• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa Manşet Haberler
MANŞET HABERLER
RAMAZAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cuma, 25 Temmuz 2014 14:12

Bayramlar sevinç ve mutlulukların paylaşıldığıdargınlıkların unutulduğu en özel günlerdir

Türk İmar-Sen olarak başta kamu çalışanları olmak üzere herkesin bayramını kutlar,

Ramazan Bayramının Türk milletiİslam dünyası ve bütün insanlık için hayırlara vesile olmasını dileriz

Cuma, 25 Temmuz 2014 14:37 tarihinde güncellendi
 
GÜNDOĞDU, ŞİVANPERVERLERİN, BARZANİLERİN KUCAKLANMASINI NASIL İÇİNE SİNDİRİYOR? PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cuma, 25 Temmuz 2014 14:10

Memur-Sen Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Adayı Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nun bazı açıklamaları üzerinden yine Türkiye Kamu-Sen’e saldırmıştır. Defalarca sendikaların faaliyet alanları dışındaki konularda yaşanan tartışmaların sendikacılığa zarar verdiğini ve sendikal konular dışında diğer konfederasyonlarla polemiğe girmek istemediğimizi belirtmiş olmamıza rağmen, gündem değiştirmek, yaptıkları hataların üzerini örtmek, memuru bir yıl boyunca 123 TL’ye mahkûm ettiklerini unutturmak, memurun ve emeklinin enflasyon farkı hakkını gasp ettirdiğini, milyonlarca dar ve sabit gelirlinin iki yılını çaldığını perdelemek amacındaki sözde sendikalar, bizleri ısrarla siyasi alana çekerek kamu görevlilerinin dikkatini dağıtmaya çalışmaktadırlar.

Türkiye Kamu-Sen’in terör örgütü PKK’ya ve O’nun elebaşı bebek katili Apo’ya bakışı bellidir. Bebek katilinin 1999 yılındaki yargılamasında Türkiye Kamu-Sen bu davaya mağdur sıfatıyla müdahil olmuş ve terör nedeniyle zarar gören kamu görevlilerimizin haklarını savunmuştur.

Memur-Sen Genel Başkanı ise, ülkemizin temellerine dinamit koyacak, üniter yapımızı parçalayacak bir planın parçası olan sözde çözüm sürecinin “Akil adamı” sıfatını taşıyan bir zattır. Kaldı ki, sözde çözüm sürecinin bir aşaması da bebek katilinin serbest bırakılması değil midir? Çözüm sürecine Akil adam sıfatıyla destek vererek, hazırlanan raporda yer alan, Öcalan’ın serbest bırakılması, anadilde eğitim, yerel yönetimlere daha fazla yetki verilerek federalleşmenin önünün açılması, siyasal genel af, koruculuğun kaldırılması, bugünlerde kumpas olduğunu iddia ederek tornistan yaptığı, Ergenekon operasyonlarının Fırat’ın doğusuna da taşınması, Andımızın kaldırılması, “Ne Mutlu Türküm Diyene” ibarelerinin silinmesi gibi milletimizin tüm hassasiyetlerine karşı çıkan, şehit yakını ve gazilerimizin yüreğini dağlayan ifadeleri imzalayan kendisi değil midir? Bu zat, bebek katilinin serbest bırakılması da dâhil olmak üzere, ülkemizin bölünmesine yeşil ışık yakan sözde çözüm sürecini ve buna bağlı olarak çıkarılan örtülü af yasasını nasıl içine sindirebilmiştir?

Türkiye Kamu-Sen vatan hainlerinin, bebek katillerinin serbest bırakılmasını asla hazmedemez, kabullenemez. Peki, Memur-Sen Başkanı Barzanilerin, Şivanperverlerin kucaklanmasını nasıl içine sindirebilmiştir? Her duruma göre yeni bir pozisyon alan bu anlayışın bir Cumhurbaşkanı adayı üzerinden konfederasyonumuza saldırması, bu omurgasız anlayışın menfaat için her şeyi göze aldığının en açık delilidir. Kaldı ki, sözde çözüm sürecinin mimarı Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu değil Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dır. Dolayısıyla terörist başının serbest bırakılması ile ilgili sorunun muhatabı da Sayın Başbakan olmalıdır.

Açılımı kabul etmeyen, teröristle pazarlık yapılmasını içine sindiremeyen vatandaşlarımıza “Açılımı koyunlar bile anladı ama bazıları hala anlamadı” diyerek ülkemizin birliğinden yana olanlara ettiği hakaretleri unutan bu zatın; birden bire üniter yapıyı savunan bir kişiliğe bürünmesi, içine düştüğü kimlik bunalımının bir yansıması olsa gerektir.

Türkiye Kamu-Sen, kurulduğu günden bugüne kadar çizgisinde en ufak bir sapma göstermeden dimdik ayakta durarak hainlerin, işbirlikçilerin, katillerin, bölücülerin ve hırsızların suratına tokat gibi çarptığı gerçeklerle Türk toplumu içerisinde mümtaz bir yer edinmiştir.

Türkiye Kamu-Sen ismini bir bölücü ile aynı cümle içerisinde kullanmak dahi Konfederasyonumuza ve O’na gönül vermiş yüz binlerce vatan sevdalısı, millet aşığı kamu görevlisine yapılacak en büyük hakarettir. Bu cüreti gösteren kimseler önce kendi geçmişlerine bakarak ibret almalı ve üzerlerindeki Akil adam etiketine bir açıklama getirmelidirler.  

Sendikal hayatta memurlara yaşatılan hayal kırıklıklarına, siyasal alanda ülkenin bölünmesine, terör örgütüyle kirli pazarlıkların yapılmasına, teröristlerin affedilmesine ve bebek katilinin serbest bırakılmasına yol açacak projelere piyon ve payanda olan bu şahsiyet, Türkiye Kamu-Sen adını kendi kirli siyasi emellerine alet etmekten vazgeçmeli ve eğer becerebilirse Türkiye Kamu-Sen’le sendikal alanda rekabete girmelidir.

Memur-Sen Genel Başkanının, siyasi arenadan, asli görevi olan sendikal arenaya geçiş yapmasını ve şu sorulara cevap vermesini bekliyorum:

  • Türk memurunun tarihinde ilk defa ikinci yarıyıl zammı alamayarak yıllık 123 liraya mahkûm edilmesini nasıl içine sindirdin?
  • Hükümetin ilk teklifinden dahi daha düşük bir maaş zammına imza atıp, memurların aylık 200 lira zarara uğramasına neden olan toplu sözleşmeyi nasıl içine sindirdin?
  • 2014 yılının ilk altı ayında gerçekleşen enflasyonun, memurlara verilen bir yıllık zammı eritmiş olmasına rağmen, enflasyon farkı hakkının gasp edilmesini nasıl içine sindirdin?
  • 4/C’li personele kadro verilmesi yerine, ağızlarına bir parmak bal çalınarak susturulmaya çalışılmasını nasıl içine sindirdin?
  • Kamu görevlilerine yapılan baskıyı, iş güvencelerine yapılan saldırıyı nasıl içine sindirdin?
  • Yargı bağımsızlığının ayaklar altına alınmasını nasıl içine sindirdin?
  • Kamu Personeli Danışma Kurulu’nda alınan kararların unutulmasını nasıl içine sindirdin?     

Bu sorulara cevap veremeyeceğini gayet iyi biliyorum. Ama şunun da anlaşılması gerekir ki, Türkiye Kamu-Sen’in mazisi de bugünü de tertemiz, geleceği aydınlıktır. Yalpalayarak yol aldıkları bu mecrada her fiillerine bir gizli ajanda ve bir karanlık hesap bulaştırarak şaibeli bir geçmiş, sürekli değişen bir söylem ve belirsiz bir geleceğin hezeyanları içerisinde oradan oraya savrulan bu şahsiyetin, Konfederasyonumuzu eleştirme noktasında yaşadığı konu sıkıntısını görüyorum. Tarihinde hiçbir yanlışa ve kirli ittifaka imza atmamış, her eylem ve söyleminde bağrından çıktığı Türk milletinin tarafında olmuş, kamu görevlilerine sayısız haklar kazandırmış bir konfederasyonu eleştirmenin güçlüğünü anlıyorum.

