MANŞET HABERLER
Türkiye Kamu-Sen İstişare Toplantısı Yapılacak PDF Yazdır E-posta
Yazar Editör   
Salı, 27 Eylül 2016 08:35


06-09 Ekim 2016 Tarihlerinde Türkiye Kamu-Sen Genişletilmiş İstişare Toplantısı yapılacaktır. toplantıya sendikalarımızın Genel merkez Yönetim Kurulu üyeleri Şube Başkanlarımız ve Şubemizin bulunmadığı illerde görevli İl temsilcilerimiz katılacaklardır.

TOPLANTI GÜNDEMİNE BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ

 
10 ŞEHİDİMİZ VAR PDF Yazdır E-posta
Yazar Editör   
Pazartesi, 26 Eylül 2016 15:01

Terörle mücadele hız kesmeden devam ederken, Mardin ve Şırnak'tan gelen şehit haberleri yürekleri yaktı.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, şehitlerimize yüce Allah'tan rahmet dilerken, "Türk milletinin geleceği için kol kola girmek ve önümüze bakmak gerekir. Tüm dert ve belaların üstesinden ancak el ele vererek gelebiliriz" dedi.

Genel Başkan Koncuk;

"Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Terörle mücadele kökü kazınana kadar sürmelidir. Şehitlerimizin kanı yerde kalmamalıdır.

Birlik ve beraberlikte her alanda samimiyet olmalıdır. Türkiye tüm dert ve belaların üstesinden ancak el ele vererek gelebilir. Başka yol yok.

Türkiye ve Türk Milletinin geleceği için kola kola girmek ve önümüze bakmak zorundayız. Bunun için herkes üzerine düşeni yapmak zorundadır.

Birlik ve beraberlik kuru bir sözün çok ötesinde bir anlayışı gerektirir. Bunun için külfette olduğu kadar nimette de birlik esastır.

Ayrımcılık yapan, benim adamım anlayışından vazgeçmeyenlere fırsat verilerek gerçek birlik sağlanamaz. Egoizm birlik kavramının düşmanıdır.

Tekrar Mardin ve Şırnak'ta şehit olan askerlerimize yüce Allah'tan rahmet, aileleri, yakınları ve Türk milletine baş sağlığı diliyor, yaralı askerlerimize acil şifalar temenni ediyorum" dedi.

 
TÜRKİYE KAMU-SEN ANKETİNDEN ÇARPICI SONUÇ: 15 TEMMUZ KAMU GÖREVLİLERİNİ VURDU PDF Yazdır E-posta
Yazar Editör   
Pazartesi, 26 Eylül 2016 14:52

 

15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından ülkemizdeki bütün kurum ve kuruluşların terör örgütlerinden arındırılması amacıyla bir takım tedbirler yürürlüğe girdi. Bu doğrultuda 100 binin üzerinde kamu görevlisi açığa alınırken 60 binden fazla kamu çalışanı meslekten ihraç edildi, bir kısmı ise gözaltına alındı. Birçok kamu görevlisinin FETÖ ile hiçbir bağı olmadığı halde asılsız ihbarlar yoluyla açığa alındığı ya da ihraç edildiği yönünde şikâyetler ortaya çıkarken diğer taraftan kamu kurum ve kuruluşlarında büyük bir huzursuzluk yaşandığı, kamu görevlilerinin yaşanan belirsizlik nedeniyle büyük bir panik içinde olduğu, birçoğunun emekli olmaya hazırlandığı gözlendi.    

Anket 7 bin 254 Kamu Görevlisi İle Gerçekleştirildi

15 Temmuz darbe teşebbüsü dolayısıyla alınan tedbirlerden en çok etkilenen kesim hiç şüphesiz kamu görevlileri oldu. Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezi, 15 Temmuz sonrası alınan tedbirlerin kamu görevlileri üzerindeki etkisini araştırmak üzere tüm ülke genelinde geniş çaplı bir anket gerçekleştirerek, kamu görevlilerinin gelişmeler hakkındaki düşüncelerini sordu.  Konfederasyon Ar-Ge Merkezi’nin 7 bin 254 kamu görevlisi üzerinde gerçekleştirdiği ankette son derece çarpıcı sonuçlara ulaşıldı.

Her 10 Çalışanın 9’unun Mesai Arkadaşı Açığa Alındı Ya Da İhraç Edildi; Memurun İş Yükü Arttı

Ankette kamu görevlilerinin yüzde 89,9’unun bu süreçte en az bir mesai arkadaşının açığa alma ya da ihraç işlemi ile karşı karşıya kaldığı görüldü.

Ankete katılan kamu görevlilerinin yüzde 70,6’sı açığa alma ya da ihraç edilen arkadaşları nedeniyle daha fazla iş yükü ile karşı karşıya kaldıklarını ifade etti. Bu süreçte iş yükünün artmadığını belirtenlerin oranı ise yüzde 29,4 olarak belirlendi.

Memurlar Görevden Alınan Mesai Arkadaşlarının Gerçekten Örgüt Üyesi Olduğunu Düşünmüyor

Ankette ortaya çıkan en dikkat çekici sonuçlardan bir tanesi, kamu görevlilerinin mesai arkadaşlarının gerçekten terör örgütü üyesi olduğuna inanmadıkları şeklinde ortaya çıktı.  “Açığa alınan/ihraç edilen mesai arkadaşınızın gerçekten örgüt üyesi olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusuna “Evet” diyenlerin oran yalnızca yüzde 7,1 olurken, arkadaşlarının gerçekten örgüt üyesi olduğunu düşünmeyenlerin oranı yüzde 92,9 oldu.

Açığa Alma ve İhraçlarda Adalet Yok

Bu sonuçlara paralel olarak kamudaki açığa alma ve ihraç işlemlerinin adil bir şekilde gerçekleştiğine inananların oranı yalnızca yüzde 2,4’te kalırken ankete katılan kamu görevlilerinin 97,9’u yaptırım uygulananlar arasında örgütle hiçbir ilgisi bulunmayan masum kamu görevlilerinin bulunduğuna inandıklarını belirtti.

Memur Örgüt Yapılanmasının Tamamen Yok Edileceğine İnanmıyor

Bununla birlikte kamu görevlilerinin, ihraçlara rağmen kamudaki her türlü yasadışı yapılanmanın bertaraf edileceğine dair inançlarının oldukça düşük olduğu gözlendi. Ankete katılan kamu görevlilerinin yalnızca yüzde 6,1’i bu tedbirlerin kamudaki örgüt yapılanmasını tamamen yok edeceğini düşünürken, yüzde 93,9’unun ise alınan tedbirlere rağmen kamudaki örgüt yapılanmasının tam olarak bertaraf edileceğine inanmadığı ortaya çıktı.

Açığa Alma ve İhraçlar Nedeniyle Hizmet Kalitesinde Düşüşler Oldu

Bütün bu uygulamalar ve kamu görevlileri üzerinde oluşan baskı sonucunda memurların %85,9’u bu süreçte bireysel performanslarının düştüğünü ve hizmet kalitelerinin olumsuz yönde etkilendiğini belirtirken, %86,2’si de görev yaptığı kurumun hizmetlerinde aksamalar olduğunu ifade etti.

