• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa Manşet Haberler
MANŞET HABERLER
TÜRK EĞİTİM-SEN ALANLARA İNİYOR. 24 EYLÜL'DE BİR GÜNLÜK İŞ BIRAKIYOR PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Pazartesi, 22 Eylül 2014 09:04

TÜRK İMAR-SEN OLARAK EĞİTİM CAMİASINDA YAŞANAN KIYMA TEPKİ OLARAK TÜRK EĞİTİM-SEN'İN GERÇEKLEŞTİRECEĞİ BİR GÜNLÜK İŞ BIRAKMA EYLEMİNİ DESTEKLİYORUZ

TÜRK EĞİTİM-SEN'İN KONU İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI:

Türk Eğitim-Sen’in yönetici kıyımı ile ilgili mücadelesi aylardır sürdürmektedir. Sözde paralel yapıyı tasfiye etmek için okul müdürlerinden, müdür yardımcılarına ve müdür başyardımcılarına, il milli eğitim müdürlerinden ilçe milli eğitim müdürlerine, il milli eğitim müdür yardımcılarından MEB’de üst düzey yöneticilere kadar MEB’de neredeyse yönetici bırakmadılar.

   Çalışkan, başarılı, ödüllü, okulunu zirveye taşıyan okul müdürlerine sözde değerlendirmelerde düşük puanlar verilerek, onları görevlerinden aldılar ve küstürdüler. Bu kıyım furyasından süreç içerisinde toplamda 76 bin yönetici doğrudan etkilenecek.

       Bu kıyım, okullarda 4 yılını dolduran müdürlerle başladı, müdürlerin kendi ekiplerini oluşturması ile devam ediyor ve ilk defa ve yeniden müdür görevlendirmeleriyle son bulacak. Görev süresi uzatılacak müdürler belirlenirken, okul müdürlerine kendilerini hiç tanımayan görevinde vekâleten bulunan ilçe milli eğitim müdürleri ve sadece 2-3 aydır görevlerinde olan şube müdürleri tarafından düşük puanlar verildi. Mesai arkadaşları tarafından tam puan alan müdürlere, MEB yetkilileri tarafından düşük puanlar verilerek, onların görev süreleri uzatılmadı. MEB yetkilileri bu puanları sipariş listeler aracılığıyla verdi. Kısacası AKP ilçe teşkilatları ile el ele veren malum sendika; torpili, adam kayırmayı layıkıyla yerine getirdi. Üstelik puanlamalarda öyle trajikomik olaylar da yaşandı ki; ölen insanlara 100 puan verdiler, belediye başkan yardımcısına, kurum değiştirenlere, emekli olanlara 75 ve üzerinde puan verdiler, hatta geçici ilçe müdürleri bile kendilerine 100 tam puan verdi.

      Okullardaki son durum ne? Bazıları hariç okullarda müdürler hala göreve başlamadı. Okullarda bir başıboşluk, düzensizlik, ne yapılacağını bilememe durumu söz konusu. Müdürlerin kendi ekiplerini oluşturacağı da düşünüldüğünde, müdür başyardımcıları ve müdür yardımcıları diken üstünde. Çoğu müdür kendi istediği kişiyle çalışacak ve müdür yardımcılığı ve müdür başyardımcılığı kadrolarında da kayırmalar yaşanacak. İlk kez göreve atanacak müdürler ile ilgili de süreç başlıyor. Burada sözlü sınav belirleyici olacak. Yani yine adam kayırma, siyaset-sendika ilişkileri, kişiye özel muameleler ön planda olacak.

         Bilindiği gibi konu Anayasa Mahkemesi’ndedir. Anayasa Mahkemesi’nin bu talan, bu torpil, bu yandaşlığa bir an önce son verecek bir karar vermesi gereklidir. Şayet Anayasa Mahkemesi iptal etmezse, konuyu AİHM’ye kadar taşıyacağız.

     Öte yandan eğitimin sorunu sadece kadrolaşma değildir.  Eğitim çalışanlarının ekonomik ve sosyal hakları tırpanlanmaktadır. Gelir dağılımındaki adaletsizlik büyümektedir. Bu yıl ilk kez malum sendikanın masada pazarlık yapmaması nedeniyle çalışanlar enflasyon farkı alamamıştır, memurların aile ve çocuk yardımları, ek ödemeleri artırılmamıştır. 2014 ve 2015 yılları çalışanlar için kaybedilmiş yıllar olarak tarihe geçecektir. Eşit işe eşit ücret uygulamasında mağdur edilen, ücretlerine hiçbir şekilde zam yapılmayan akademisyenlerin mağduriyetleri sürmektedir. Bu ülkede kalkınmanın itici gücü olan akademisyenlerimiz aylardır zam sözünün yerine getirilmesini beklemektedir.

       HSYK seçimleri öncesinde hâkim ve savcılara 1155 TL zam yapılacağı bildirilmektedir. Öğretmenleri, eğitim çalışanlarını, akademisyenleri, üniversite çalışanlarını, diğer memurları, asgari ücretlileri, emeklileri görmeyenlerin, oy devşirmek uğruna hâkim ve savcıları görmesi nasıl bir adalettir?

       Öğretmenler ve eğitim çalışanlarının sosyal statüsü ve itibari giderek azalmaktadır.

     Özelleştirme mağduru 23 bin 4/C’li hala güvencesinden, özlük haklardan yoksun, düşük ücretlerle çalıştırılmaktadır. 4/C’liler hala kadro beklemektedir.