Bu zata tavsiyem, bundan sonraki süreçte alnı ak, başı dik Türkiye Kamu-Sen’e iftira atmak yerine kendi Konfederasyonunun icraatlarının muhasebesini yapması; milletin hassasiyetlerini gözeten eylem ve söylemlerle kamu görevlilerinin yüzüne bakabilecek konuma gelmesi için mücadele etmesidir.   

Kim ne derse desin, Türkiye Kamu-Sen bundan önce olduğu gibi bundan sonra da terörün, teröristin, bölücünün, hainin, hırsızın karşısında; Türk milletinin, Türk memurunun ve devletinin yanında yer almaya devam edecektir.Birileri ne derse desin, bu kervan yoluna devam edecektir.

İsmail Koncuk

Genel Başkan

 
İSRAİL ZULMÜNÜ LANETLEDİK PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cuma, 18 Temmuz 2014 13:20

İsrail’in mübarek Ramazan ayında GAZZE’de çocuk, kadın, erkek, genç, yaşlı demeden işlediği insanlık suçunu protesto ettik. İsrail Büyükelçiliği önünde düzenlediğimiz eylemde basın açıklaması yaparak Elçilik binasına siyah çelenk bıraktık.

 

KAHVECİ: SESSİZ KALANLAR AKAN KANIN BAŞ SORUMLUSUDURLAR

 

Yoğun katılımın olduğu protesto eylemimizde bir konuşma yapan Türkiye Kamu-Sen Genel Sekreteri ve Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, “İsrail’in Gazze’ye başlattığı kara harekâtına ve yaşattığı vahşete seyirci kalınması, “İnsanım” diyen hiç kimsenin kabullenemeyeceği bir suç ortaklığıdır.” dedi. Kahveci, “ Son derece tehlikeli ve acı bir süreçten geçiyoruz. Doğu Türkistan’da, Myanmar’da, Afganistan’da, Kerkük’te, Tuzhurmatu’da oluk oluk Müslüman kanı dökülmekte, Müslümanlara karşı bir sürek avı gerçekleştirilmektedir.

 

Gazze’de ise İsrail, çocuk, kadın, genç, yaşlı, silahsız demeden yerleşim yerlerini bombalamakta, adeta devlet terörü uygulamaktadır.

 

Burada yalnızca masum insanlara değil, insanlığa kurşun sıkılmakta, insanlık katledilmektedir.

İsrail’in Gazze’ye başlattığı kara harekâtına ve yaşattığı vahşete seyirci kalınması, “İnsanım” diyen hiç kimsenin kabullenemeyeceği bir suç ortaklığıdır.   Dünya devletlerinin yaşanan vahşet karşısındaki sessizliği, bu katliamı destekledikleri anlamınagelmektedir?

 

İsrail günlerdir çocuk, yaşlı, genç demeden, gözünü kırpmadan insanlık suçu işlemekte, dünya devletleri ise bu katliama gözlerini kapatmaktadır. İsrail Devletinin silahsız, masum insanlara karşı kullandığı insanlık dışı yöntem ve zorbalık karşısında sessiz kalanlar, akan kanın da baş sorumlusudurlar

 

Özellikle ABD’nin adeta İsrail’in yaptığı bu soykırımı destekler nitelikteki açıklamaları, ülkemiz ve dünya kamuoyu tarafından iyi değerlendirilmeli, hâlâ ABD politikalarını destekleyenler durdukları yerin farkına varmalıdır. Mezhep çatışmalarının ve görüş ayrılıklarının pençesindeki İslam dünyasının da Filistin’deki dramla ilgilenecek hali kalmamıştır

 

İslam dünyası tek yürek, tek ses olmadığı sürece, dünyanın her köşesinde Müslüman kanının akmaya devam edeceği bilinmelidir. Büyük Ortadoğu Projesi ile İslâm coğrafyası kan gölüne döndürülmüş, kardeş kavgaları ile Müslüman ülkeler savaş ortamına çekilmiştir. Bu sırada emperyalist güçler ise Haçlı zihniyeti ile bölgenin kanını alabildiğine emmektedir.” dedi.

 

KAHVECİ: ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM!

 

Türkmeneli’nde, Doğu Türkistan’da, Tuzhurmatu’da, Kerkük’te katliamlar yaşanırken seyirci kalanların Filistin’de akan kanı durdurmasının imkân ve ihtimali yoktur.” diyen Önder Kahveci, Müslüman dünyasını birlik olmaya çağırdı. Kahveci, “Son zamanlarda ülkemiz dış politikasında yaşanan değişim, Devletimizin dünyadan soyutlanarak yalnızlığa itilmesine neden olmuş, uluslar arası alanda ağırlığımız ve etkinliğimiz kaybolmuştur. Bununla birlikte, yapılan siyasi hataların bedeli sınırlarımızın ateş çemberi ile sarılmasına ve terör örgütlerinin kurduğu sözde devletlerle komşu olmamıza yol açmıştır.

 

Ülkemizde de mezhep üzerinden yaşanan tartışmaların, siyasi alana taşınması son derece tehlikeli bir sürece gireceğimiz endişesi yaratmaktadır. Bu noktada ayrılmanın, bölünmenin kimseye bir yarar sağlamadığı, yalnızca ülkemiz ve İslam ümmeti üzerinde oyun oynayanların ekmeğine yağ süreceği gerçeğini bir kez daha hatırlatma gereği hâsıl olmuştur.  

 

İsrail’in Gazze’ye karşı uyguladığı bu soykırımın aslında büyük oyunun bir parçası olduğu gerçeğini unutmamak, büyük resmi göz ardı etmemek gerekmektedir. Bu bakımdan Filistin’in, Afganistan’ın, Doğu Türkistan’ın, Suriye’nin, Irak’ın, Mısır’ın, Libya’nın kısacası İslam coğrafyasının içinde bulunduğu açmaz, aynı kirli senaryonun ürünüdür

 

Müslümanlar birlik olmalı, çatışmalara bir son vermeli ve dünyanın neresinde olursa olsun haksızlığa, adaletsizliğe karşı çıkmalıdır. Türkmeneli’nde, Doğu Türkistan’da, Tuzhurmatu’da, Kerkük’te katliamlar yaşanırken seyirci kalanların Filistin’de akan kanı durdurmasının imkân ve ihtimali yoktur

 

Tüm Müslümanlar kardeştir ve tek bir vücut gibi birbirine bağlı olmak zorundadır. Dünyanın neresinde olursa olsun bir Müslüman’ın canı yandığında aynı acıyı hissetmeyen ve harekete geçmeyen toplumun, bir başka bölgede yaşanan acıyı dindirmesi mümkün değildir.

 

Bu vesile ile dünyanın dört bir yanında vahşete ve katliamlara kurban gidenlere Allah’tan rahmet, yaralı Müslüman kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz.

 

İnsanlığını yitirmemiş ülkelerin Birleşmiş Milletleri harekete geçirerek yaşanan katliamlara bir son verilmesi; insani değerleri ve uluslararası hukuku hiçe sayan başta İsrail olmak üzere bütün cani ülke ve örgütlerden yaptıklarının hesabının sorulması talebimizi bir kez daha yineliyoruz.

 

Türkiye Kamu-Sen olarak, yarım yüzyılı aşkın süredir, bulunduğu bölgeye kan ve gözyaşından başka bir şey getirmeyen, insani değerleri ayaklar altına alan uygulamalarıyla kanımızı donduran İsrail’i şiddet ve nefretle kınıyor ve “Zalimler için yaşasın cehennem” diyoruz.” dedi.

