| 2008'de Bayındırlık Bakanlığı |
|
|
| Pazartesi, 25 Şubat 2008 | |
|
Değerli arkadaşlar, son yıllarda mevcut siyasal irade tarafından, ülkemizde sesiz devrim olarak ifade ettikleri, Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde gerçekleştirilen adına reform dedikleri çeşitli yasalar çıkartılmış ve çıkartılmaya devam edilmektedir. Sözlük anlamı, Reform: Bir sistem, kurum ya da yapının zor ve tehdit edici yöntemlere başvurulmadan, uzlaşmacı yöntemlerle daha iyi ve arzulanır olanın getirilmesi eylemi. Şeklide ifade edilir. Bu manada yapılan reformların ne kadarının uzlaşmacı yöntemlere başvurularak yapılıp yapılmadığı tartışılır. Uzlaşılarak yapıldığı iddia edilenlerin, kimler ile uzlaşılarak yapıldığı tartışılır. Siyasi irade eğer uzlaşarak icraat yaptığını iddia ediyor ise, ilk olarak her yıl memurlar ile yapılan görüşmelerde ne kadar uzlaşmacı olup olmadığına bakmalıdır. Uzlaştırma kurulu kararlarına ne kadar sadık olup olmadığına bakmalıdır. Değerli arkadaşlar, Bayındır ve İmar iş kolunda son dönemlerde, siyasi irade tarafından yeni reformlar yapılmaktadır. Bu reformların ilki geçtiğimiz yıl, İller Bankasının, İl Bank A.Ş. olması yönünde Meclise verilen tasarı ile bir diğeri, Karayollarının Ulaştırma Bakanlığına bağlanması ile gerçekleşti. Bir yandan, Bakanlık bünyesinde reformlar yapılarak Bakanlık küçültülmeye çalışılmakta, diğer taratanda, Bayındırlık ve İskân Bakanı, Sayın Faruk Nafiz Özak, Antalya’ da düzenlenen Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 2007 yılı çalışmalarının değerlendirilmesi ve 2008 yılı hedefleriyle ilgili toplantıda, “ Tapu kadastro çalışanlarının yıllardır, Türkiye' nin her metre karesinde fedakârca hizmet verdiğini, kurumunda en güvenilir ve çalışkan kurumlardan biri olduğunu, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün geçen yıl döner sermayeden genel bütçeye 400 milyon YTL’ den fazla katkı yaptığını, personele döner sermayeden ek ödeme yapabilmek için çalışmaların sürdüğünü söyleyerek” Tapu ve kadastro personelinin döner sermayeden ek ödeme almayı hak ettiğini dile getirmektedir. Yine aynı toplantıda, İngiliz Belediyeler ve Yerel İdare Bakanlığı’nın işbirliği ile yürütülen “Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nın Yapı Malzemeleri Alanında Piyasa Gözetimi ve Denetimi Kapasitesinin Güçlendirilmesi” Eşleştirme (Twinning) Projesi tamamlanmış bulunmaktadır. Sayın Bakanımız Bakanlık görevini kaç yıldır sürdürmektedir ki, Bakanlık bünyesinde çalışanların fedakârlığını hisseti ve ek ödeme almayı hak ettiklerini dile getirdi? Türk İmar-Sen olarak yıllardır talep ettiğimiz ek ödemeyi, Sayın Bakanımız ne oldu da birden bire kendisi talep etti? Değerli arkadaşlar, Tapu Kadastro çalışanlarının fedakârca çalışmaları karşılığı ek ödemenin en kısa zamanda verilmesi için, Türk İmar-Sen olarak, Sayın Bakanımızın sözünü yerine getirmesinin yakın takipçisi olup, bu konuda yapılacak çalışmalarda görüş ve temennilerimiz ile Sayın Bakanımızın yanında olmaya hazırız. Antalya’da yapılan bu toplantıdan sonra 19.02.2008 tarihinde, Bayındırlık ve İskân bakanı Sayın Faruk Nafiz Özak, İller Bankası Ankara Macunköy tesislerinde düzenlenen, Yapı Malzemeleri Piyasa Gözetimi ve Denetimi AB Eşleştirme Projesi Kapanış Toplantısına katılmıştır. Bu toplantının ardından, Bir soru üzerine, afetle ilgili kurumların bir çatı altında toplanacağını ve Bayındırlık Bakanlığı'nın yerel düzeyde hizmet veren bir yapı şeklinde devam edeceğine dair bir soruyu Özak, şu şekilde cevapladı: "Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Sivil Savunma ve Başbakanlık Acil Durum Merkezi Birleştiriliyor. Başbakanımıza bağlanıyor. Ama çok büyük ihtimalle Bayındırlık Bakanlığı devam edecek. Üçü birleşiyor." Sayın Bakanımızın da ifade ettiği gibi üçü birleşiyor, Bayındırlık Bakanlığı devam edecek ancak, Bakanlığın devamı ne şekilde olacak halen netlik kazanmış değil. Çünkü İngiliz Belediyeler ve Yerel İdare Bakanlığı ile yapılan görüşmelerin içeriğinin sadece anılan projeden ibaret olup olmadığı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığının adının, Yerel Yönetimler Bakanlığı olarak değiştirilmesinin gündemde olması nedeniyle muallâktır. Siyasi irade tarafından sürekli gündemde tutulan reform sözcüğüne alıştık, bu reformların her alanda olduğu gibi, Bayındırlık ve İmar iş kolunda da bugüne kadar olduğu gibi, bundan böylede devam edeceği aşikârdır. Bizim endişemiz bu reformların gerçekleşmesinde uzlaşmacı yöntemlerin neler olduğu, iyi ve arzulanır olan somut adımların ne olduğu, uzlaşmanın kimlerle hangi konularda, olduğu noktasındadır. Eğer reformlar uzlaşılarak yapılıyor ise birinci muhatap olarak çalışanların görüşlerinin alınması gerekmez mi? İsmail COŞKUN TCK 4 Bölge Müdürlüğü |