        Angarya bir olan nöbet uygulamasında 6 saat ek ders talebimize kulak tıkanmıştır.

     Üniversitelerde anti-demokratik uygulamalar üniversite çalışanlarını ve akademisyenleri bezdirmiştir. Üniversiteler katılımcılıktan uzak bir şekilde yönetilmektedir.

    Taşeronlaşma öylesine artmıştır ki, iktidar, adeta devlet memurluğu kavramını kaldırmaya ant içmiş bir görüntü içindedir.

      İşte tüm bu nedenlerden dolayı Türk Eğitim-Sen olarak tüm illerimizde 24 Eylül tarihinde bir günlük bırakma eylemi yapacağız. 24 Eylül’de ziller çalmayacak, okullar boşalacaktır. Sendikacılığın asgari standartlarına sahip bütün sendikaların destek vereceği bu eyleme tüm eğitim çalışanları sahip çıkacaktır.  

       Tarih birlikteliğinde anlaşan 24 Eylül günü bırakacak olan sendikalar, farklı alanlarda eylem yapacaktır. Bu kapsamda Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi’nin Ankara’da yapacağı eylem 24 Eylül tarihinde saat 12:00’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde olacaktır.

       Bilinmelidir ki bırakma eylemi sendikal faaliyetler kapsamında demokratik bir haktır. Dolayısıyla ulusal ve uluslararası düzenlemeler, yargı kararları doğrultusunda; sendikanın aldığı karar uyarınca bırakma eylemine katılan sendika üyesi çalışanlara ceza verilemez. Dolayısıyla meslektaşlarımız korkmadan, çekinmeden, tehditlere boyun eğmeden bu eyleme katılmalıdır.

      Öte yandan velilerimize de şu çağrıyı yapmak istiyoruz: Sadece eğitim çalışanlarının değil, çocuklarımızın da geleceği tehdit altındadır. TEOG yerleştirmelerinde yapılan hatalar, öğretmen ve derslik açığı, ücretli öğretmenlerin derslere girmesi, birleştirilmiş sınıf uygulaması, okullarda ikili eğitim yapılması, eğitimin niteliğinin, kalitesinin azalması, kendi yağıyla kavrulan devlet okullarına ödenek ayrılmamasına rağmen özel okullara teşvik verilmesi; okulların liyakatten, bilgiden, tecrübeden yoksun insanlara teslim edilmesi Türk milli eğitimi için en tehlikeli hususlardır. Şundan emin olunmalıdır ki, biz daha iyi bir eğitim hizmeti verebilmek için sesimizi yükseltiyoruz. Bu nedenle 24 Eylül tarihinde çocuklarınızı okula göndermeyerek, bu eylemimize siz de destek verin. 24 Eylül’de öğretmenlerimizin, okul yöneticilerinin, eğitim çalışanlarının hak arama mücadelesine katkıda bulunun.

         Eyleme herkesin destek vermesini istiyoruz. Bu noktada eğitim çalışanlarının birlikteliği çok önemlidir. Unutulmamalıdır ki; eğer bir ve beraber olursak, sesimizi yüksek perdeden duyurursak, kenetlenirsek, sağlam bir irade ortaya koyarsak, o zaman yanlışlıklara, haksızlıklara, adaletsizliklere dur demek mümkün olabilecektir.

              Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Pazartesi, 22 Eylül 2014 09:13 tarihinde güncellendi
 
TORBA KANUN NE GETİRİYOR? PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Perşembe, 18 Eylül 2014 13:53

Taşeron çalışanlarına yeni haklar getireceği iddiasıyla yola çıkan, ancak taşeronlaşmayı yaygınlaştırıp daire başkanı ve üstü kadrolarda bulunan memurlarla asker ve polislerin güvencelerini zayıflatan ve prim affı getiren tasarı TBMM’de kabul edildi.

Birçok kanun ve kanun hükmünde kararnamede değişiklik içerdiği için kafa karışıklığı yaratan ve anlaşılmaz bir hal alan kanunu Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezi inceleyerek, çalışanlar açısından getirdiği yenilikleri anlaşılır bir şekilde sıraladı.

İŞTE TORBA KANUNUN ÇALIŞMA HAYATINA GETİRECEĞİ YENİLİKLER

 

      1.      Asıl işin bölümlere ayrılarak taşeron çalıştırılması yasakken Tasarı ile asıl işin bir bölümünde taşeron          çalıştırılmasının önü açılmaktadır.

 

2.      Kamuda asıl işlerde de taşeron çalıştırılması yasal hale getirilmekte, devletin asli ve sürekli görevlerinin bölünmek suretiyle taşeronlara devredilmesi öngörülmektedir.

 

3.      Danışmanlık hizmetlerinin tamamı herhangi bir şart aranmaksızın taşeronlaşmaya açılmaktadır.

 

4.      2015 yılında üstlenilecek G-20 Dönem Başkanlığı gerekçe gösterilerek bu kapsamda yapılacak mal ve hizmet alımları ile yapım işleri 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu dışında tutulmaktadır.

 

5.     Belediyelerde çalışan personelin başka ve işyerlerine (İşyerlerinin aynı yerde olup olmadığına bakılmaksızın) gönderilebilmesi sağlanmaktadır.

 

6.      Yalnızca kamuda çalışan taşeron işçilere toplu sözleşme hakkı getirilmekte, özel sektördeki taşeron işçilerinin toplu sözleşme hakkı görmezden gelinmektedir.