 

Basın açıklamasının ardından Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Hazım Zeki Sergi tüm elleri semaya kaldırmaya davet ederek, Gazze, Doğu Türkistan, Türkmeneli ve tüm dünyada zulme, baskıya, işkenceye maruz kalan ve hayatlarını kaybeden Müslüman ve Türk soydaşlarımız için dua etti.

 

Açıklamamızın ardından İsrail Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bırakılırken, işlenen insanlık suçu ve vahşet bir kez daha lanetlendi.

 

Konfederasyonumuzun düzenlediği protesto mitingine Sendikalarımızın Genel Başkanları, Genel Merkez Yöneticileri, Şube Başkanlarımız, kamu görevlilerimiz ve  çok sayıda vatandaş katıldı.



Cumartesi, 19 Temmuz 2014 11:37 tarihinde güncellendi
 
BORDRONUZA BAKIN, GERÇEĞİ GÖRÜN! PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Çarşamba, 16 Temmuz 2014 08:57

 Memur Arkadaşım,

2013 yılında yapılan toplu sözleşme görüşmelerinden beri, ısrarla dile getirip seni uyarmaya çalıştığımız acı gerçekle karşılaştın. Bugün 15 Temmuz 2014 ve sen tarihte ilk defa ikinci yarı yıl zammı alamadın; üstelik enflasyon farkı hakkın da gasp edildi. Sadece maaşında değil, ek ödemende, çocuk parası, aile yardımı gibi sosyal ödemelerde de bir kuruş bile zam alamadın. Yetki verdiğin konfederasyon seni masada temsil edemedi. Mali ve sosyal haklarını masada bıraktı. 15 Ocak’ta aldığın maaşla bugün aldığın maaş aynı; hatta bu maaşı Aralık ayına kadar almaya devam edeceksin ama gıdaya, kiraya, yakıta, benzine, doğalgaza, kılık kıyafete, okul harcamalarına ödediğin para, maaşından kesilen vergi aynı kalmadı; yükseldikçe yükseldi.

Toplu sözleşmeye, yetkili konfederasyon sıfatıyla imza atan ve aylarca televizyon ekranlarında “Tarih yazdık” diye gezen sendikalar şimdi ortada yoklar. Bir yıl boyunca, “Taban aylığa zam yaptık” beyanatlarıyla memurların gözünü boyayanlar, bugün hangi deliğe sindiler? Şimdilerde onlar, memurları ve emeklileri unuttu, ülkenin temeline dinamit koyacak projelere katkı sunma, muhalefete ayar verme, cumhurbaşkanı seçtirme sevdasına kapıldılar.

Eğer Hükümetin ilk teklifi olan %3+3 bile kabul edilseydi, enflasyon farkıyla beraber bugün aylık ortalama 120 lira daha fazla maaş alacaktın. Birileri seni temsil ettiği iddiasıyla toplu sözleşme masasında Hükümetin teklifinden bile daha düşük bir zammı kabul etti. Sonra bu durumu allayıp pullayıp gerçekleri saptırdı. Zaman Türkiye Kamu-Sen’i haklı çıkardı ama kaybeden hep sen oldun.

Tarihin en iyi toplu sözleşmesini yaptıklarını iddia edenler, bugün maaşlarını eksik alan memurlara hesap vermek zorundadırlar. Bu hesabı soracak olan, cebinden hakkı gasp edilen sensinBu gidişata “Dur” diyecek olan da sensin.

Bu sistem sürdüğü müddetçe; hak nedir bilmeyen, mücadeleye yüreği yetmeyen, sendikacılıktan nasibini almamış kimseler seni temsil etmeye devam ettiği müddetçe, bu kayıpları yaşamaya devam edeceksin.

Ya doğruyu söyleyen, hak için mücadele eden, gerçek sendikacılığın, hakkın ve haklının tarafında olacaksın, ya da her yatsıda bir mumu sönen, sana 2014’ü zehir eden, cebine kocaman bir delik açan, seni enflasyon canavarına teslim edip, şimdi ortalarda görünmeyen menfaatperestlerin tarafında olacaksın. Tercih senin!

Cumartesi, 19 Temmuz 2014 11:38 tarihinde güncellendi
 
BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ. PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Salı, 15 Temmuz 2014 06:34

21 Mart’ta Kamu Görevlileri Danışma Kurulu, Çalışma Bakanı’nın başkanlığında toplandı. Toplantıya çalışma hayatı ile ilgili kurumların yöneticileri, Maliye Bürokrasisi, Devlet Personel Dairesi Başkanlığı yetkilileri ve üç konfederasyonun yöneticileri katıldılar. Toplantıda memurlarla ilgili daha önce toplu sözleşme masasında görüşülen ancak sonuçlandırılamayan hususlar masaya yatırıldı. Uzun tartışmalar sonrası 9 konu başlığında mutabakata varıl. Mutabakata varılan konulardan biri de 30 yıldan fazla hizmeti olan memurlara ikramiye verilmesi idi.

Mutabakata varılan konuların mahalli seçimler sonrası Genel Kurul’a getirileceği, hükümet adına toplantıya katılan Çalışma Bakanı tarafından ifade edildi. Ancak mutabakata varılan söz konusu 9 konu başlığının en önemli iki konu başlığı torba yasa düzenlemesinin içinde yoktu. Bu konuda muhalefetin verdiği önergeler de kabul görmedi. Çalışma Bakanı ve yandaş konfederasyon bir kez daha memurları yüz üstü bıraktı.

Memurlar için hayati önem taşıyan daha önce mutabakata da varılan 30 yıldan fazla hizmeti olanlara hak ettikleri ikramiyelerin verilmesi konusu torba yasa metinde yer almamıştır. Bilindiği gibi çalışanların emeklilik sürelerine önce kademeli olarak yaş sınırı getirilmiş daha sonra da yani 2008 yılında yapılan düzenleme ile emeklilik yaşı 65’e çıkarılmıştı. Artık hiçbir memur 30 yıl çalışarak emekli olamamaktadır. Her çalıştığı yıl için emeklilik primi kesilmesine rağmen 30 yılı aşan hizmet sürelerinin karşılığı verilmemektedir. Halbuki işçiler her çalıştıkları yılın hem kıdem tazminatını hem de ikramiyesini alabilmektedir. Ancak memurlar primlerini ödedikleri halde bu haktan mahrum bırakılmaktadırlar.

Torba yasa görüşmeleri sırasında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda günlerce mücadele veren Türkiye Kamu-Sen temsilcilerinin bu husustaki konuşmaları ve muhalefete önergeler verdirmeleri de maalesef karşılık bulmamıştır. Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmeleri sırasında Çalışma Bakanı Faruk Çelik ile Türkiye Kamu-Sen Genel Toplu Sözleşme Sekreteri Necati Alsancak Bey arasında geçen şu konuşma oldukça ibretliktir:

Necati ALSANCAK: Sayın Bakan, Kamu Görevlileri Danışma Kurulunda mutabakata vardığımız en önemli hususlardan biri 30 yıldan fazla hizmeti olanlara hakları olan ikramiyelerin verilmesiyle ilgili düzenlemeyi buraya getirmediğiniz, yine memurlara sicil affı ile 2005 yılından sonra işe girenler ile ilgili de hususlar yok. Nedenini öğrenmek istiyoruz.

Faruk ÇELİK: Bu konularda sıkıntı var.

Böyle bir samimiyetsizlik olabilir mi? Attıkları imzaların arkasında duramayan, yaptıkları protokolleri yok sayan bir zihniyet olabilir mi? Yazık! Hem de çok yazık..!

Mutabakata varıldığı ve hatta üzerinde çalışıldı denildiği halde, 2005 yılından sonra işe girenler için 1 derece verilmesi ile ilgili düzenlemeden tutunuzda, ek ödemelerin emekliliğe sayılmasına, 4/C’lilerin kadroya geçirilmesine, özel hizmet tazminatlarının artırılmasına kadar, her konuda verilen önergelerde karşılık bulmamış, hükümet adına komisyona katılan milletvekilleri tarafından reddedilmiştir.