Memurlar “Böyle Giderse Sıra Bir Gün Bana Da Gelecek” Endişesi Taşıyor

Kamu görevlilerinin uygulanan açığa alma ve ihraç işlemleri nedeniyle büyük rahatsızlık yaşadıkları ise ankette ortaya çıkan bir başka çarpıcı detay oldu. Buna göre ankete katılan memurların yüzde 92,4’ü bu uygulamalardan olumsuz yönde etkilendiğini belirtirken yüzde 81,6’sı ise “Böyle giderse bir gün sıra bana da gelecek” endişesi taşıdığını ifade etti.      

Bu Süreçte Her 3 Memurdan 1’i Tehdit Edildi

Ankete katılan memurların yüzde 35,3’ü bu süreç kullanılarak çeşitli kaynaklardan tehdit aldıklarını belirtti. Tehditle karşılaşmadığını ifade edenlerin oranı ise yüzde 64,7 olarak belirlendi.

Memurların Yarısından Fazlası Süreç Nedeniyle Emekli Olmayı Düşünüyor

Açığa alma, ihraç, tehdit ve baskılara bağlı olarak kamuda büyük bir huzursuzluk yaşandığı, bu yaşananlar nedeniyle memurların %54’ünün işten ayrılmayı veya emekli olmayı düşündüğü ortaya çıktı. Bu süreçte yaşananlar nedeniyle işten ayrılmayı ya da emekli olmayı düşünüyor musunuz? Sorusuna, ankete katılanların yüzde 54’ü “Evet” cevabı verirken “Hayır” diyenlerin oranı yüzde 46’da kaldı.

Memurlar Korku ve Endişe İçinde  

Kamuda alınan tedbirler nedeniyle kamu görevlilerinin duyduğu korku ve endişe anketin cevaplanması esnasında da ortaya çıktı. Ankete giren toplam kişi sayısı 60 bin dolaylarında iken, cevaplayan kişi sayısı 7 bin 254 ile sınırlı kaldı. Hal böyle olunca anket sorularının cevaplanma oranı yalnızca yüzde 13,8 oldu. Bir başka ifade ile kendisine soru yöneltilen her 7 kişiden 6’sı çekincelerinden dolayı ankete cevap vermedi. Bununla birlikte anket sorularını cevaplayanların yüzde 73,4’ü de bu anketi doldururken içinden geçilen hassas süreç nedeniyle tereddüt ve tedirginlik yaşadığını ifade etti.

GENEL BAŞKAN İSMAİL KONCUK: OLAĞANÜSTÜ HAL DEĞİL OLAĞAN HALE DÖNMEK ZORUNDAYIZ

Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezi’nin yaptığı ankete ilişkin görüşlerini açıklayan Genel Başkan İsmail Koncuk, “Anket sonuçları bizim tahminlerimizin de ötesinde bir vahameti ortaya koymaktadır” dedi. Koncuk şunları söyledi: “15 Temmuz sonrasında yaşananlardan doğrudan etkilenen kesim olan kamu görevlilerinin içinde bulundukları durumun incelenmesi açısından bu anket son derece önemli ve dikkate alınması gereken sonuçlar içermektedir.

15 Temmuz sonrasında alınan tedbirlerin özellikle kamu görevlileri üzerinde büyük bir baskı oluşturduğu açıktır. Bu anket ise bu baskının yarattığı huzursuzluğun herkesin tahmininin üzerinde olduğunu göstermiştir.

Hiç kimsenin terör örgütleri ile mücadeleye “Hayır” demek gibi bir ihanet içerisinde olamayacağı açıktır. Türkiye’nin son derece zor ve kritik bir dönemeçte olduğu bu günlerde, en çok ihtiyaç duyduğumuz olgu ise adalet ve güvendir. Ne yazık ki, terör örgütü ile mücadele esnasında ve bunun öncesindeki ihanet sürecinde yaşananlar, vatandaşlarımızın adalete olan inancını, mahkemelere olan güvenini kaybetmesine neden olmuştur.

Bizleri terör belasından kurtaracak olan; yetkililerin bir sarraf hassasiyetinde suçlu ile suçsuzu ayırt etmesi ve bu süreçte bir tek masumun bile zarar görmesinin önüne geçmesi zorunluluğudur.

Ankette çıkan sonuçlara göre, her üç memurdan birinin tehdit edildiği, yüzde 54’ünün imkânı olması durumunda işten ayrılmayı düşündüğü, hatta anketi cevaplarken bile büyük bir endişe taşıdığı görülmüştür. Bu durum kabul edilemez ve sürdürülemez bir süreci işaret etmektedir. Terörle mücadele edeyim derken, vatandaşların yüreğine korku ve endişe salmak, bu mücadeleyi sekteye uğratacaktır.

Bu bakımdan, hukuk devleti ilkelerinden çıkmadan, yargısız infaz yoluna başvurmadan, asılsız ihbarları dikkate almadan ve bu işi bir cadı avına dönüştürmeden terörle mücadelemizi yürütmek durumundayız. Yapılan her işlemin kamu vicdanında sorgulandığı bu dönemde,  kamu görevlileri anketimize verdikleri cevaplarla kurunun yanında yaşın da yandığını, bazı kendini bilmezlerin süreçten faydalanarak kamu görevlilerini sindirmeye, korkutmaya ve bu karmaşadan rant devşirmeye çalıştığını açık yüreklilikle ortaya koymuşlardır.

OHAL süreci, özellikle kamu görevlileri üzerindeki baskının sürmesine ve kamu hizmetlerinin aksamasına yol açacak nitelikleri içinde barındırmaktadır. Bu nedenle ihtiyacımız olan OHAL değil bir an önce OLAĞAN HAL’e geçerek, terör belasının ülkemizi soktuğu bu gerilimli süreçten çıkmak ve kamu görevlilerini rahatlatacak, onlara güven verecek adımlar atmaktır.”   

İŞTE ANKET SORULARI VE ÇARPICI SONUÇLAR

1-Bu süreçte açığa alınan/ihraç edilen mesai arkadaşınız oldu mu?

  1. Evet              %89,9
  2. Hayır             %10,1

2-Cevabınız “Evet” ise, bu durum iş yükünüzü arttırdı mı?

  1. Evet              %70,6
  2. Hayır             %29,4

3-Açığa alınan/ihraç edilen mesai arkadaşınızın gerçekten örgüt üyesi olduğunu düşünüyor musunuz?

  1. Evet              %7,1
  2. Hayır             %92,9

4-Açığa alma/ ihraç etme uygulamalarının kamudaki her türlü yasadışı yapılanmayı bertaraf edeceğine inanıyor musunuz?

  1. Evet              %6,1
  2. Hayır             %93,9

5-Açığa alma/ihraç etme uygulamaları, üzerinizde olumsuz bir etki yarattı mı?

  1. Evet              %92,4
  2. Hayır             %7,6

6-İşyerinizde, “Böyle giderse bir gün sıra bana da gelecek” endişesi taşıyor musunuz?