 

7.      Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde Eğitim, Araştırma ve Geliştirme Merkezi Başkanlığı kurulmakta ve burada görev yapacak uzman personelin sözleşmeli olarak çalıştırılmasının yolu açılmaktadır.

 

8.      TÜİK’te 657 sayılı Kanunun 4. maddesinin C fıkrası uyarınca çalışan personele  18.11.2005 ile 01.10.2008 tarihleri arasında ödenen fazla çalışma ücretlerinin prime esas kazanca dahil edilmeyeceği dolayısıyla söz konusu ödemelerin 4/C’li personelin emekli maaşı hesaplamasına dahil edilmeyeceği hükme bağlanmaktadır.

 

9.      Soma’daki maden kazasında hayatını kaybeden madencilerin yakınlarına, prim gün sayısına bakılmaksızın aylık bağlanmaktadır.

 

10.  Özelleştirmeden dolayı akitleri feshedilen ve kamuda 657 sayılı Kanunun 4. maddesinin C fıkrası uyarınca çalışmaya başlayan personele emekli oluncaya kadar çalışma garantisi getirilmekte ancak diğer 4/C’li personel bu uygulamanın kapsamı dışında tutulmaktadır.

 

11.  Anayasa Mahkemesinin konu hakkında verdiği kararlara uygun olarak, aday memurların uyarma ve kınama cezaları almaları durumunda memuriyetle ilişkilerinin kesileceğine dair hüküm kaldırılmaktadır.  

 

12.  Türkiye İş Kurumu’nda görev yapan ve bir süre önce kadroya geçirilen İş ve Meslek Danışmanlarının kadroya geçmeleri nedeniyle düşen maaşlarının telafi edilmesi için özel hizmet tazminat oranları %150 olarak yükseltilmektedir

 

13.  Aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezlerinde nöbet uygulamasına geçilmesi nedeniyle burada çalışan sağlık personeli için nöbet karşılığında izin kullandırılmayan memurlar ile sözleşmeli personele, nöbet ücreti ödenmesi öngörülmektedir. Ancak aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde ayda 60, diğer yerlerde ayda 130 saatten fazla tutulan nöbetler için ücret ödenmeyecektir. Yabancı uyruklu doktorlara da nöbet ücreti ödenmesi hükme bağlanmaktadır.

 

14.  İş yoğunluğu diğer mahkemelere göre daha fazla olan mahkemelerde görev yapan personelin en fazla %10’una aylık 50; yıllık toplam 300 saati geçmemek üzere fazla mesai ücreti ödenmesi öngörülmektedir.

 

15.  2014 yılı içinde 35.000 yeni öğretmen ataması yapılması hükme bağlanmaktadır.

 

16.  Öğretmenlerin hizmet sürelerine veya isteğe bağlı il içi veya il dışı yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirlenmesi öngörülmektedir. Aday öğretmenliğe atanmak için daha önce Bakanlık ve ÖSYM’nin tarafından yapılan sınavın Bakanlık veya ÖSYM tarafından yapılabileceği, aday öğretmenlerin öğretmenliğe atanması için yazılı ve sözlü sınav şartının yerine yazılı veya sözlü sınav şartı getirileceği belirtilmektedir.Bu şekilde, sınavların ÖSYM bünyesinden çıkartılarak yalnızca Bakanlık tarafından yapılabilmesinin önü açılmaktadır

 

17.  Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü çalışanları aleyhine başlatılacak rücu işlemlerine zaman aşımı getirilmekte, bu süre ödeme tarihinden itibaren 2 yıl, zarara yol açan işlem tarihinden itibaren 10 yıl olarak belirlenmektedir.

 

18.  Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yurt dışı teşkilatlarında görev yapan din hizmetleri koordinatörlerine diplomatik pasaport, 1. dereceden emekli olan belediye başkanlarına yeşil pasaport verilmesi öngörülmektedir.    

 

19.  Harcırah Kanununda yapılan değişiklik ile memuriyet mahalli tanımlanmaktadır. Buna göre “Memuriyet mahalli: Memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu şehir ve kasabaların belediye sınırları içinde bulunan mahaller ile bu mahallerin dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu şehir ve kasabaların devamı niteliğinde bulunup belediye hizmetlerinin götürüldüğü, büyükşehir belediyelerinin olduğu illerde ise il mülki sınırları içinde kalmak kaydıyla memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu ilçe belediye sınırları içinde kalan ve yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz eden yerler ile belediye sınırları dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu yerlerin devamı niteliğindeki mahaller ve kurumlarınca sağlanan taşıt araçları ile gidilip gelinebilen yerleri” olarak tanımlanmaktadır.

 

20.  Din İşleri Yüksek Kurulu üyeliğine atanacaklardan, yirmi dört adayı tespit etmekle görevli Aday Tespit Kurulu üyelerinin seçimine ilişkin hususlar yeniden düzenlenmektedir.

 

21.  Daire başkanı ve üstü unvanları ile sivil memurlar hariç kolluk kuvvetlerinin idarenin keyfi kararlarıyla işlerine son verilmesi, görevlerinin ve/veya görev yerlerinin değiştirilmesi yoluyla memurların güvencesi yok edilmekte, idarenin usulsüz işlemleriyle ilgili olarak alınacak yargı kararlarının 2 yıl boyunca uygulanmayacağı hükme bağlanmaktadır. Ayrıca iki yıl sonunda mahkeme kararını uygulamayan yönetici hakkında ceza soruşturulması açılması engellenmektedir.