Hep söylüyoruz sadece hükümet mi kayıtsız, malum konfederasyonlar da kayıtsız kaldılar… Son hafta Türkiye Kamu-Sen yöneticileri memurlar lehine verilen önergeleri komisyon üyelerine kabul ettirmek için uğraşırlarken onlar yine ortalıklarda yoktular. Gerçi olsalar da ne yazarTBMM’ye gelseler de yine pazarlamacılık yapacaklar. Çünkü fıtratları buna uygun. Diğerleri mi, onlar yıllar önce memur meselelerini unuttular. Onların başka işleri var. Niye gelip Plan ve Bütçe Komisyonlarında mücadele etsinler. Bir kere daha memurun yükü Türkiye Kamu-Sen’in üzerindedir. Bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonrada bu yükü bütün gücümüzle taşımaya devam edeceğiz…

 
TORBA KANUN PLAN BÜTÇE KOMİSYONUNDAN GEÇTİ PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Pazartesi, 14 Temmuz 2014 06:48

Soma ‘da yaşanan maden kazasının ardından Taşeron çalışanlarına yeni haklar getireceği iddiasıyla hazırlanan ancak, yapılan eklemelerle 150 maddeyi aşan Torba kanun Plan ve Bütçe komisyonundan geçti.

Akp’nin verdiği önergelerle sulandırılan, vergi afları ve faiz indirimleriyle işverenin taleplerini karşılayan ancak işçiler ve memurlar için olumlu düzenleme içermeyen Torba kanun çalışmalarına Türkiye Kamu-Sen olarak başından sonuna kadar iştirak ettik. Geç saatlere kadar süren Plan ve bütçe komisyonu görüşmelerine, Türkiye Kamu-Sen adına Genel Toplu Sözleşme Sekreteri Necati Alsancak ve Genel Mevzuat Sekreterimiz Mehmet Özer katıldı.

Yaptığımız girişimler özellikle Kamu Personeli Danışma Kurulu’nda karar altına alınan ve hayata geçirileceği ifade edilen konuların Torba kanun tasarısına eklenmesi ve memurların ek gösterge, ek ödeme, fazla mesai, özel hizmet tazminatı, emekli ikramiyesi ve emekli maaşlarının artırılması gibi kronikleşmiş sorunlarının çözümü üzerinde yoğunlaştı.

Konfederasyonumuz teknik ekibi tarafından hazırlanan kanun önergeleri temsilcilerimiz aracılığı ile siyasi partilere iletilirken, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ve Yönetim Kurulu Üyelerimizin CHP ve MHP Grup Başkanvekilleriyle yaptıkları görüşmelerin ardından hazırladığımız kanun önergelerini iktidar partisi de dahil olmak üzere bütün partilere sundu.

Bu önergelerde, 2005 yılından sonra göreve başlayanlara bir derece verilmesi, disiplin cezalarının affı, 4/C’li personelin kadroya geçirilmesi, Üniversite mezunu kamu işçilerinin memuriyet kadrosuna geçirilmesi, KİT’lerde çalışan personelin genel ve katma bütçeli kurum  ve kuruluşlara atamasının yapılabilmesi, öğretim görevlilerinin ve araştırma  görevlilerinin ücretlerinin yükseltilmesi, adalet çalışanlarına fazla mesai verilmesi, aday memurların görevlerine son verilmesiyle ilgili düzenlemeler, araştırmacı kadrosuna atanan personelin sorunlarının çözümü, Sümer holding personelinden işsizlik sigortası primi kesilmesine son verilmesi, nöbetçi memurluk uygulamasının kaldırılması, yardımcı hizmetler sınıfına da ek gösterge verilmesi, ek gösterge uygulamalarındaki adaletsizliklerin giderilmesi, kadın istihdamının artırılmasına yönelik olarak kurumlarda kreş açma zorunluluğu getirilmesi veya kreş ödeneği verilmesi konuları yer almaktaydı.

Komisyona sunduğumuz önergelerden bazıları toplantılar sonucunda kabul edilerek tasarıya eklendi.

Önergelerimiz içerisinden kabul edilerek tasarıya eklenen konular kısaca şu şekildedir;

ADAY MEMURLAR

Aday memurlar herhangi bir disiplin cezası alınca, memurluktan atılıyordu. 657'de yer alan bu düzenlemeyi, Anayasa Mahkemesi iptal etmişti. Komisyonda, 657'deki bu madde için yeni önerge verildi. Yeni düzenlemeye göre, uyarma ve kınama cezası verilince aday memur, memurluktan atılmayacak.

 

 

ARAŞTIRMACILAR

4046 sayılı Kanunda yer alan hüküm gereğince, özelleştirilen kurumlardaki üst yöneticiler Araştırmacı olarak atanmaktadır. Bunların kariyerlerine uygun olarak, mühendis veya mimar gibi unvanlara atanabilmesi için yeni önerge verildi ve bu önerge kabul edildi.

 

Ayrıca yine 4046 sayılı Kanuna eklenen geçici madde uyarınca, bu düzenleme şuan çalışmakta olan araştırmacılar için de uygulanacaktır. Bunlardan 30 gün içinde başvuranlar, bu haktan yararlanacaktır.

 

 İŞ YOĞUNLUĞU FAZLA MAHKEMELER

İş yoğunluğu fazla olan mahkemelerdeki memur ve sözleşmeli personele ayda 50 saati geçmemek üzere fazla mesai ücreti verilecektir. Her bir personel için verilebilecek yıllık mesai ücreti yılda 300 saati aşamayacaktır. Bütçe Kanununda belirtilen fazla çalışma ücretinin 3 katı ödeme yapılacaktır.

 

SÜMER HOLDİNG PERSONELİ İÇİN YAPILAN DÜZENLEME

Sümer Holding'te çalışan sözleşmeli personelin aylık ödemelerinden işsizlik sigortası primi kesiliyordu. Yapılan düzenleme ile bu konuda düzenlemeye gidilmiştir.

NÖBETÇİ MEMURLUK

1966 yılında yürürlüğe konulan ve Nöbetçi memurluğu düzenleyen 711 sayılı Kanun yürürlükten kaldırıldı.

 

TAPU ÇALIŞANLARININ SORUMLULUĞU

Tapu işlemleri nedeniyle oluşan zararlarda devletin ilgili memuruna rücu etme süresi ödeme tarihinden itibaren 2 yıl, işlem tarihinden itibaren 10 yıl geçmesiyle zaman aşımına uğrayacak, kısaca, tapuda çocuklara dahi geçen sorumluluk sona eriyor.

 

Bu konuların dışında memurlara mali haklar da sağlayacak önergelerimiz ise AKP üyelerinin oylarıyla reddedildi ve Torba kanun tasarısı içinde yer almadı. İşverenlerin bütün talepleri karşılanırken kamu görevlilerinin sorunlarının çözülmesi noktasında Hükümetle anlaşmaya varılmış olan konuların dahi AKP’li komisyon üyeleri tarafından reddedilmesi memurlarımız arasında büyük bir infiale yol açtı.

Bundan sonraki süreç Torba kanun tasarısının TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesiyle devam edecek. Türkiye Kamu-Sen olarak verilen sözlerin yerine getirilmesi ve memurların sorunlarının çözümü için kabul edilmeyen önergelerin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek Torba kanuna eklenmesi için her türlü girişimi göstereceğiz. 