  1. Evet              %81,6
  2. Hayır             %18,4

7-Bütün açığa alma/ihraç etme uygulamalarının adil bir şekilde gerçekleştiğine inanıyor musunuz?    

  1. Evet              %2,4
  2. Hayır             %97,6

8-Açığa alınan/ ihraç edilenler arasında örgütle hiçbir ilgisi olmayan masum kamu görevlilerinin de bulunduğunu düşünüyor musunuz?

  1. Evet              %97,9
  2. Hayır             %2,1

9-Bu süreci kullanarak herhangi bir kaynaktan tehdit/ baskı gördünüz mü?

  1. Evet              %35,3
  2. Hayır             %64,7

10-Yaşananlar bireysel olarak çalışma azminizi, hizmet kalitenizi olumsuz yönde etkiledi mi?

  1. Evet              %85,9
  2. Hayır             %14,1

11-Açığa alma/ihraç etme uygulamaları, sizce görev yaptığınız kurumun hizmetlerinin aksamasına ya da hizmet kalitesinin düşmesine yol açtı mı?

  1. Evet              %86,3
  2. Hayır             %13,7

12-Yaşananlardan etkilenerek işten ayrılmayı ya da emekli olmayı düşündünüz mü?

  1. Evet              %53,9
  2. Hayır             %46,1

13-Bu süreçte, Türkiye Kamu-Sen’in kamu görevlilerine yaklaşımını olumlu buluyor musunuz?

  1. Evet              %90,0
  2. Hayır             %10,0

14-Bu süreçte, diğer konfederasyonların kamu görevlilerine yaklaşımını olumlu buluyor musunuz?

  1. Evet              %11,5
  2. Hayır             %88,5

15-Bu anketi cevaplarken içinden geçilen hassas süreç nedeniyle herhangi bir tereddüt ya da tedirginlik yaşadınız mı?

  1. Evet              %73,4
  2. Hayır             %26,6
 
Gazilerimize Minnettarız PDF Yazdır E-posta
Yazar Editör   
Pazartesi, 19 Eylül 2016 11:13


Üzerinde yaşadığımız bu toprakları paha biçilmez bedeller ödeyerek, şehit ve gazilerimizin verdiği mücadele sonucunda vatan yaptık; bugün de şehitler vererek, kahraman gazilerimizin ortaya koyduğu cesaret ve fedakârlıkla koruyoruz.

Türk tarihi, milletimizin vatanı ve bağımsızlığı uğruna verdiği mücadelenin kanla yazılan destanıdır. Ateş çemberi ile çevrelenmiş, kahpe planlarla tuzaklanmış vatanımızda; ülkemizi, devletimizi, milli ve manevi değerlerimizi, birlik ve beraberliğimizi korumak üzere canlarını feda etmekten çekinmeyen şehit ve gazilerimiz sayesinde ayakta durmaktayız. Bu topraklar üzerinde attığımız her adımda, aldığımız her nefeste gazilerimizin ve şehitlerimizin hakları vardır.

Bu bakımdan şehitlerimizin ve gazilerimizin bizlere emaneti olan bu vatanı her şart altında muhafaza ve müdafaa etmek, ay yıldızlı al bayrağımızı ilelebet dalgalandırmak, şehit yakınlarına ve gazilerimize sahip çıkmak hepimiz için milli bir görevdir.

Bu vesile ile ülkemiz için canlarını ortaya koyan, kanlarını döken gazilerimizi bir kez daha anıyor, bu millet için gösterdikleri fedakârlık, cesaret ve kahramanlık nedeniyle kendilerine olan minnettarlığımızı bütün samimiyetimizle ifade ediyoruz. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e mareşal rütbesi ve gazi unvanı verilişinin yıldönümünü ve Gaziler Günü’nü kutluyor, tüm gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz

 
2016-2017 Eğitim Öğretim Yılı Hayırlı Olsun PDF Yazdır E-posta
Yazar Editör   
Pazartesi, 19 Eylül 2016 10:56


İrfanı hür, Vicdanı hür, Ufku geniş, Vatan ve Millet sevdalısı nesillerin yetiştirilmesi temennisiyle 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılının öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve ailelerimiz için hayırlı olmasını, başarılarla dolu olarak geçmesini diliyorum.

Necati Alsancak
Türk İmar-Sen Genel Başkanı 

 

 
İHRAÇLARA KARŞI SAVUNMA ve İTİRAZ YOLU AÇILDI. PDF Yazdır E-posta
Yazar Editör   
Perşembe, 08 Eylül 2016 14:20

 

Başbakan Binali Yıldırım’ın “Cumhurbaşkanı, ihraç listelerine gelen itirazlar için kriz merkezi oluşturulması talimatı verdi. Başbakanlık Müsteşarlığı bünyesinde ve illerde kriz merkezi oluşturuyoruz. Kendisine haksızlık yapıldığı kanaati olan veya size dönüş yapan veya sizin tespitleriniz varsa, birim oluşturun ve toplayın Şüphesiz yanlış hesap Bağdat'tan döner.Bu çalışmalar tamamlandıktan sonra dönülüp bakılacak. Yapılan yanlış varsa düzeltilecek." şeklindeki sözlerini değerlendiren Türk İmar-Sen Genel Başkanı Necati Alsancak “ Kamuda ilk açığa almalar başladığında hukuk ilkeleri üzerinden hareket edilmesi gerektiğine dikkat çekmiştik. Hassasiyet en üst seviyede olmalı verilen her kararın bir kamu çalışanının ve bir ailenin bundan sonraki tüm yaşamını derinden etkileyecek olması akıldan çıkarılmamalıdır.

Aksi halde yanlış telafisi imkansız sonuçlar doğurabilecektir diye uyarmıştık. Fakat gelinen son durumda 50 bine yakın kamu görevlisinin ihracına bakıldığında ısrarla vurgulamamıza rağmen savunma alınmadan, herhangi bir soruşturma yapılmadan ihraçlar yapılmış, kurunun yanında yaşta yanmıştır.

Süreçte ilk günden beri ısrarla ifade ettiğimiz insanların savunma hakkının tanındığı bir soruşturma süreci işletilmediğinden Cumhurbaşkanının ifadesiyle at izinin it izine karıştığı bir durum ortaya çıkmıştır. Masum ve mağdur olanların hayatlarını zindana çevirecek olan bu kararların yeniden gözden geçirilerek suçlu ve suçsuzun ayırt edilmesinde imkan sağlayacak biçimde bir itiraz mekanizmasının kurulması gecikmişte olsa önemli bir gelişmedir.

 

Bu kriz merkezlerine mağdur edildiğini belirterek başvuran kamu çalışanına savunma hakkı fırsatı verilmelidir. Kriz masasında adalet, hakkaniyet ve hukuk ilkeleri çerçevesinde bir inceleme yapılmalı ve verilecek kararın insanların tüm yaşamlarını derinden etkileyeceği unutulmayarak titiz davranılmalıdır.

Sıradan bir idari işlem yürütülüyor gibi çalışmalar yapılmamalıdır.