 

22.  Başbakanlık’ta 380 adet Sektörel İzleme ve Değerlendirme Raportörü kadrosu ihdas edilmekte ve buların özlük hakları düzenlenmektedir.

 

23.  Özelleştirme nedeniyle araştırmacı kadrosuna atanan mimar, mühendis gibi kamu görevlilerinin istekleri halinde öğrenim durumları itibariyle ihraz etmiş oldukları unvanlara atanmaları sağlanmaktadır.

 

24.  Meralar yapılaşmaya açılmaktadır.

 

25. Gelir İdaresi Başkanlığı’nda grup başkanı, daire başkanı veya taşra teşkilatında vergi dairesi başkanı kadrolarında toplam en az üç yıl görev yapmış olanların, atama tarihi itibarıyla fiilen bu görevlerde bulunmaları şartıyla Devlet Gelir Uzmanı kadrosuna atanabilmeleri sağlanmaktadır.

 

26.  Nöbetçi memurluğu uygulanmasına ilişkin 711 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmaktadır. 

Perşembe, 18 Eylül 2014 13:58 tarihinde güncellendi
 
TAPUMUZU ALDIK, HAYIRLI OLSUN PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Perşembe, 18 Eylül 2014 13:43

Genel Merkezimizin tapu işlemleri tamamlanark yeni binamızın tapusunu aldık.  Tüm teşkilatımıza ve üyelirimize hayırlı olsun

 
GENEL BAŞKANIMIZ BU AKŞAM "SÖZ HAKKI"NDA PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Salı, 16 Eylül 2014 15:01

Genel Başkanımız Necati Alsancak bugün (16 Eylül Salı)  saat 19.00'da Bengü Türk TV'de  Gökhan Altunkaş'ın sunacağı söz hakkı programına katılacaktır. Genel Başkanımız programda yürürlüğe giren torba yasayı ve çalışanların sorunlarını değerlendirecektir

 
ÇSB Müsteşarı Öztürk: Sorunları Değerlendireceğim. PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Salı, 16 Eylül 2014 14:36

Genel Başkanımız Necati Alsancak ve Genel Başkan Yardımcımız Salih Demir Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk’ü ziyaret ettiler. Yapılan ziyarette Genel Başkanımız tarafından Seyyar Görev tazminatları ve Bazı memurların istekleri dışında geçici görevlendirilmeleri konusunda yaşanan sıkıntılar dile getirildi. Çalışanların sorunlarının çözülmesi talep edildi.

Müsteşar Öztürk  ise ziyaretten memnuniyet duyduğunu belirterek söz konusu sorunları değerlendireceğini kaydetti

 
Sosyal Denge Tazminatlarında Bir Müjdede Rize’den PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Salı, 16 Eylül 2014 14:29

Türk İmar-Sen Afad çalışanlarının sorunlarını çözmeye devam ediyor. Son olarak Rize İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü çalışanlarının sosyal denge tazminatı almaları için dava açılmıştı. Davaya kazanmamız neticesinde çalışanlar sosyal denge tazminatlarını aldılar.  Çalışanlar sendikamıza gösterdiği mücadeleden dolayı teşekkür ettiler

 
BU TAKSİMİ KURT YAPMAZ KUZULARA ŞAH OLSA PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Pazartesi, 15 Eylül 2014 05:51

AKP, kamu görevlilerinin sorunlarına kör bakan uygulamalarını ısrarla sürdürmektedir. Milyonlarca memur, artan enflasyon karşısında korumasız bırakılmış, 123 TL zamla bütün bir yılı geçirmek zorunda kalmışken, yapılan açıklamaya göre hakim ve savcıların maaşlarına 1155 TL seyyanen zam yapılırken 2005-2013 yılları arasında çeşitli disiplin cezasına çarptırılan 1500 hakim ve savcıya da af getirilecektir.

Hâkim ve savcılarımızın maaşlarının yükseltilmesi ve sicil affı hakkı kazanması elbette hepimizin arzusudur. Ancak talebimiz, bütün kamu görevlilerinin ekonomik sorunlarının çözülmesi ve memurlara sicil affı getirilmesi yönündedir. Böyle bir açıklamanın HSYK seçimleri öncesine getirilmesi ise ayrıca manidardır. Çalışmada önce adalet çalışanlarının bir bütün olarak görülmesi, ardından da tüm memurların özellikle 2014 yılında yaşadıkları ekonomik hak kayıplarının ele alınıp değerlendirilmesi gerekirken, yalnızca bir kesimin sorunlarına eğilmek, doğru bir yaklaşım değildir. Böyle bir durumda neden Adalet çalışanlarının tamamına maaş zammı yapılmadığı açıklanmalıdır.

Hatırlanacağı gibi, memurlara enflasyon farkı ödenmesi talebimiz “Toplu sözleşme hükümlerinin dışına çıkamayız” gerekçesiyle geri çevrilmiştirDemek ki istenildiğinde toplu sözleşme hükümlerinin dışına çıkılabilinmektedir. Bu durumda tüm kamu görevlilerinin maaş ve sicil affı sorununu çözecek bir çalışma yapılması için iktidarın kaçacak yeri kalmamıştır.  

Maaş düzenlemesinin sınırlı kalması halinde bir tarafta enflasyon farkı hakkı gasp edilen memurlar inim inim inlerken, diğer tarafta eşit işe eşit ücret sağladığı iddia edilen 666 sayılı KHK ile oluşturulan adaletsiz sistem biraz daha bozulacak, Adalet Bakanlığı bünyesinde maaş makası daha da açılacaktır.