Cumartesi, 19 Temmuz 2014 11:39 tarihinde güncellendi
 
SAYIN BAKAN MEMURA “EK ZAM” YAPMAK ELİNİZDE PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Pazartesi, 14 Temmuz 2014 06:41

 

2013 yılında yapılan toplu sözleşmelerde, 123 liralık seyyanen zamma evet diyen malum konfederasyon enflasyon farkını unutunca, 2014 yılı Temmuz ayı itibariyle memurların aylık kayıpları 200 lirayı aştı. Bunun üzerine, İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt bir  soru önergesi vererekmemurların kayıplarının karşılanmasını istedi. Önergede, önceki yıllardan farklı olarak seyyanen zam yapılmasının nedeni sorulurken, maaşlara önceki yıllarda yapılan yüzdelik artışların tüm gelire uygulanmasına rağmen, bu yıl sadece taban aylıkta artış yapılmasının mağduriyet yarattığı belirtildi  ve bu mağduriyetin giderilmesi yönünde çalışma olup olmadığı soruldu.

Öğüt’ün soru önergesine cevap veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, “ilave zam yapılması hususunda yürütülen herhangi bir çalışma bulunmamaktadır” dedi.

Bakan Çelik’in açıklamasına tepki gösteren Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, memura ek zam konusunun torba yasada gündeme getirilmesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi.

“2013 yılında yapılan toplu sözleşmeye atıfta bulunan Bakan Çelik, seyyanen zam nedeniyle enflasyon farkını alamayan memurların  ve emeklilerin mağdur olmasına bir kez göz yumdu. 2014 memur maaş zammıyla ortalama memurun maaşı %5.2 oranında artarken, enflasyon yüzde 6’ların üzerinde  çıkması, aradaki farkın ödenmesini zaruri hale getirdi. Ancak yetkili sendikanın basiretsiz tutumu nedeniyle enflasyon farkı ödenmesinin toplu sözleşmeye eklenmemesinin bedeli memura ve emekliye ödetilmek istenmektedir. Memura ek zam verilmesi hususu sadece toplu sözleşme masasıyla sınırlı değildir. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundan geçerek Genel Kurul’a gelen Torba yasaya bir madde eklenerek enflasyon farkı memurlara ve memur emeklilerine ödenebilirBakan Çelik’in soru önergesine verdiği cevaptaki gibi yapılan bir açıklama ancak  vurdum duymazlık olarak nitelendirilebilir.

ÇOK GEÇ OLMADAN MEMURA VE EMEKLİYE HAKKI OLANI VERİN!

Türkiye Kamu-Sen olarak bir kez daha yetkilileri hakkımızı vermeye davet ediyoruz. Vergi ve SSK borçlarını yapılandıran, patrona kasa affı getiren, trafik cezalarını affeden Torba yasaya,  Meclis Genel  Kurulu’nda görüşülürken bir madde daha ekleyip,  enflasyon farkını memurlara verebilirsiniz. Bunu yapmak Bakan Çelik ve hükümetinin elindedir. 2,5 milyon memur Bakan  Çelik’ten “mağduriyetlerin giderilmesi yönünde çalışma yapılmamaktadır” açıklaması yerine, “memurun hak ettiği enflasyon farkı ödemesi maaşlara yansıtılacaktır” açıklamasını duymak istemektedir.Sayın Başbakan ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in daha önce "memuru ve emekliyi enflasyona ezdirmedi" şeklinde yaptıkları açıkllamalar havada kalmıştır. Türkiye Kamu-Sen bu ayıplarını her platformda yüzlerine vurmaya devam edecektir. ” 

 
Sosyal Denge Tazminatında Bir Müjdede Kırıkkale’den PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cumartesi, 12 Temmuz 2014 07:57

Türk İmar-Sen’in İl Afet ve Acul Durum çalışanlarının sosyal denge tazminatını almaları için gösterdiği çabası sonuç vermeye devam ediyor. Son olarak girişimlerimiz sonucunda Kırıkkale İl Afet ve Acil  çalışanlarına İl Özel İdaresi tarafından ödendi

 
TBMM’de Torba Yasa Görüşmelerinde Farkımızı Gösterdik PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cuma, 11 Temmuz 2014 07:00

Türk İmar-Sen Genel Başkanı Necati Alsancak TBMM Plan Bütçe Komisyonunda Torba yasa’da yer alan kamu çalışanları ile ilgili düzenlemeler için yoğun bir çalışma gerçekleştirdi.

Komisyonun tüm toplantılarına Türk Enerji-Sen Genel Başkanı Mehmet Özer ile birlikte katılan Genel Başkanımız Necati Alsancak memurların talepleri ile ilgilide Komisyona zaman zaman açıklamalarda bulundu. Milletvekillerine önergeler sunarak düzenlemeler yapılmasını sağladı. Özellikle güvencesini kaldıran düzenlemenin kapsamının daraltılmasında yaptığımız çalışmalar etkili oldu.

Memurlara 1. Derece verilmesi, 30 yıldan fazla çalışanların emekli ikramiyelerinin arttırılması gibi Kamu Personeli Danışma Kurulunda Karara bağladığı düzenlemelerin hayata geçmesi gerektiğinin kaydeden Genel Başkanımız Necati Alsancak bu konularda hazırlanan önergelere iktidar milletvekillerinin reddedilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek iktidarın bir samimiyet testinde daha sınıfta kaldığını kaydetti.

Komisyona sunduğumuz önergelerden bazıları toplantılar sonucunda kabul edilerek tasarıya eklendi.

Tasarıya eklenen konular kısaca şu şekildedir;

 

ADAY MEMURLAR

Aday memurlar herhangi bir disiplin cezası alınca, memurluktan atılıyordu. 657′de yer alan bu düzenlemeyi, Anayasa Mahkemesi iptal etmişti. Komisyonda, 657′deki bu madde için yeni önerge verildi. Yeni düzenlemeye göre, uyarma ve kınama cezası verilince aday memur, memurluktan atılmayacak.

 

ARAŞTIRMACILAR

4046 sayılı Kanunda yer alan hüküm gereğince, özelleştirilen kurumlardaki üst yöneticiler Araştırmacı olarak atanmaktadır. Bunların kariyerlerine uygun olarak, mühendis veya mimar gibi unvanlara atanabilmesi için yeni önerge verildi ve bu önerge kabul edildi.

Ayrıca yine 4046 sayılı Kanuna eklenen geçici madde uyarınca, bu düzenleme şuan çalışmakta olan araştırmacılar için de uygulanacaktır. Bunlardan 30 gün içinde başvuranlar, bu haktan yararlanacaktır.

 

İŞ YOĞUNLUĞU FAZLA MAHKEMELER

İş yoğunluğu fazla olan mahkemelerdeki memur ve sözleşmeli personele ayda 50 saati geçmemek üzere fazla mesai ücreti verilecektir. Her bir personel için verilebilecek yıllık mesai ücreti yılda 300 saati aşamayacaktır. Bütçe Kanununda belirtilen fazla çalışma ücretinin 3 katı ödeme yapılacaktır.

 

SÜMER HOLDİNG PERSONELİ İÇİN YAPILAN DÜZENLEME

Sümer Holding’te çalışan sözleşmeli personelin aylık ödemelerinden işsizlik sigortası primi kesiliyordu. Yapılan düzenleme ile bu konuda düzenlemeye gidilmiştir.

 

NÖBETÇİ MEMURLUK

1966 yılında yürürlüğe konulan ve Nöbetçi memurluğu düzenleyen 711 sayılı Kanun yürürlükten kaldırıldı.

 
Türkiye Kamu-Sen Üyelerine Özel Dev Kampanya PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cuma, 11 Temmuz 2014 06:34

Üniversite adaylarının tercih heyecanının sürdüğü şu günlerde Türkiye Kamu-Sen üyeleri ve çocuklarına özel bir büyük anlaşmaya daha imza attı.

KKTC'nin en saygın eğitim kurumlarından birisi olan Girne Amerikan Üniversitesi ile imzalanan protokol çerçevesinde, Türkiye Kamu-Sen'e bağlı sendikaların üyeleri,çocukları ve çalışanları ile ve çocuklarına Girne Amerikan Üniversitesini tercih etmeleri halinde yüzde 50 Akademik burs sağlanacaktır.