Masum olan ve mağdur edildiğini düşünen kamu çalışanlarımız ihraç ve açığa alınmalarına neden olan durumla ilgili savunmalarını, dilekçelerini hem valiliklerdeki hem de Başbakanlıktaki kriz merkezlerine ulaştırmalıdırlar.

 
AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI PDF Yazdır E-posta
Yazar Editör   
Çarşamba, 07 Eylül 2016 12:42


Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın FETÖ soruşturmasına yönelik olarak yaptığı “At izi it izine karıştı” söylemine dikkat çekerek, “Sayın Cumhurbaşkanı esasen bir çok ciddi uyarıyı da ortaya koyuyor, at izi it izine karıştırılmasın' diyor. Günlerdir Türkiye Kamu-Sen olarak söylediklerimiz tam da bu şekildeydi” dedi.

“Bakın Sayın Cumhurbaşkanı ne diyor!  
"Şu var ki at izi, it izine karışmış vaziyette. 'Ben bir şey atayım da nasılsa tutar' diyenler var. Bazen fırsat bulduğumda TV'leri izliyorum. Öyle yorumlar yapıyorlar ki suçladıkları o insanın bu işle hiç alakası yok" diyen Erdoğan şunları söylüyor: "Ama o insana o yaftayı yapıştırıyor. Bunlar doğru şeyler değil. Bu tür yanlışlıklardan uzak durmak lazım."

İftiracıları, bulanık suda balık avlamak isteyenlere, hukuku yok sayanlara duyurulur. Sayın Cumhurbaşkanı esasen bir çok ciddi bir uyarıyı da ortaya koyuyor, at izi it izine karıştırılmasın, diyor.

Günlerdir Türkiye Kamu-Sen olarak söylediklerimiz tam da bu şekildeydi, "Hukuk içerisinde kalınsın, yaşın yanında kuru da yanmasın. Bütün gayretimiz adalet, hukuk ve insanı korumak adınadır. Emin olun, bir tek masum insanın, bu süreçte yaşadığı ızdırabın, yürek yangınının hesabını hiç kimse veremeyecektir. Allah hepimizi bu tür bir vicdan azabından korusun.
Tarih unutmaz! “

 
TÜM MASUM İNSANLAR EN KISA SÜREDE KURTULSUN PDF Yazdır E-posta
Yazar Editör   
Pazartesi, 05 Eylül 2016 10:08


Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile, 50 bin kamu çalışanının meslekten ihraç eden ve resmi gazetede yayınlanan 672 sayılı KHK’yi değerlendirdi.  Kararname kapsamına giren ancak FETÖ terör örgütü ile ilgisi bulunmayan çalışanların durumuna dikkat çeken Genel Başkan, “ Bu karara hukuki olarak itiraz hakkı vardır” dedi.

Sendikalarımızda görevli avukatların konuyla ilgili dava dilekçelerini hazırladıklarını vurgulayan Koncuk, şunları söyledi:

“Açığa alınan 70 bin memurun 50 bini meslekten çıkarılmıştır. Bunlar içerisinde FETÖ örgütü ile hiç bir ilgisi olmayan insanlar bulunmaktadır.

Bu süreçte, akı karadan ayırmak için ısrarla soruşturma yapılmasını ve savunma hakkı verilmesini istedik, ancak bu yollar takip edilmedi.

Bundan sonra yapılması gereken hukuki süreci takip etmek, gerekirse AİHM’e kadar gitmektir. Umarım tüm masum insanlar en kısa zamanda kurtulsun.

Bu karara hukuki olarak itiraz hakkı vardır. Avukatlarımızın değerlendirmesine göre yürütmeyi durdurma talebi  mümkün değildir. Ancak iptal davası açılacaktır. Allah büyüktür. Meslekten ihraçlarla ilgili dava dilekçesi sendika avukatlarımız tarafından hazırlanmaktadır. Üyelerimiz haftaya şubelerimizden alabilirler.”

 
30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun PDF Yazdır E-posta
Yazar Editör   
Pazartesi, 29 Ağustos 2016 15:04


30 Ağustos Zafer Bayramının 94. yıldönümünü coşku ve gururla kutlamaktayız. Ağustos ayı Türk milletinin zafer aydır. Tarihimizin en kritik zaferlerini bu ay içinde elde etmiş olmamız belki de Yüce Allah’ın bu ayı Türk milletine hediye ettiğinin bir işaretidir. Ecdadımız Osmanlı’nın doğu sınırlarını güvence altına aldığı Otlukbeli, isyanlara son veren Çaldıran, Ortadoğu’nun Türk hâkimiyetine geçtiği ve Anadolu’da Türk birliğinin sağlandığı Mercidabık, Orta Avrupa’da Türk hâkimiyetinin kurulduğu Mohaç zaferleri, Türk milletinin Ağustos ayı içinde elde ettiği ve tarihin akışına yön verdiği zaferlerden bazılarıdır.

26 Ağustos 1071 tarihi ise bizlere ebedi yurdumuz Anadolu’nun kapılarını açan büyük ve kutlu bir zafer olmuştur.  Yakın Türk tarihinin belki de en anlamlı ve en önemli zaferi ise 26 Ağustos günü başlayıp 30 Ağustos 1922 tarihinde Dumlupınar’da, Mustafa Kemal Atatürk komutasında zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’dir.

Bu bakımdan 30 Ağustos; bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve her köşesi bilfiil işgal edilmiş topraklarda yaşayan bir milletin verdiği var oluş mücadelesinin zaferle taçlandığı gündür.

30 Ağustos; 26 Ağustos 1071’de Malazgirt’le başlayan Türk hâkimiyetinin bir kez daha perçinlendiği ve Anadolu’nun kadim ve ebedi Türk yurdu olduğunun tescil edildiği gündür.  

30 Ağustos; yokluk, yoksulluk, açlık, ihmal ve işgale mahkûm edilen bir milletin, tarihin akışına isyan ederek kendi kaderini kanıyla yazdığı gündür.

Bu büyük zafer; bir taraftan Türk milleti için bir övünç kaynağı olurken diğer taraftan da vatan topraklarını işgale götüren ve bizleri ölüm kalım mücadelesi vermeye zorlayan etkenlerin görülmesi ve geçmişte yapılan yanlışların bir daha tekrar edilmemesi için bir ibret vesikası olmalıdır. Bizleri bir kurtuluş savaşı vermeye iten en önemli etkenlerin başında cahillik, bilgisizlik, geri kalmışlık ve iradesini bir tek kişinin, grubun ya da cemaatin eline teslim eden köhnemiş anlayış gelmektedir. Bu bakımdan fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmek, bu topraklar üzerinde bir ve bütün olarak kardeşçe yaşamamızı sağlayacak bir düzenin kurulması için en az askeri bir zafer kadar önem taşımaktadır.  

Bugün ise milletimizin içine nifak tohumları saçmak isteyenler, topraklarımızda gözleri olanlar, yıllardır planlı bir şekilde esaret altına aldıkları fikirleri ve vicdanları da kullanarak dört bir koldan devletimize ve milletimize karşı bir saldırı daha başlatmış durumdadır. Asırlardan beri Türk milletine kefen biçmeyi gaye edinenler, 15 Temmuz 2016 günü içimizdeki bazı işbirlikçilerle büyük bir taarruza girişmişlerdir. Bundan önce olduğu gibi bu son saldırıda da Türk milleti göğsünü siper etmiş, kanı ve canı pahasına değerlerine sahip çıkmıştır.