Memurlar eriyen maaşlarının telafisini istemektedir. Nöbet ücretlerinin artması, fazla mesai ödemesinin yeniden uygulanması, ek ders ücretlerinin yükseltilmesi gerekmektedir. Memurlara, akademisyenlere, araştırma görevlilerine, 4/C’lilere, yardımcı hizmetlilere verilen sözler tutulmamıştır. 2005 yılından sonra göreve başlayan memurlar ilave bir derece beklemektedir

Bu zam kararı, bütün memurları kapsayacak şekilde genişletilmeli, kamu görevlilerinin dağ gibi biriken sıkıntıları görmezden gelinmemeli, verilen sözler unutulmamalı ve memurları mutlu edecek bir çalışmaya imza atılmalıdır. Sicil, disiplin affı bütün memurları ilgilendirmekte ve Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantılarında kabul edilen konular arasında yer almaktadır. Hâkim ve savcılara sicil affı getirilirken diğer kamu görevlileri bir köşeye atılmamalıdır. Yıllardan beri memurların hakları konusunda verilen sözler tutulmaz, vaatler yerine getirilmezken, tüm memurların beklentisi olan ek zam ve sicil affı konusunda yalnızca bir kesime yönelik bir düzenleme yapılması büyük bir eksiklik olacaktır.  Yaklaşık 20 milyon kişiyi 123 TL zam ile geçinmek zorunda bırakıp, HSYK seçimleri öncesinde yalnızca hâkim ve savcılara yönelik iyileştirme yaklaşımı, sosyal devlet, sosyal adalet ve anayasanın eşitlik ilkesine ihanettir.   

Memurları koca bir yıl boyunca 123 TL’ye mahkûm eden anlayış, bir kalemde hâkim ve savcılara bu paranın tam 9,4 katını yani 1155 TL gibi bir artışı gerçekleştirmeyi vaat ederken, HSYK seçimlerinde oy kullanamayacak olan diğer Adalet çalışanlarını ve tüm memurları yok saymaktadır. Necip Fazıl Kısakürek'in dizelerindeki gibi; “Allah’ın on pulunu bekleyedursun on kul/Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul” taksimini yapanlara, bu adaletsizliğe destek verenlere, bu gerçeği hâlâ görmeyen gözlere, duymayan kulaklara yazıklar olsun.

Eğer sorunlar, seçimden seçime çözülecekse 2 milyon 600 bin memur, 1 milyon 800 emekli ve bunların aileleri de 2015 Genel Seçimlerinde oy kullanacaktır. Bugün unutulan türlü yöntemlerle susturulan memur ve emeklilerimizin de konuşacağı günler yakındır. Türkiye Kamu-Sen, yapılan bu adaletsizliği asla unutmayacak, unutulmasına da müsaade etmeyecektir.      

 
AFAD BAŞKANINI ZİYARET ETTİK PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cumartesi, 06 Eylül 2014 09:31

AFAD BAŞKANINI ZİYARET ETTİK

Genel Başkanımız Necati ALSANCAK ve Genel Başkan Yardımcımız Salih DEMİR Ankara 3 Nolu Şube Başkanımız Ali Can bey ve Şube Yönetim Kurulu üyesi  Turgay ÇAKIR Afet ve Acil Durum Başkanı Sayın Fuat OKTAY beyi makamında ziyaret ettiler. Ziyarette Genel Başkanımız tarafından çalışanların sorunları iletildi.

Ziyarette AFAD Çalıştayında alınan kararlar dışında ayrıca,

·         Başkanlıkta ve illerde  teknisyen kadrosunda görev yapan teknikerler için kadro ihdas edilmesi

·         Çalışma saatleri dışında görev yapan personele çalışma saatine uygun olarak izin verilmesi

·         Personelin başka işlerde çalıştırılmasının önüne geçilmesi

·         Bazı teknisyenlere ödenmeyen tazminatları ödenmesi

·         Kıyafetlerin yedekleri ile birlikte yenilenmesinin bir an önce gerçekleştirilmesi

·         Bazı görevlerde 50 yaş sınırın yeniden değerlendirilmesi

·         Geçici görevlendirmelerde 10 günü asmayacak şekilde düzenleme yapılması

·         AFAD Çalışanları ve özellikle öğretmenler için görev tanımı yapılması ve görevde yükselme konusunda yönetmelik hazırlanması

·         AFAD malzemelerinin amaç dışı kullanımını engellenmesi

·         Nöbet sisteminin Adil bir şekilde düzenlenmesi

·         İcapçı nöbetçilerin izin sürelerinin ayarlanması

·         Kurum personelinin başka kurumlara görevlendirilmesinin engellenmesi

·         Aday memurlara mobbingin engellenmesi

·         Öğretmenlerin sorunlarının çözülmesi

Cumartesi, 06 Eylül 2014 10:18 tarihinde güncellendi
 
GENEL BAŞKANIMIZ TÜRK TİME DERGİSİNE KONUŞTU PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cuma, 05 Eylül 2014 13:36

Genel Başkanımız Necati Alsancak Türk Time Dergisine bir röportaj verdi. Genel Başkanımız röportajında Türk İmar-Sen'in sendikal çalışmalarını, sendikal hayatta esas aldığı ilkeleri ve çalışanları sorunları ve çalışma hayatı ile ilgili değrelendirmelerde bulundu

 
HİZMET SÖZLEŞMELERİNDE ÜCRETLER YER ALMALI PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cuma, 05 Eylül 2014 13:32

İLBANK A.Ş'de gödev yapan personellerin imzalamaları için tanzim edilen hizmet sözleşmelerinde ücretlerin yer almaması üzerine sendikamız tarafından İLBANK A.Ş'ye bir başvuru yapıldı.