Yavru vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin en nadide kenti Girne'de faaliyet gösteren, on binlerce öğrencisiyle eğitim ve öğretim alanında büyük atılımlar yapan Girne Amerikan Üniversitesi onlarca Fakültesi, Yüksek okulu ve sosyal imkanlarıyla Türkiye Kamu-Sen üyeleri ve çocuklarını bekliyor.

Daima üyeleri için en güzelini elde etmeyi ilke edinmiş olan Türkiye Kamu-Sen'in Girne Amerikan Üniversitesi ile yaptığı protokolün tüm üyelerimiz ve çocuklarına hayırlı olmasını diliyoruz.

Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikalara üye ve çocuklarına YÜZDE 50 akademik burs sağlanacak olan Güncel Lisans Programları Listesi

MESLEK YÜKSEKOKULU

Adalet (Türkçe)

Bankacılık ve Sigortacılık (İngilizce)

Bilgisayar Operatörlüğü (İngilzce)

Bilgisayar Programcılığı (İngilizce)

Elektronik Teknolojisi (İngilizce)

Halkla İlişkiler ve Tanıtım (İngilizce)

İşletme Yönetimi (İngilizce)

Muhasebe ve Vergi Uygulamaları (İngilizce)

Pazarlama (İngilizce)

Turizm ve Otel İşletmeciliği (İngilizce)

Otomotiv Teknolojisi (İngilizce)

Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri (İngilizce)

SAĞLIK MESLEK YÜKSEKOKULU

Amaliyathane Hizmetleri (Türkçe)

Anestezi (Türkçe)

İlk ve Acil Yardım (Türkçe)

Radyoterapi (Türkçe)

Sağlık Kurumları İşletmeciliği (Türkçe)

Tıbbi Dökümantasyon ve Sekterlik (Türkçe)

Tıbbi Görüntüleme Teknikleri (Türkçe)

Yaşlı Bakımı (Türkçe)

SPOR YÜKSEKOKULU

Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği(Türkçe)

Spor Yönetimi (İngilizce)

Rekreasyon Yönetimi (İngilizce)

HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU

Hemşirelik (Türkçe)

Ebelik (Türkçe)

DENİZCİLİK VE ULAŞTIRMA YÜKSEKOKULU

Güverte (İngilizce)

Ulaştırma ve Lojistik (İngilizce)

UYGULAMALI SOSYAL BİLİMLER YÜKSEKOKULU

Konaklama ve Turizm İşletmeciliği (İngilizce)

Pazarlama (İngilizce)

Muhasebe (İngilizce)

Bankacılık ve Finans (İngilizce)

Yönetim Bilişim Sistemleri (İngilizce)

Gastronomi ve Mutfak Sanatları (İngilizce)

SAHNE SANATLARI YÜKSEKOKULU

Dans (İngilizce)

Drama ve Oyunculuk (Türkçe)

İŞLETME VE EKONOMİ FAKÜLTESİ

Ekonomi (İngilizce)

İşletme (İngilizce)

İşletme Yönetimi (Türkçe)

Uluslararası İşletme (İngilizce)

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi (İngilizce)

Uluslararası İlişkiler (İngilizce)

Sivil Havacılık Ulaştırma İşletmeciliği (İngilizce)

MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ

Bilgisayar Mühendisliği (İngilizce)

Bilgisayar Mühendisliği (Türkçe)

Endüstri Mühendisliği (İngilizce)

Elektrik & Elektronik Mühendisliği (İngilizce)

Elektrik & Elektronik Mühendisliği (Türkçe)

İnşaat Mühendisliği (İngilizce)

Enerji Sistemleri Mühendisliği (İngilizce)

MİMARLIK TASARIM VE GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ

Mimarlık (İngilizce)

Mimarlık (Türkçe)

İç Mimarlık (İngilizce)

İç Mimarlık (Türkçe)

Grafik Tasarım (İngilizce)

Plastik Sanatlar (İngilizce)

EĞİTİM FAKÜLTESİ

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği (İngilizce)

İngilizce Öğretmenliği (İngilizce)

Türkçe Öğretmenliği (Türkçe)

Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (Türkçe)

Okul Öncesi Öğretmenliği (Türkçe)

Sınıf Öğretmenliği (Türkçe)

BEŞERİ BİLİMLER FAKÜLTESİ

Psikoloji (İngilizce)

İngiliz Dili ve Edebiyatı (İngilizce)

Mütercim Tercümanlık (İngilizce)

Çin Dili ve Edebiyatı (Çince)

Türk Dili ve Edebiyatı (Türkçe)

İLETİŞİM FAKÜLTESİ

Halkla İlişkiler

BasınYayın

Radyo, Televizyon ve Sinema

SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ

Ergoterapi (İngilizce)

Sağlık Yönetimi (İngilizce)

Acil Yardım ve Afet Yönetimi (İngilizce)

Acil Yardım ve Afet Yönetimi (Türkçe)


 
AFAD ÇALIŞANLARINA SALDIRIYI KINIYORUZ PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Perşembe, 10 Temmuz 2014 11:08

Erzurum’da kurtarma çalışmasına giden AFAD çalışanları taşlı sopalı saldıra uğradılar.

Erzurum’da sağanak yağış nedeniyle bir fırın işletmesinin depo olarak kullandığı alandan un almak için bodrum kata inen işçi sağanak yağış sonrası duvarın çökmesi sonucu göçük altında kaldıOlay sonrası bölgeye gelen sivil savunma arama kurtarma ekipleri fırındaki işçilerin taşlı sopalı saldırısına uğradı. Sivil savunma ekipleri kaçmaya çalışırken, polis ekipleri saldırgan işçileri kontrol altına almakta güçlük çekti.

 

Türk İmar-Sen olarak hayat kurtarmaya giden AFAD çalışanlarına saldıran ve onları darp edenleri kınıyoruz. Bu çirkin saldırıyı gerçekleştirenleri en ağır cezaya çarptırılmasını talep ediyoruz

 
MEMUR EMEKLİLERİNİN SORUNU MECLİS GÜNDEMİNE TAŞINDI PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Çarşamba, 09 Temmuz 2014 06:16

Türkiye Kamu-Sen’in kamu görevlilerinin haklarının geliştirilmesi için yürüttüğü mücadele her boyutuyla kamuoyu nezdinde karşılık bulmaya devam ediyor.  Özellikle Konfederasyonumuzun toplu sözleşme süreçlerinde ve kamu görevlilerini ilgilendiren kanun çalışmalarında, sorunların çözümü noktasında sunduğu öneriler milletvekilleri tarafından da dikkate alınarak Meclis çalışmalarında kaynak haline geliyor.

Son olarak 2012 ve 2013 yılı toplu sözleşme görüşmelerinde dile getirdiğimiz ve 2013 yılı Temmuz ayında yasalaşan 6495 sayılı Torba Kanun çalışmalarına önerge olarak sunduğumuz, memur emeklilerine bağlanacak maaşların belirlenmesinde memurların ek gösterge rakamlarına göre tespit edilen özel hizmet tazminatı oranlarının artırılması teklifimiz, Artvin milletvekili Sayın Uğur Bayraktutan tarafından yeniden düzenlenerek kanun teklifi haline getirildi. Bu aşamada AKP milletvekillerinin ve Hükümetin memur emeklilerinin sorunlarına nasıl yaklaşacağı ise sorunun çözümü için asıl belirleyici etken olacak. Bu teklif bir bakıma iktidarın sorunları çözme konusundaki samimiyetinin test edilmesi için de bir gösterge niteliği taşıyor. Bilindiği gibi komisyonlarda iktidar partisi üyelerinin ağırlıklı olması nedeniyle, AKP milletvekilleri istemedikleri kanun önergelerini reddederek gündemden düşürebiliyorlar.