Her ne kadar meydanlardaki savaşı kazanmış olsa da aydın bir gençlik yetiştiremeyen, stratejik düşünme kabiliyetini kaybetmiş, kendi iradesini başkalarına terk etmiş,  birlik ve dirlik içinde olmayan bir topluma karşı, düşman saldırılarının devam etmesi kadar doğal bir şey yoktur.  Bu bakımdan 30 Ağustos Zafer Bayramı, bizler için ne kadar önemliyse, bu milletin bir daha işgal, bölünme ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaması için her türlü tedbiri almak ve uyanık olmak da hayati derecededir. Yurdumuzun 1922 öncesine dönmemesi, bu topraklarda yeni bir kurtuluş savaşı vermek zorunda kalmamamız için bunca vatan evladının canlarına mal olan iç ve dış düşmanlar ile bunların payandalarını, destekçilerini tespit ve imha etmek zorunluluğumuz bulunmaktadır.

Ülkemizi kana bulayan, gencecik evlatlarımızı kurdukları kahpe tuzaklarla şehit eden, beşikteki bebeklere, eli kınalı gelinlere, bıyığı terlememiş masum deli kanlılara kıymaktan çekinmeyen alçak terör örgütlerine son darbeyi indirmek ve Türk milletini çepeçevre sarmalamış olan bu ihanet çemberini parçalayıp bu topraklarda ebediyen hür ve bağımsız yaşamamızı sağlamak için terör bataklığını kurutmak hayati bir mecburiyet haline gelmiştir.  Bu amaçla sınırlarımız ötesinde başlatmış olduğumuz ve Ortadoğu’da Türk hâkimiyetinin, Anadolu’da Türk birliğinin kurulmasına vesile olan Mercidabık Zaferi’nin 500. yıldönümüne rastlayan harekâtın, artık tek bir Mehmetçiğimizin bile burnunun kanamadan başarıyla sonuçlanması, en büyük temennimizdir. Yüce Allah’tan 24 Ağustos günü başlattığımız bu operasyonda bizlere bir kutlu zafer daha bağışlamasını niyaz ediyorum. 

Bir kez daha hatırlatmak istiyorum ki; bu devlet bizim yegâne varlığımız, kazanımlarımız en kıymetli hazinemizdir. Atalarımızdan emanet aldığımız bu devleti dostluk, kardeşlik ve barış içinde mutlu, müreffeh, aydınlık yarınlara taşımak hepimizin görevi; onu ne pahasına olursa olsun korumak ise, dini, dili ve etnik kökeni ne olursa olsun bu topraklarda yaşama ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma ayrıcalığına erişmiş herkesin boynunun borcudur.

Cumhuriyetin kazanımlarını özümsemiş, demokrasinin faziletine ermiş ve “Ya istiklâl ya ölüm” parolasıyla yola çıkmış Türk milletini bölmeye, yok etmeye, esaret ve vesayet altına almaya kimsenin gücünün yetmeyeceğine yürekten inanıyorum. 

Bu vesile ile Türkiye Kamu-Sen olarak bizlere bu toprakları hediye eden Sultan Alparslan’dan başlayıp, Anadolu’ya Türk mührünü vuran bütün vatan evlatlarına; yok olmak üzereyken bu millete iman ve inanç yükleyerek adeta küllerinden yeniden doğmasını sağlayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına; vatanı, milleti, ülkesi ve namusu için canlarını vermekten çekinmeyen tüm gazi ve şehitlerimize minnettarız.  Onların emanetlerini kutsal bilip canımız pahasına sahip çıkacağımıza dair söz veririz. Şehitlerimizin ruhları şad; milletimizin zafer haftası, zafer bayramı kutlu olsun. Allah ordumuzu, askerimizi ve polisimizi daima muzaffer kılsın

 
Koncuk: Birileri Türk Milletine Kefen Biçmeye Ahdetmiştir! PDF Yazdır E-posta
Yazar Editör   
Pazartesi, 22 Ağustos 2016 06:43


Terör karanlık yüzünü bu kez Gaziantep'te gösterdi. Bir sokak düğününü kana bulayan caniler, 50 vatandaşımızı katlederken, 94 vatandaşımız ise yaralandı.

Gaziantep'te yaşanan hain saldırıyı lanetleyen Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet yaralılara acil şifalar diledi.

 

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Koncuk;

 

Hain terör bu kez çirkin yüzünü Gaziantep'te göstermiş, akla hayale gelmeyecek bir şekilde düğün evinin tam ortasında patlatılan bombayla 50 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 94 vatandaşımız ise yaralanmıştır.

 

Ülkemizin son dönemde çok ağır bir saldırı altında olduğunu görmek için kahin olmaya gerek yoktur.

 

Anadolu coğrafyasını bölüp parçalamak ve bizleri bir Irak, bir Suriye konumuna düşürmek isteyenler kanlı planlarını uygulamaya koymuşlardır.

 

Türk milletinin birlik ve beraberliğine yönelik bu saldırılara verilecek en iyi cevap safları bugün her zamankinden daha sıkı tutmaktır. Ülkemizde bir iç savaş planlayan ve bizleri birbirimize düşürmek için kanlı planlarını hayata geçirmeye çalışanlara karşı verilecek en iyi cevap birbirimize bugün dünden daha çok sahip çıkmak ve birlik olmaktır.

 

Bu birlik ve beraberlikle, Türk milleti üzerinde tezgahlanan tüm kirli planları bozacak, ülkemizin ve milletimizin bekasını koruyacaktır.

 

Bilinmelidir ki, bu milletin birliği ve dirliğini bozmaya hainlerin gücü yetmeyecek, birliğimizi kimse bozamayacaktır. Bu saldırılar milli birlik ve beraberliğimizi, mücadele direncimizi yok etmeye yöneliktir. Birileri Türk Milletine kefen biçmeye ahdetmiştir. Bu ihanet odaklarını asla sevindirmeyecek, milli birlik ve beraberliğimize sonuna kadar sahip çıkacağız.

 

Türkiye Kamu-Sen camiası olarak, Gaziantep'te yaşanan bu hain saldırıyı lanetliyor, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza yüce Allah'tan rahmet, ailelerine sabırlar, necip Türk milletine baş sağlığı dileklerimi sunuyorum. Yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyorum" dedi.

 

 
TARİHİ(!) TOPLU SÖZLEŞMENİN BİR YILI GERİDE KALDI PDF Yazdır E-posta
Yazar Editör   
Cuma, 19 Ağustos 2016 06:48

 

Kamu görevlilerinin 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin mali ve özlük haklarının belirlendiği toplu sözleşme görüşmelerinin üzerinden tam bir yıl geçti.

Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezi, yaptığı araştırmayla toplu sözleşmenin birinci yılında kamu görevlilerinin geldiği noktayı gözler önüne serdi.