Başvuruda çalışanların imzalamaları istenen hizmet sözleşmesinde hangi ünvanların ne kadar ücret alacağına dair açık bir hükmün yer almadığı belirtildi. Söz konusu durumun tereddütlere neden olduğu belirtilerek açıklığa kavuşturulması istendi


Cuma, 05 Eylül 2014 15:01 tarihinde güncellendi
 
YENİ HÜKÜMETİN OMUZLARINDA HAYATİ SORUMLULUKLAR BULUNMAKTADIR PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Çarşamba, 03 Eylül 2014 15:06

Türkiye Cumhuriyeti’nin 12. Cumhurbaşkanı’nın belirlenmesinin ardından yeni hükümet de Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak görevine başlamıştır. Öncelikli olarak milletimize hizmet etme şerefine erişmiş bulunan yeni Hükümet üyelerini ve yeni Cumhurbaşkanını tebrik eder, görevleri boyunca yapılacak çalışmaların vatanımıza, milletimize ve devletimize hayırlar getirmesini temenni ederim

Bu süreçte toplumsal ayrışmalara mahal verilmemesi, toplum içinde gerilim yaratacak tartışmalardan uzak durulması, toplumun hiçbir kesiminin ötekileştirilmeden, yandaş-yandaş olmayan gibi ayrımcılığa gidilmeden, Türk milletinin bir bütün olarak görülmesi ve kucaklanması yeni hükümetten en büyük beklentimizdir.

Ülkemizin önünde bulunan ekonomik, sosyal ve siyasal sorunların bütüncül bir biçimde ele alınarak, sorunların ötelenmeden derhal çözümüne gidilmesi gerekmektedir. Komşu ülkelerde ortaya çıkan karışıklıkların ülkemize sıçramaması için mücadele edilmesi, özellikle teröristlerin elinde aylardır esir tutulan konsolosluk çalışanlarımızın sağ salim özgürlüklerine kavuşturulması, öncelikli olarak ele alınması gereken konuların başında yer almaktadır.

Bu dönemde milli ve manevi hassasiyetlerimiz göz önünde bulundurularak, üniter yapımıza ve devletin temel niteliklerine dokunulmadan, terör örgütü ve yandaşlarının değil; milletimizin, gazilerimizin ve şehit yakınlarımızın taleplerinin dikkate alınmasını arzu etmekteyiz.

Geride bıraktığımız dönemde gerek adaleti dağıtan mahkemelerin gerekse kamu idaresinde bulunan yöneticilerin hakkaniyetten uzak, kanun, nizam tanımayan uygulamalarına şahit olunmuş, vatandaşlarımızın devletin erdemine, vatandaşların korunmasına ve kanun önünde eşitlik ilkesi çerçevesinde hareket edildiğine dair inancı büyük ölçüde kaybolmuştur. Adaletin sağlanmadığı yerde herkes kendi adaletini kendisi sağlama peşine düşmüş, kanun dışı işlemler, suç işleme oranları ve suçlu sayısında büyük bir artış yaşanmıştır. Kanunların herkes için aynı şekilde uygulanması, kanun önünde imtiyazlı kesim yaratılmaması Devletimizin bekası için vazgeçilmez şartların başında gelmektedir. “Devletin temeli adalettir.” gerçeğinden yola çıkarak ülkemizdeki güçler ayrılığı ilkesine riayet edilmesi, yasama, yürütme ve yargının birbirlerinin görev alanlarına müdahalesinin önüne geçilmesi gerekmektedir. Bunun için başta hükümet üyeleri olmak üzere gerek mahkemelerin gerekse kamu idaresinde bulunan tüm yöneticilerin hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde kanunlara bağlı kalması ve son yıllarda milletimiz nezdinde zedelenen adalet inancının yeniden inşası devletimizin geleceği, toplumun huzur ve barışı için olmazsa olmazdır.

Bunun yanında idarenin tarafsızlığını kaybettiği, kamu kurumlarında kadrolaşmanın had safhaya ulaştığı görülmektedir. Memurların, üye oldukları sendikalardan istifa ettirilip yandaş sendikalara zorla üye yapıldığı uluslar arası belgelerle dahi ispatlanmış, kurumların idaresi yöneticilerden çok, yandaş diye tabir edilen bu sözde sendikalara devredilmiştir. Çalışanların üye oldukları sendikalara göre değerlendirildiği, devlet ciddiyetinin kalmadığı, vatandaşın ötekileştirildiği, demokrasinin en temel kurumu olan muhalefetin susturulduğu, iktidar karşıtı düşünce sahiplerinin linç edildiği ortamda kurumlarda alınan kararların tarafsızlıktan uzak, yetkisiz kimselere devredilmesi kabul edilemez bir durumdur. Bütün bu uygulamalar Devletimizin temelini kökünden sarsmakta; adeta bir korku imparatorluğu yaratılmaktadır. Çalışma barışının bozulması, çalışanlar arasında rekabet ve husumet yaratılması, adil olmayan uygulamalarla ayrıcalıklı bir kesim oluşturulmasının devamı halinde devlet mekanizmasında onarılamaz yaralar açılacağı aşikârdır.