Sayın Bayraktutan’ın teklifinde ek göstergesi 2200 ile 3600 arasında olan kamu görevlisi emeklilerine bağlanacak tazminat oranının %70’den %110’a; ek göstergesi 2200’ün altında olan ya da ek göstergeden yararlanamayan diğer personelin %40 olan tazminat oranının ise %90’a yükseltilmesi öngörülüyor. Teklifin yasalaşması halinde ek göstergesi 2200 ile 3600 arasında olan memur emeklilerinin emekli maaşlarına yaklaşık 292,6 TL; daha düşük ek göstergesi olanlarla ek göstergesi olmayanların maaşlarına 365,7 TL artış yansıması söz konusu olacak. Konfederasyonumuzun öngördüğü değişiklik daha geniş çerçeveli olsa da, memur emeklilerinin maaşlarının insan onuruna yaraşır bir seviyeye getirilmesi için,  5434 sayılı Emekli sandığı Kanununun değişik ek 70inci maddesinin (b) bendindeki ek gösterge rakamlarına karşılık gelen oranların yükseltilmesi önerimizin de Meclis gündeminde tartışmaya açılmış olması son derece önemli bir gelişmedir.

Hatırlanacağı üzere hali hazırda TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmekte olan torba kanun tasarısı için de onlarca kanun teklifi hazırlayarak milletvekillerine sunmuş ve bu tekliflerin bir kısmının önerge olarak tasarıya eklenmesine öncülük etmiştik.

Görüldüğü gibi Türkiye Kamu-Sen, memurlarımızın ve emeklilerimizin haklarının korunup ilerletilmesi noktasında tam bir çözüm odağı işlevi görmektedir. Sorunların tespitinin ve dile getirilmesinin yanı sıra çözümünün de nasıl sağlanacağına yönelik olarak yürüttüğümüz teknik çalışmalar, bugün TBMM gündeminde önemli bir yer teşkil etmektedir.

Sivil toplum olgusuna eyyamcı yaklaşımları dışlayarak geliştirdiğimiz bilimsel sendikacılık sonucunda kamu görevlilerinin birçok sorununun çözümünde odak noktası olmanın gururunu yaşarken, Artvin milletvekili sayın Uğur Bayraktutan’a ve hazırladığımız kanun önergelerini teklif haline getirerek Meclis’e sunan tüm milletvekillerine, kamu görevlilerinin sorunları ve çözümü için gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ederiz.       

 

 

TÜRKİYE KAMU-SEN’İN MEMUR EMEKLİLERİNİN SORUNU İÇİN ÖNERDİĞİ KANUN TEKLİFİ

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANLIĞINA

 

Devlet Memurları Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’na aşağıdaki maddenin eklenmesini arz ve teklif ederim.

“MADDE- 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun değişik ek 70inci maddesinin (b) bendinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 

-Ek göstergesi 8400 ve daha yüksek olanlarda %240’ına,

-Ek göstergesi 7600 (dahil) – 8400 (hariç) arasında olanlarda %200’üne,

-Ek göstergesi 6400 (dahil) – 7600 (hariç) arasında olanlarda %190’ına,

-Ek göstergesi 4800 (dahil) – 6400 (hariç) arasında olanlarda %160’ına,

-Ek göstergesi 3600 (dahil) – 4800 (hariç) arasında olanların %140’ına,                           

-Ek göstergesi 2200 (dahil) – 3600 (hariç) arasında olanların %110’una,                           

-Diğerlerine %80’ine            

tekabül eden miktarı, emeklilik keseneğine ve kurum karşılığına tabi tutulur.”

ARTVİN MİLLETVEKİLİ UĞUR BAYRAKTUTAN’IN MEMUR EMEKLİLERİNİN SORUNU İÇİN VERDİĞİ KANUN TEKLİFİ

TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun değişik ek 70 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki “Ek göstergesi 2200 (dahil) - 3600 (hariç) arasında olanlardan %70 ine” ibaresi, “Ek göstergesi 2200 (dahil) - 3600 (hariç) arasında olanlarda %110 una” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 2- 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun değişik ek 70 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki “Diğerlerinde %40 ına,”  ibaresi, “Diğerlerinde %90 ına” şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 3- Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4- Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 
SEYYANEN ZAM MEMURA PAHALIYA PATLADI PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Salı, 08 Temmuz 2014 09:18

Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi’nin yapmış olduğu 2014 Haziran ayına ait asgari geçim endeksi sonuçları açıklandı.

 

Araştırmada çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 1.956,03 TL, dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi ise 3.979,56 Lira olarak belirlendi.

 

Sonuçlar, dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddinin bir önceki aya göre %1,78 oranında arttığını gösterdi.

 

Çalışan tek kişinin açlık sınırı ise bir önceki aya göre %1,52 oranında artmış ve 1.507,89 Lira olarak hesaplandı.

 

4 kişilik bir ailenin ortalama gıda ve barınma harcamaları toplamı ise 2014 yılı Haziran ayında 1.543,71 Lira olarak tahmin edildi.

 

Ailenin aylık gıda harcaması toplamı ise 945,15 TL ile memur maaşının %43,78’ini oluşturdu.

 

Araştırmaya göre Haziran ayında bir memur, maaşının %71,5’ini yalnızca gıda ve barınma harcamalarına ayırmak zorunda kaldı.

 

Haziran ayı asgari geçim araştırmasını değerlendiren Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk şöyle konuştu: “Beceriksizce imzalanan Toplu Sözleşme sonucunda kabul edilen seyyanen zam memura pahalıya patlamıştır. Tarihi başarı olarak nitelendirilen Toplu Sözleşme, enflasyon farkı dahi içermeyen hayal kırıklığından ibarettir. 2 günde yangından mal kaçırırcasına ve diğer bütün zamlardan feragat ederek yalnızca 123TL’lik seyyanen zam nedeniyle memurlar ilk defa Temmuz ayında ikinci yarıyıl zammı alamamıştır.

 

2014 yılı ilk altı aylık enflasyon oranı %5,7 olarak açıklanmıştır. Resmi rakamlardan açıkça görüldüğü üzere memur 2014 yılının başından itibaren ciddi bir ekonomik kayba sürüklenmeye devam etmektedir. Eğer Hükümetin ilk teklifi olan %3+%3’lük zam bile kabul edilmiş olsaydı; memur maaşlarına enflasyon farkıyla birlikte ortalama aylık 100TL daha fazla artış gelecekti. Bununla birlikte gerçek anlamda pazarlık yapılmış olsaydı, bu yıl için %4+%4 veya %5+%5 zam almak mümkündü. 123 TL’lik komik zam aylar öncesinden eriyip gitmiştir. Bu nedenle TBMM gündeminde bulunan Torba Kanun çalışmalarında memurlara ve emeklilere 2014 yılı için enflasyon farkı verilmesi zorunlu hale gelmiştir. Mecliste görüşülen Torba Kanun’da memura enflasyon farkı ödemesi maddesi mutlak suretle kabul edilmelidir.

 

Mübarek Ramazan ayında bulunduğumuz bugünlerde; kamu görevlilerinin toplu sözleşmede uğratıldığı zarar, enflasyon farkı verilerek giderilmelidir. Türkiye Kamu-Sen olarak hazırlanan bütün kanun tasarılarına memurların 2014 yılı için enflasyon farkı verilmesi için her platformda mücadele etmeye devam edeceğiz. “       

 
GİRİŞİMLERİMİZ SONUÇ VERMEYE DEVAM EDİYOR PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Pazartesi, 07 Temmuz 2014 14:27

Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşmeleri devam eden Torba yasada Türkiye Kamu-Sen etkisini ve farkını göstermeye devam ediyor.

Geçtiğimiz hafta içinde Kamu Personeli Danışma Kurulunda kabul edilen konuların hayata geçirilmesi için torba yasaya yeni maddeler eklenmesine yönelik olarak başlattığımız girişimler kısmen sonuç verdi.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ve Yönetim Kurulu Üyelerimizin CHP ve MHP Grup Başkanvekilleriyle yaptıkları görüşmelerin ardından hazırladığımız kanun önergelerini iktidar partisi de dahil olmak üzere bütün partilere sunmuştuk.

