir yerde görevlendirilmesi halinde bu yerin memuriyet mahalli kapsamı içerisinde kalması nedeniyle harcırah ödenmemesi, aynı memurun Gökçe gibi yerleşim özellikleri bakımındanOnüçmart Mahallesi ile bütünlük arz etmeyen bir yerde görevlendirilmesi halinde ise harcırah ödenmesİ

 
GENEL BAŞKAN NECATİ ALSANCAK BENGÜ TÜRK TV’YE DEĞERLENDİRMELERDE BULUNDU PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Perşembe, 27 Kasım 2014 11:48

Türkiye Kamu-Sen Genel Toplu Sözleşme Sekreteri Necati Alsancak, Bengü Türk Tv’de yayınlanan Söz Hakkı Programına katıldı. Genel Başkan Alsancak programda Toplu sözleşmelerle ilgili konular başta olmak üzere sendikamızın faaliyet alanına giren kurum çalışanlarının sorunlarını, sağlığı ve güvenliği ile kamu çalışanlarının genel sorunlarını dile getirdi. Başkan Alsancak toplu sözleşmelerde kamu çalışanlarının yaşadığı hak kayıplarını ve yandaş konfederasyonun kamu çalışanlarını aldatmaya yönelik söylemlerini gözler önüne serdi.

 

 

 

 

 

 

Perşembe, 27 Kasım 2014 11:55 tarihinde güncellendi
Devamını oku...
 
SENDİKAMIZDAN ERZURUM KARS ve ARDAHAN'A ZİYARET PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Çarşamba, 26 Kasım 2014 16:25

Genel Başkanımız Necati Alsancak Erzurum, Kars ve Ardahan'ı ziyaret etti. Genel Başkanımız ziyaretinde şube başkanlarımız ve il temsilcilerimizle birlikte kurumlarda çalışanlarla bir araya geldi. Üyelerin sorun ve taleplerini idarecilere aktardı.

 
Öğretmenler Gününüz Kutlu Olsun PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Pazartesi, 24 Kasım 2014 08:16

Tarih boyunca öğretmenler, bilginin, sevginin ve barışın öncüleri, toplumun bütün kesimlerine yol gösteren önder ve örnek insanlar olmuşlardır.

 Yaşadıkları zorluklara rağmen çocuklarımızı topluma yararlı birer insan haline getirmek amacıyla her türlü fedakarlığı yaparak gayret sarf eden öğretmenlerimize olan borcumuzu millet olarak ödeyebilmemiz mümkün değildir. Genç nüfusun büyük bir orana sahip olduğu ülkemizde bu gençliğe yön verecek olan öğretmenin meselesi, memleketin en önemli meselesidir. İnsan eğitmek gibi yüce ve kutsal bir görevi ifa eden öğretmenlerimizin mali ve özlük haklarında yaşadıkları sıkıntılar bir an önce giderilmeli, öğretmenlerimize rahat ve huzurlu bir şekilde hizmet üretebilecekleri ortamlar sağlanmalıdır.

24 Kasım öğretmenler gününün sadece göstermelik olarak kutlama yapılan bir gün olması yerine, öğretmenlerin sorunlarının çözümü için somut adımların atıldığı bir gün olması temennisiyle "24 Kasım Öğretmenler Günü"nüzü kutlar, ülkemizin dört köşesinde çalışmakta olan veya emekliye ayrılmış bulunan tüm öğretmenlerimize sağlık ve başarı dileklerimle saygılar sunarım.

Necati ALSANCAK

Türk İmar-Sen Genel Başkanı

 
AFAD'DA KİK tOPLANTISINI GERÇEKLEŞTİRDİK PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cuma, 21 Kasım 2014 11:34

Sendikamız Türk İmar-Sen'in AFAD'da Kurum İdari Kurul toplantısına katıldı. Sendikamız tarafından belirlenen aşağıda yer alan maddeler toplantıda görüşüldü.

GÜNDEM

1)      Türk İmar Sen Genel Merkezi tarafından 24-25 Nisan 2014 tarihinde yapılan Afet ve Acil Durum Yönetimi BaşkanlığıÇalıştayı Sonuç Bildirgesindeki konuların görüşülmesi.

2)      Vaka Görme Tazminatının verilmesi

3)      Fazla çalışmaların verilmesi

4)      İl dışı görevlendirilmelerde Yollukların Başbakanlıktan yayınlanan 2015/5 Genelgesi doğrultusunda 3 katına kadaravanslı olarak verilmesi

5)      İl müdürlerinin atamasının yapılması

6)      Personel kimlik kartlarının çıkarılması

7)      Seyyar görev tazminatı Maliye Bakanlığından vizeli cetvellerinin onaylanarak yıl içerisinde ödenmesinin sağlanması

8)      Güvenlik ve temizlik hizmetlerinin yapılabilmesi için kadro ihtisas edilerek personel alınması

9)      Mesleki yeterlilik standartlarının yerine getirilmesi için AFADEM de yapılan çalıştaya uygun olarak düzenlenenraporun gereğinin yapılması

10)  Sosyal Denge Tazminatı ödemelerinin yapılası hususunda çalışma yapılması

11)  Kılık kıyafet standının belirlenmesi ve giyim yardımının yapılması

12)  Tekniker kadrolarının verilmesi

13)  6245 Sayılı Harcırah Kanunundaki 10 gün hükmünün kaldırılması

14)  Ek özel hizmet tazminatının ödemesinin sağlanması

15)   2155 sayılı Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi Hakkında Kanuna Afad personelinin de eklenmesi

16)  Merkez ve Taşra Teşkilatında Servis hizmetinin yapılabilmesi için gerekli çalışmanın yapılması

KURUM İDARİ KURUL KARARLARINI KISA BİR SÜRE SONRA SİTEMİZDE YAYINLAYARAK AYRINTILI BİR HABER YAPACAĞIZ



 

 

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 - 24

BAŞKANDAN

 


ETİK HABER

Memurun Yeri Haber

Faydalı Linkler

Kurumlarımız

 

Gazetemiz

Nisan 2010 Gazete