Yaşanan aksaklıkların giderilmesi, toplumun ve çalışma yaşamının her kademesinde adaletin yeniden hâkim kılınmasından geçmektedirBunun için ise başta kamu görevlilerinin görevde yükselme, tayin, atama, yer değiştirme, terfi gibi işlemlerinde ayrımcılıktan, haksızlıktan ve objektif olmayan değerlendirmelerden kaçınılmalı; herkesin kabul edeceği, hakkaniyete dayalı, tarafsız bir sistem getirilmelidir. Bu bakımdan özellikle kamu kurumlarında atamalarda, terfilerde, yer değiştirmelerde adalet terazisinin bozulmaması, son yıllarda ayaklar altına alınan liyakat ilkesinden geri adım atılmaması zorunludur. Kamuda yönetici pozisyonuna getirilecek memurların ayrımcılıkla, kayırmayla, ideolojik görüş esas alınarak belirlenmesine son verilmeli, yönetici atamalarında eğitim düzeyi, liyakat, kariyer, kişilik, verimlilik, başarı gibi unsurlar dikkate alınmalıdır.

Devlet, aile birliğinin korunması ile mükelleftir. Yer değiştirmelerde ve kamu görevlilerinin atanmalarında ailelerin bir birinden ayrılmaması için gerekli özen gösterilmeli, kamu görevlileri için adil, şeffaf ve objektif bir atama ve yer değiştirme yönetmeliği hazırlanmalıdır.

Kamuda kişiye bağlı uygulamalarla alt üst olmuş bulunan idari yapı bir an önce düzeltilmeli, demokrasinin temel ilkelerine aykırı yasal düzenlemelerle kurumların kapatılmasına, yöneticilerin keyfi nedenlerle görevden alınmalarına, iktidarla aynı düşünceyi paylaşmayan kamu görevlilerinin oradan oraya savrulmasına ve kamu görevlileri lehine alınmış olan mahkeme kararlarının geciktirilmesi girişimlerine derhal son verilmelidirBu bakımdan kamu kurum ve kuruluşlarında çalıştırılan kamu personelinin kazanılmış özlük, mali ve sosyal haklarının korunması, kamuda yeni adaletsizlik ve ayrımcılığa mahal verecek hukuk dışı uygulamalardan kaçınılması konusunda azami özenin gösterilmesi gerekmektedir. Ayrıca kamu çalışma ilkelerine uymayan, taşeronlaşmaya ve esnek, düzensiz ve güvencesiz bir çalışma ortamı yaratan sözleşmeli personel çalıştırılması uygulamasına son verilerek, tüm sözleşmeli ve geçici personel istisnasız olarak kadroya geçirilmeli, bundan sonra kamuda kadrolu istihdam dışında personel alımı yapılmamalıdır.

Son yıllarda memur, işçi ve emeklilerimizin maaşları reel olarak erimiş; ekonomik büyümeye rağmen işsizlik artmıştır. Bu da ülkemizde gelir dağılımında adaletin bozulmasına, zenginin daha zengin; fakirin daha fakir olduğu, yoksulluğun arttığı bir sosyal yapının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Özellikle 2013 yılında gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinde kamu görevlilerimizin ve bunların emeklilerinin enflasyon farkı hakkının gasp edilmiş olması, vatandaşlarımızın elde ettiği gelirin reel alamda azalmasına ve var olan hakların geriletilmesine neden olmuştur.  Bu bakımdan yeni dönemde, var olan hakların gasp edilmeyeceği, çalışanlara yeni haklar kazandırılacağı, sosyal devlet uygulamalarının artırılacağı, çalışan ve emekli kesimin milli gelirden daha fazla pay alacağı, istihdam odaklı ekonomi politikalarının benimsenmesi esas olmalıdır.

Bununla birlikte, 2010 yılında gerçekleştirilen Anayasa referandumu ile memurların toplu sözleşme hakkı anayasal güvence altına alınmış olmasına rağmen uygulamada ortaya çıkan aksaklıklar ve Kanundan kaynaklı eksiklikler göze çarpmakta, gerçek anlamda toplu sözleşme sisteminin hayata geçirilmesi mümkün olmamaktadır.  Uluslar arası sözleşmelerde ve evrensel ilkelerde sendika hakkı ile ayrılmaz bir bütün olarak görülen grev hakkı, memurlar için yok sayılmaktadır. Bu dönemde yeni hükümet, mutlak surette gerçek anlamda toplu sözleşme ve eksik bırakılan grev hakkı düzenlemelerini ele alarak ILO standartlarına uygun, adil, eşitlikçi ve katılımcı bir çalışma hayatı için gerekli yasal ve anayasal altyapıyı hazırlamalıdır.

İçinde bulunduğumuz zaman ve konjonktür, yeni hükümetin omuzlarına son derece önemli görev ve sorumluluklar yüklemektedir. Tarih adalet terazisini bozanları zalim, adaletten şaşmayanları kahraman olarak yazar. Yeni hükümetin tarih sayfalarında hangi sıfatla yer alacağı da bu konuda takınacağı tutuma bağlıdır.

Dileğimiz 62. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin ülkemizde özlemini duyduğumuz sevgi, barış ve adalet temelinde yükselen demokrasi olgusunu yeniden inşa etmesi, küskünlük, dargınlık ve ayrışmalara son vererek toplumun her kesimine eşit muamele etmesidir.