Memurlara %6+5 zam verilmesi kararlaştırılırken enflasyon farkının %1,8’i ellerinden alınmıştı

Hatırlanacağı gibi geçtiğimiz yıl Ağustos ayında imzalanan toplu sözleşme sonucunda memurlara 2016 yılı için %6+5 zam yapılmasına karar verilmiş, buna karşın memurların 2016 yılı başında alacağı enflasyon farkının %1,8 oranında düşürülmesine göz yumulmuştu.

Bununla birlikte Maliye Bakanlığı tarafından %15’lik gelir vergisi diliminin 2016 yılı için yalnızca 600 lira yani %5 oranında artırılması kararlaştırılınca, kamu görevlilerinin yılın ilk aylarından itibaren %15’ten %20’lik vergi dilimine geçmesi ve alacağı maaş zammının büyük bölümünü gelir vergisi olarak geri ödemesi de kesinleşmiş oldu.  

Vergi dilimleri nedeniyle memurların aylık zararı ortalama 50 TL’yi buldu

Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında ortalama memur maaşı, 2 bin 407 lira 22 kuruş, en düşük dereceli memur maaşı ise bin 811 lira 12 kuruştu. Toplu sözleşme hükümlerine göre memur maaşlarına 2016 yılının başında enflasyon farkı ödemesi ile birlikte %6,9, Temmuz ayında ise %5 oranında zam yapıldı. Bu zamlarla birlikte ortalama memur maaşı 296,62 TL artarak 2 bin 703 lira 84 kuruşa, en düşük dereceli memur maaşı ise 221,77 TL’lik artışla 2 bin 32 lira 89 kuruşa yükseldi. Bu artışların ortalama memur maaşına yansıması %12,32; en düşük dereceli memur maaşına yansıması ise %12,24 oldu.

Memur maaşlarını enflasyon %8,79; vergi ise %1,9 eritti

Toplu sözleşmenin imzalanmasının üzerinden geçen bir yıllık sürede TÜİK tarafından açıklanan resmi enflasyon %8,79 olarak gerçekleşti. Ancak kamu görevlilerinin erkenden %20’lik vergi dilimine girmesi nedeniyle, memurların vergi dilimleri nedeniyle yaşadıkları kayıp bir önceki yıla göre aylık ortalama 50 TL’yi buldu.  Buna göre memur maaşları enflasyondan dolayı %8,79; vergi dilimindeki adaletsizlik nedeniyle de %1,9 eridi.  Hal böyle olunca kamu görevlileri geride kalan bir yıl içinde maaşlarına yapılan ortalama %12,32’lik artışa karşın %10,69’luk da bir kayıp yaşamış oldu.  

Memur maaşları genel enflasyona ve ödedikleri vergi artışına göre değerlendirildiğinde alınan %12,32’lik zamdan geriye yalnızca %1,63’lük bir zam kalmış oldu. Yani ortalama memur maaşına yapılan 296,62 liralık zammın 252,55 lirası doğrudan eridi ve ortalama maaş alan bir memurun elinde aylık yalnızca 44,07 lira kaldı. 

Son bir yılda gelir 296,62 lira, harcamalar 440,82 lira artış gösterdi

Buna karşın vatandaşlarımızın kendisi ve ailesi için zorunlu olarak tüketmek durumunda olduğu mal ve hizmet fiyatlarındaki ağırlıklı ortalama artış ise 440,82 liraya ulaştı. 2015 yılının Temmuz ayında 4 kişilik bir ailenin aylık ortalama harcaması 4.284,66 lira iken bu rakam 2016’nın aynı ayında 4.725,48 liraya yükseldi.

Memur maaşları zorunlu harcamalar karşısında %5,3 eridi

Aylık zorunlu harcamalar karşısında değerlendirildiğinde kamu görevlilerinin çok daha vahim bir durumla karşı karşıya kaldıkları görüldü. Buna göre son bir yıl içinde ailenin mutfak masrafı ve diğer zorunlu harcamaları toplamda 440,82 lira zamlanırken aldıkları maaş zammı 296,62 lirada kaldı. Böylece memur maaşları geçtiğimiz yıla göre aylık zorunlu giderler karısında 144,2 lira erimiş oldu. Harcamalar karşısındaki erime %5,3’e ulaştı.

Sözde toplu sözleşme zaferi kâğıt üzerinde kaldı, gerçekler memurun cebini yaktı

Toplu sözleşme imzalandığında yetkili konfederasyon tarafından memurlar adına tarihi bir başarı elde edildiği iddia edilmişti. Ancak toplu sözleşmenin üzerinden henüz bir yıl geçmiş olmasına rağmen enflasyona ve vergi artışına göre değerlendirildiğinde memurların ellerinde aylık yalnızca 44 liralık bir zam kaldı; harcamalar karşısında ise maaşlar %5,3 eridi. Toplu sözleşmede yapılan ihmal nedeniyle 2017 yılında memur maaşlarına yalnızca %3+4 zam yapılması üzerine anlaşılmış olması, toplu sözleşmenin olumsuz etkilerinin önümüzdeki yıl memurlarımızın daha büyük bir zarara uğramasına neden olacağı görülüyor.  

Koncuk:  Siyasi buhranı milletimiz sayesinde atlattık ama diğer yandan da ekonomik bir buhran yaşıyoruz

 

Araştırma hakkında açıklamalarda bulunan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, “Toplu sözleşmeyi neresinden tutsak elimizde kalıyor.” dedi. Sorumlu sendikacılık anlayışı gereği, ülkenin içinde bulunduğu bu dumanlı havada ekonomik gerçeklerin göz ardı edilerek kamu görevlilerine mağduriyet yaşatan oluşumların unutulmaması gerektiğinin altını çizen Koncuk, ”Her ne kadar ülkemiz 15 Temmuz itibarı ile büyük bir siyasi badireyi savuşturmuş olsa da hayatın gerçeklerine dönme zamanı gelmiştir. Yaşadığımız sorunlar, ekonomik olumsuzlukların üstünün örtülmesi için gerekçe olmamalıdır. Araştırma Geliştirme Merkezimizin yaptığı bu çalışma, memurların toplu sözleşmenin imzalanmasından bugüne kadar geçen bir yıllık sürede ekonomik olarak hiçbir kazanım elde edemediğini açıkça ortaya koymuştur. Toplu sözleşme sistemine geçildiğinde memurların kazanımların artacağını ummuştuk ancak iş bilmez sendikalar nedeniyle, kazanımlarda dahi bir geriye gidiş yaşanmaktadır.

Ev ekonomisi, aile ekonomisi çok boyutlu ve çok yönlü bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Araştırma Geliştirme Merkezimiz de kamu görevlilerinin ev ekonomilerini, gelirlerindeki ve giderlerindeki değişimleri bütün parametreleri göz önünde bulundurarak değerlendirmektedir. Buna göre memurların gider kalemlerinde yaşanan zamların yanında, son yıllarda vergi dilimlerindeki adaletsizlik de aile bütçesine ek bir yük getirmeye başlamıştır.