Bu önergelerde, 2005 yılından sonra göreve başlayanlara bir derece verilmesi, disiplin cezalarının affı, 4/C’li personelin kadroya geçirilmesi, Üniversite mezunu kamu işçilerinin memuriyet kadrosuna geçirilmesi, KİT’lerde çalışan personelin genel ve katma bütçeli kurum  ve kuruluşlara atamasının yapılabilmesi, öğretim görevlilerinin ve araştırma  görevlilerinin ücretlerinin yükseltilmesi, adalet çalışanlarına fazla mesai verilmesi, aday memurların görevlerine son verilmesiyle ilgili düzenlemeler, araştırmacı kadrosuna atanan personelin sorunlarının çözümü, Sümer holding personelinden işsizlik sigortası primi kesilmesine son verilmesi, nöbetçi memurluk uygulamasının kaldırılması, yardımcı hizmetler sınıfına da ek gösterge verilmesi, ek gösterge uygulamalarındaki adaletsizliklerin giderilmesi, kadın istihdamının artırılmasına yönelik olarak kurumlarda kreş açma zorunluluğu getirilmesi veya kreş ödeneği verilmesi konuları yer almaktaydı.

 

Komisyona sunduğumuz önergelerden bazıları toplantılar sonucunda kabul edilerek tasarıya eklendi.

Tasarıya eklenen konular kısaca şu şekildedir;

 

ADAY MEMURLAR

 

Aday memurlar herhangi bir disiplin cezası alınca, memurluktan atılıyordu. 657'de yer alan bu düzenlemeyi, Anayasa Mahkemesi iptal etmişti. Komisyonda, 657'deki bu madde için yeni önerge verildi. Yeni düzenlemeye göre, uyarma ve kınama cezası verilince aday memur, memurluktan atılmayacak.

 

ARAŞTIRMACILAR

 

4046 sayılı Kanunda yer alan hüküm gereğince, özelleştirilen kurumlardaki üst yöneticiler Araştırmacı olarak atanmaktadır. Bunların kariyerlerine uygun olarak, mühendis veya mimar gibi unvanlara atanabilmesi için yeni önerge verildi ve bu önerge kabul edildi.

Ayrıca yine 4046 sayılı Kanuna eklenen geçici madde uyarınca, bu düzenleme şuan çalışmakta olan araştırmacılar için de uygulanacaktır. Bunlardan 30 gün içinde başvuranlar, bu haktan yararlanacaktır.

 

İŞ YOĞUNLUĞU FAZLA MAHKEMELER

 

İş yoğunluğu fazla olan mahkemelerdeki memur ve sözleşmeli personele ayda 50 saati geçmemek üzere fazla mesai ücreti verilecektir. Her bir personel için verilebilecek yıllık mesai ücreti yılda 300 saati aşamayacaktır. Bütçe Kanununda belirtilen fazla çalışma ücretinin 3 katı ödeme yapılacaktır.

 

SÜMER HOLDİNG PERSONELİ İÇİN YAPILAN DÜZENLEME

 

Sümer Holding'te çalışan sözleşmeli personelin aylık ödemelerinden işsizlik sigortası primi kesiliyordu. Yapılan düzenleme ile bu konuda düzenlemeye gidilmiştir.

 

NÖBETÇİ MEMURLUK

 

1966 yılında yürürlüğe konulan ve Nöbetçi memurluğu düzenleyen 711 sayılı Kanun yürürlükten kaldırıldı.

Pazartesi, 07 Temmuz 2014 14:30 tarihinde güncellendi
 
EK GÖSTERGE TALEBİMİZE DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞI'NDAN CEVAP PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Pazartesi, 07 Temmuz 2014 12:28

Çalışma Bakanlığı’na kamu görevlilerinin mezun oldukları teknik lisans programları sonucunda  elde ettikleri unvanlar üzerinden ek gösterge verilmesi  talebiyle gönderdiğimiz yazıya cevap geldi.

Devlet Personel Başkanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda, ek göstergenin memurun mezun olduğu lisans programına göre değil, yer aldığı sınıf ve görevlerde bulunduğu sürece ödeneceği ve kadroya bağlı olduğuna vurgu yapıldı. Bununla birlikte, ortaya koyduğumuz gerekçelerin dikkate değer olduğu, talebimizin bundan sonra yapılacak olan mevzuat çalışmalarında değerlendirileceği belirtildi.

Türkiye Kamu-Sen olarak bundan önce  olduğu gibi, bundan sonra da her türlü mevzuat çalışmalarına müdahil olarak görüşlerimizi ortaya koyacak ve ek göstergelerde yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi için verdiğimiz mücadeleyi  kararlılıkla sürdüreceğiz

Pazartesi, 07 Temmuz 2014 14:26 tarihinde güncellendi
 
GİRİŞİMLERİMİZ SONUCUNDA TASARIDA GERİ ADIM ATILDI PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cuma, 04 Temmuz 2014 06:41

Türkiye Kamu-Sen bir kez daha  memurların gerçek temsilcisi olduğunu gösterdi.  Genel Başkanımız Necati Alsancak'ın tüm süreçlerini TBMM'de takip ettiği komisyon toplantılarına katıldığı Kamu çalışanlarının güvencesine yönelik tehditlerin yer aldığı, yargı kararlarının uygulanması için 30 günlük süreyi 2 yıla çıkartarak, yargının işlevsiz hale getirilmesine neden olan kanun tasarısında, Konfederasyonumuzun girişimleri sayesinde geri adım atıldı.

Türkiye Kamu-Sen’in ısrarlı bir şekilde, elindeki tüm imkanları kullanarak verdiği mücadelenin sonuca ulaşmasını kamu çalışanlarının iyi değerlendirmesi gerektiğini düşünüyoruzBu noktada, memurların haklarını gerçek anlamda koruyan yegane  konfederasyonun, Türkiye Kamu-Sen  olduğu bir kez daha görülmüştür.

Konuyla ilgili Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk,  aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:

 “Girişimlerimiz kısmen de olsa sonuç verdi. İş güvencesini ortadan kaldıran ve yargıyı işlevsiz bırakan kanun tasarısında Hükümet geri adım attı ve tasarıyı daralttı.

Buna göre, il müdürleri, daire başkanı ve üstündeki  unvanlardakiler ve kolluk kuvvetlerinde görev yapanlar kanun kapsamına alındı. Diğer tüm memurlar bakımından, yargı kararları bugünkü şekliyle uygulanmaya devam edilecek. Kanun tasarısı bu şeklide dahi kabul edilemez, bir hukuk devletinde, daire başkanı ve üzerindeki unvanlarda da olsa, kolluk kuvvetlerinde görev yapıyor da olsa, farklı hukuki normlar uygulanamaz. Tasarı bu şekliyle Anayasa Mahkemesinden geri dönecektir.

Bilindiği üzere tasarı gündeme geldiğinde, Sayın Başbakan'a tepkimizi iletmiş ve tasarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söylemiştim. Sonrasında hem ülke genelinde hem de TBMM Dikmen Kapısı önünde eylemler yaparak memurlarımızın tepkilerini yansıtmış. Hükümetin ısrarı halinde bırakma eylemine kadar gidileceğini ilan etmiştik. Hem iktidar milletvekilleri ve bakanlarla hem de muhalefet partilerimizle gerekli görüşmeler yapılarak destekleri istenmiştir. Tasarının, büyük oranda değiştirilmesi, gösterilen tepkiler ve ısrarlı takibimiz sonucundadır. Genel Mevzuat Sekterimiz Mehmet Özer, Genel Toplu Sözleşme Sekreterimiz Necati Alsancak, neredeyse TBMM Bütçe Plan Komisyonu Çalışmalarından hiç ayrılmamıştır. Kendilerine de teşekkür ediyorum.”

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 - 19

 


ETİK HABER

Memurun Yeri Haber

Faydalı Linkler

Kurumlarımız

 

Gazetemiz

Nisan 2010 Gazete