Perşembe, 04 Eylül 2014 15:17 tarihinde güncellendi
 
KARAYOLLARINDA LOJMANLARIN TAKİPÇİSİYİZ PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Çarşamba, 27 Ağustos 2014 15:21

Türk İmar-Sen Karayollarında lojmanların tahsisi ile ilgili yaşanan mağduriyetlerin önüne geçmek ve hakkaniyeti sağlanmasına yönelik olarak takibimiz sürüyor. Son olarak Sendikamız karayolları 15. Bölge müdürlüğüne bir yazı yazarak lojman tahsislerini sorduk.

Başvurumuzda lojmanların tahsisleri ile ilgili bilgilerin sendikamıza verilmesini talep ettik

 
YANDAŞ SENDİKANIN KANDIRMACASI PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Pazartesi, 25 Ağustos 2014 08:30

Toplu sözleşmede tüm çalışanları enflasyona erdiren, maaşları eriten bir anlaşmaya imza atarak 2014’ü kamu çalışanlarına zehir eden malum sendika, çalışanları mağdur etmeye, onları kandırmaya doymuyor.

Son olarak yandaş sendika Çevre ve Şehircilik Bakanlığı çalışanlarına Lisans tamamlama geliyor diye haber yapmıştı. KİK’te alınan kararı sanki hayata geçmiş uygulama gibi gösteren ve sadece sözde kalarak adeta yok hükmünde olan KİK Kararı ile çalışanların zihinlerini bulandırmaya çalışanların maskesini Bakanlık düşürdü.

Türk İmar-Sen olarak lisans tamamlama konusunda gerçekleri ortaya çıkarmak ve çalışanları doğru bilgilendirmek adına Bakanlığı bir başvuru yaptık.  Bakanlık başvurumuza verdiği cevapta Lisans tamamlama ile ilgili KİK toplantısında alınan kararla ilgili bir çalışma bulunmadığını belirtti.

İŞTE BAKANLIĞIN CEVABI:

 
KARAYOLLARI G.M: “MAAŞ ÇEKİMLERİNDE KOMİSYON ÜCRETİ ALINIYORSA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE BAŞVURUN” PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Pazartesi, 25 Ağustos 2014 07:16

Sendikamız tarafından Karayolları Genel Müdürlüğüne bir başvuru yapılmış,  Yapılan başvuruda Genel Müdürlüğün 

Vakıflar Bankası ile promosyon anlaşması imzaladığı hatırlatılarak Vakıflar Bankasının ATM’sinin bulunmadığı yerlerde

Ziraat Bankası ATM’lerinden çalışanların maaşlarını çektikleri belirtilerek maaşçekiminde komisyon ücreti alındığı 

belirtilerek bu sorunu çözülmesi istenmişti.Başvurumuza Karayolları Genel Müdürlüğünden bir cevap geldi.

Genel Müdürlük verdiği cevapta promosyon anlaşması gereği Vakıflar Bankasının şube veya ATM’sinin olmadığı yerde

Ziraat Bankası Şube veya ATM’sinden maaş çekilmesinde komisyon ücretinin alınmayacağının düzenlediği

bilgisi verildi. Cevapta bu tür şikayetlerin Genel Müdürlüğe de iletildiğinin kaydedilerek komisyon ücreti kesilen

personellerin bilgileriBölge müdürlüğü tarafından Genel müdürlüğe gönderilmesi istendi

Bu bildirim sonucunda muafiyetin sağlanacağı belirtildi

Pazartesi, 25 Ağustos 2014 07:38 tarihinde güncellendi
 
ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANILĞINDA UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAVI PLANLANIYOR PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Perşembe, 21 Ağustos 2014 15:16

Çevre ve Şehircilik Bakanlığında görev yapmakta olan Mesleki ve Teknik Öğrenimi bitiren memurlarla ilgili Unvan Değişikliği Sınavı planlanmaktadır.

 Sınav tarihi ilerleyen günlerde Bakanlık tarafından açıklanacaktır. Türk İmar-Sen olarak yaşanacak yeni gelişmeleri çalışanlarla paylaşacağız

 
Hükümetin Memuru İçin Yeni Adımlar PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Çarşamba, 20 Ağustos 2014 15:08

16 Ağustos tarihinde yayınlanan Resmi Gazetede  yer alan Memurların Yer Değiştirme Atamalarına Dair Yönetmelik değişikliği ile devletin memurluğundan hükümetin memurluğuna dönüştürmenin bir adımı daha atılmıştır.

Söz konusu değişiklikte yer alan düzenlemeye göre hizmet bölgelerdeki süresini tamamlamadan hizmet gereği olarak atama yapılması memurları hükümetin memuru haline getirecektir.

Ayrıca yine bu yönetmelik değişikliği ile hayata geçirilen bir düzenlemeye göre Sağlık mazeretine ilişkin raporlar eğitim ve araştırma veya üniversite hastanelerinden alınabileceği hükme bağlanmıştır.

Bu düzenleme ile sağlık sistemimizdeki diğer hastanelerden rapor veremeyeceklerdir. Her ilde eğitim araştırma veya üniversite hastanesi olmadığı dikkate alındığında da bunun mağduriyete neden olacağı açıktır.

Söz konusu bu hususların yeniden değerlendirilmeli ve yanlıştan dönülmelidir

söz konusu düzenlemenin linki aşağıda yer almaktadır

http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2014/08/20140816.htm&main=http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2014/08/20140816.htm

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 - 21

BAŞKANDAN

 


ETİK HABER

Memurun Yeri Haber

Faydalı Linkler

Kurumlarımız

 

Gazetemiz

Nisan 2010 Gazete