Bir taraftan genel enflasyon bir taraftan enflasyondan bağımsız bir şekilde sürekli artan mutfak masraflarına ek olarak her geçen yıl ağırlaşan vergi yükü de memurlarımızın bütçesinde oluşan kara deliğin başlıca sebeplerinden biri haline gelmiştir. Dolayısıyla bir toplu sözleşme pazarlığı yapılırken, kamu görevlilerini temsil ettiğini iddia edenlerin mutlak surette memur maaşlarına etki eden değişkenleri göz önünde bulundurması ve buna göre karar vermesi gerekmektedir.

Toplu sözleşmenin üzerinden bir yıl geçti. Memurlar gerçeklerle yüzleştiler ve bu toplu sözleşmenin bir zafer değil memurlar ve emekliler için tam bir hezimet olduğunu yaşayarak gördüler. 2016 yılının bitmesine 4,5 ay daha var. Memurlarımızın kayıpları bu sürede daha da artacak ama asıl sorun 2017 yılında başlayacak. Kamu görevlilerine 2017 yılı için %3+4 zammın dışında hiçbir artış öngörülmedi. Bu noktadan bakıldığında toplu sözleşme hükümlerini hangi açıdan ele alırsak alalım memurlara katkı yapmadığını görüyoruz. Yani her yönüyle bu toplu sözleşme elimizde kalıyor. Siyasi buhranı milletimizin sağduyusu ve kahramanlığı ile atlattık ama bir ekonomik buhran var ve bu buhranı ancak idarecilerin kararlarıyla atlatabiliriz. Bunun için de kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin maaşlarında ek bir iyileştirme bekliyoruz” şeklinde konuştu.

 
Devlet memurlarının yiyecek yardımı yönetmeliğinde değişiklik PDF Yazdır E-posta
Yazar Editör   
Cuma, 19 Ağustos 2016 00:00

Devlet memurlarının yiyecek yardımı yönetmeliğinde değişikliğe gidildi.
 Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle yiyecek yardımının gerektirdiği giderler, yemek maliyetlerinin Ankara, İstanbul ve İzmir illeri için üçte ikisini, diğer iller için yarısını aşmamak üzere yönetmelik kapsamındaki memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanacak.
 
Özelleştirme İle İlgili Düzenleme PDF Yazdır E-posta
Yazar Editör   
Çarşamba, 17 Ağustos 2016 06:46

 

Meclis komisyonunda kabul edilen kanun tasarısına göre 100'den fazla kuruma varlıklarını ve ticari hisselerini Özelleştirme İdaresi'ne devretme ve bu şekilde özelleştirme yolu açılıyor.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda önceki gün kabul edilen tasarıyla, 100'den fazla kuruma varlıklarını ve ticari hisselerini özelleştirme idaresine devretme ve bu şekilde özelleştirme yolu açılıyor.

Söz konusu düzenleme torba yasa tasarısının 35. maddesinde bulunuyor. Buna göre, özel bütçeli idarelere ait ticari amaçlı kuruluşlardaki hisseler ile varlıklardan bu idarelerce, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na bildirilenler, Özelleştirme Yasası kapsamında özelleştirilecek. Tasarıyla ilgili komisyona bilgi veren Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Hukuk Müşaviri Mehmet Kilci, özelleştirme kanununda hangi kuruluşların özelleştirme kapsamına alınacağının belirtildiğini, ancak özel bütçeli kuruluşlara ait herhangi bir düzenleme getirilmediğini belirtti. Kilci, zaman zaman özel bütçeli kuruluşların varlıklarının kendilerine devredilmek istendiğini, ancak yasa nedeniyle bunun yapılamadığını ifade etti.

Maliye Bakanı Ağbal, özel bütçeli kamu idarelerinin, kendi yatırımlarını finanse etmek istediği, atıl vaziyetteki taşınmazı değerlendirmek istediği zaman bu yatırımlarını Özelleştirme İdaresi Başkanlığına bildireceğini ve Başkanlığın bunun satışını gerçekleştireceğini anlattı. 

Özel bütçeli idarelerin atıl taşınmazlarını değerlendirecek tecrübe ve birikime sahip olmadığını vurgulayan Ağbal, düzenlemenin "özel bütçeli idareler istedikleri zaman kimi taşınmazı nakte ve gelire dönüştürür" şeklinde olduğunu, idarenin istemi dışında işlem yapılamayacağını kaydetti.

 

 

İşte kuruluşlar

Atatürk Orman Çiftliği
Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı
Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü
Borsa İstanbul Anonim Şirketi Başkanlığı
Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ) Genel Müdürlüğü
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı
Çay İşletmeleri (ÇAY-KUR) Genel Müdürlüğü
Darülaceze Başkanlığı
Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü
Devlet Malzeme Ofisi (DMO) Genel Müdürlüğü
Doğal Afet Kurumu Sigortaları Başkanlığı
Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü
Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi
Ereğli Kömür- Havzası Amele Birliği Biriktirme ve 
Yardımlaşma Sandığı Başkanlığı
Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı Genel Sekreterliği
Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü
Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü
EXPO 2016 Antalya Ajansı Genel Sekreterliği
EXPO 2020 İzmir Yönlendirme Kurulu Başkanlığı
Gayrimenkul Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü
Hamitabat Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü
İller Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü
Kalkınma Ajansları
Kefalet Sandığı Başkanlığı
Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü
Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü
Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Genel Müdürlüğü
Merkezi Finans ve İhale Birimi Başkanlığı
Merkezi Kayıt Kuruluşu
Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü
Milli Savunma Bakanlığı Akaryakıt İkmal ve NATO POL 
Tesisleri İşletme Başkanlığı
Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü
Soma Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü
Süper-Toto Teşkilat Başkanlığı
Sulama Birlikleri
Sümer Holding A.Ş. Genel Müdürlüğü
Şeker Kurumu Başkanlığı
T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi (TCDD) Genel Müdürlüğü
T.C Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü
Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM)
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Başkanlığı
Tasarruf Mevzuatı Sigorta Fonu
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğü
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanlığı
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Taşımacılık 
Anonim Şirketi (TCDD Taşımacılık A.Ş)
Türkiye Demiryolu Makineleri Sanayi Makineleri Sanayii  A.Ş (TÜDEMDAŞ) Genel Müdürlüğü
Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürlüğü
Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) Genel Müdürlüğü
Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü
Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü
Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş Genel Müdürlüğü
Türkiye Elektromekanik Sanayi A.Ş. Genel Müdürlüğü

Türkiye Halk Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü
Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş. (TÜRK EXIMBANK)  Genel Müdürlüğü
Türkiye İhracatçılar Meclisi Genel Sekreterliği
Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü
Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (TKİ) Genel Müdürlüğü
Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi A.Ş. (TÜLOMSAŞ) Genel Müdürlüğü
Türkiye Petrolleri A.O. (TPAO) Genel Müdürlüğü
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü (TRT)
Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü Başkanlığı
Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğü
Türkiye Uydu Haberleşme ve İşletme (TÜRKSAT) A.Ş. Genel Müdürlüğü
Türkiye Vagon Sanayi A.Ş. (TÜVASAŞ) Genel Müdürlüğü
Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanlığı
Yeniköy-Yatağan Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü
B) ÖZEL BÜTÇELİ DİĞER İDARELER
Ölçe Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı
Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu
Atatürk Araştırma Merkezi
Atatürk Kültür Merkezi
Türk Dil Kurumu
Türk Tarih Kurumu
Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu
Türkiye Bilimler Akademisi
Türkiye Adalet Akademisi
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu
Spor Genel Müdürlüğü
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü
Orman Genel Müdürlüğü
Vakıflar Genel Müdürlüğü
Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü
Türk Akreditasyon Genel Müdürlüğü
Türk Standartları Enstitüsü
Türk Patent Enstitüsü
Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu
Savunma Sanayi Müsteşarlığı
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı
GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü
Ceza ve İnfaz Kurumları Tutukevleri İş yurtları Kurumu
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 

Mesleki Yeterlilik Kurumu
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı
Karayolları Genel Müdürlüğü
Türkiye Yazma Eserler Başkanlığı
Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı
Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı
Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü
Türkiye Su Enstitüsü
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu
Kamu Denetçiliği Kurumu
Türkiye İnsan Hakları Kurumu

 

 
CUMHURBAŞKANI SN ERDOĞAN " ARTIK 15 TEMMUZ ÖNCESİ GİBİ DAVRANAMAYIZ" PDF Yazdır E-posta
Yazar Editör   
Salı, 16 Ağustos 2016 08:33


Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Adalet ve Kalkınma Partisinin 15. Kuruluş Yıldönümündeki mesajı, önemlidir ve dikkatle takip edilmelidir. Bakın Sayın Cumhurbaşkanı ne diyor, "ARTIK 15 TEMMUZ ÖNCESİ GİBİ DAVRANAMAYIZ"


Artık 15 Temmuz öncesi gibi davranamayız. Hiçbirimiz davranamayız. En başta cumhurbaşkanı olarak ben davranamam. Aynı şekilde, Türkiye'nin son 14 yılının sorumluğunu üstlenmiş iktidar partisi olarak, AK Parti böyle davranamaz. Muhalefet partilerinin de aynı anlayışta olduğuna bu süreçte şahit oldum, inanıyorum. Sivil toplum kuruluşlarının, medyanın, meslek örgütlerinin, farklı meşreplerin, ekollerin temsilcisi tüm grupların da aynı anlayışta olduğunu ümit ediyorum."


Bu önemli bir mesajdır, söylenmek istenilen şu şekilde açmak istiyorum, "15 Temmuz'dan önce farklı davrandık ancak bu alçak darbe girişimi göstermiştir ki, aynı gemideyiz ve bu alçaklar hiç kimseyi ayırmadan hedefe koymuş, her siyasi görüşten insanımızı kurşunlamış, bombalamış, kimseyi ayırt etmemiştir ve bütün insanlarımız elbirliği ile bu alçaklara dur demiştir. O halde, artık 15 Temmuz öncesinden daha farklı olmalı ve her insanımızı kucaklamalıyız."


Sayın Cumhurbaşkanı tam da bunları söylüyor. Sayın Cumhurbaşkanının Hükümet ve bürokrasi üzerindeki etkisi malum, bakalım bu sözlerden nasıl bir sonuç çıkaracaklar? Bu sözlere uygun bir adım atılacak m? Elbette, bunları yakından takip edeceğiz. Sonuçlarını kamuoyu ve ilgililerle paylaşacak, olumlu adımları takdirle karşılayacak, olumsuzlukları her zaman yaptığımız üzere söylemekten ve en net şekilde eleştirmekten imtina etmeyeceğiz.


Tabi, şimdi bazı arkadaşlar yazacaklar, aman be Başkan diyebilecekler, eee sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş, haksız değiller tabi ki, ancak bunları duyurmak ve takip etmek de bizim görevimiz. Umalım, aklı selim galip gelsin.

Her zaman söylüyoruz, biz kavgadan kaçmayız, ama kavgayı başlatan da asla biz olmayız. Ne dedik, 1. Sınıf Vatansever olmak böyle bir şey. Herkes sorumlu davransın, biz, zaten, hep sorumlu davrandık. Bu arada kimseden bir talebimiz yok, yanlış anlaşılmasın, sadece adalet istiyoruz ki, devletin birinci görevi olarak görülmelidir.


İsmail KONCUK 
Türkiye Kamu- Sen Genel Başkanı

 
İLBANK GENEL MÜDÜR VEKİLİYLE AÇIĞA ALMA VE GÖREVE SON VERİLMELERLE İLGİLİ GÖRÜŞTÜK PDF Yazdır E-posta
Yazar Editör   
Salı, 09 Ağustos 2016 08:58


Genel Başkanımız Necati Alsancak ve  İLBANK A.Ş Genel Müdürü Vekili Yusuf Büyük’ü makamında ziyaret ederek İLBANK’ta yaşanan açığa almalarla ilgili görüştü. Genel Başkanımız Necati Alsancak Ziyarette Türk İmar-Sen’in kurulduğu günden bu yana kesintisiz demokrasiden yana olduğunu belirterek her zaman milletin ve devletin yanında olduğunu kaydetti.  

Genel Başkanımız FETÖ soruşturmaları çerçevesinde İLBANK’ta da bazı personellerin açığa alınmalar ve göreve son verilmeler yaşandığına vurgu yaparak “ Bizim temel beklentimiz kurunun yanında yaşında yanmamasıdır. Soruşturma süreçlerinin titizlikle yürütülmesi ve adil olunarak hakkaniyetin gereğinin yerine getirilmesidir. Masum bir tane bile kamu çalışanının zarar görmemesi en büyük dileğimizdir. Bunun için sizlerin de gereken özeni göstereceğini düşünüyorum” dedi.

 Genel Müdür Vekili Yusuf Büyük ise yaşanılan süreçle ilgili dikkatli ve hassa olduklarını belirterek özen göstereceklerini ifade etti. 

 
TAPU İŞLEMLERİNE TEMİZ KAĞIDI ZORUNLULUĞU GELDİ PDF Yazdır E-posta
Yazar Editör   
Pazartesi, 08 Ağustos 2016 08:48

 

Tapu daireleri FETÖ üyelerinin mal kaçırmasını engellemek amacıyla tedbirleri artırdı. Tapu işlemi yaptırmak isteyen vatandaşa savcılıktan ‘temiz kağıdı' alma zorunluluğu getirildi. Tapu dairelerinde gerçekleştirilen her satış işlemi için önce savcılıktan bilgi isteniyor, onay alındığı taktirde işlemler yapılıyor.

5 Temmuz'daki darbe girişiminin başarısız olması üzerine panikleyen FETÖ üyelerinin mal varlıkları üzerine savcılık tarafından tedbir kararı çıkarıldı.

Bu arada, önceki gün Türkiye genelinde bütün tapu müdürlüklerine resmi bir yazı gönderildi. Yazı üzerine başta İstanbul ve Ankara olmak üzere birçok tapu müdürlükleri, alım-satım işlemlerini yapmadı. Gönderilen yazı üzerine işlem yapmayan tapu müdürlükleri FETÖ üyesi kişilerin mal varlıklarının satımını önlemek için tedbir kararları aldı.

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 - 14