| 18 YAŞIN ÜSTÜNDE ÇOCUĞU OLANLAR DİKKAT! |
|
|
|
| Yazar admin | |||
| Perşembe, 05 Ocak 2012 14:57 | |||
|
GSS kapsamında 35 TL ile 212 TL arasında prim ödeme zorunluluğu var.
Genel Sağlık Sigortası 1 Ocak 2012 itibarı ile başladı. Bundan sonra 18 yaşın üzerindeki herkesten sağlık sigortası primi kesilecek. Eğer 18 yaşın üzerindeki kişi lisede öğrenim görüyorsa 20; üniversite eğitimi alıyorsa 25 yaşına kadar primleri devlet tarafından karşılanacak. Ancak bu kişi öğrenim görmüyorsa o zaman sağlık sigortası primi ödeyerek hastanelerden sağlık hizmeti almak zorunda kalacak.
Buna göre önce 18 yaşın üzerindeki kişinin yaşadığı ailenin aylık toplam gelirine bakılacak; ailenin toplam geliri, ailedeki fert sayısına bölünerek kişi başına düşen aylık gelir bulunacak. Ailede birey başına düşen aylık gelir, brüt asgari ücretin üçte birinden fazla ise 18 yaşından büyük her birey için Genel Sağlık Sigortası Primi ödenecek.
Bu aşamada 1 ay içinde çocuğunuzun, bulunduğunuz bölgedeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na gelir testi yapılması için başvuruda bulunması gerekiyor. Aksi taktirde, tescil işlemi resen yapılacak ve çocuğunuz adına her ay brüt asgari ücretin %12’si kadar, yani Ocak 2012 itibarı ile 106,38 TL Genel Sağlık Sigortası Primi ödemek zorunda kalacaksınız.
Gelir tespiti yapılması için başvuracak kişiler, gelir tespitine esas teşkil edecek göstergeleri içeren başvuru formu ile müracaat edecekler. Ancak, başvuru işleminin kanunî temsilciler tarafından yapılması hâlinde mahkemeden alınmış karar örneği, vekil tarafından başvuru yapılması hâlinde vekâletname örneği başvuru formuna eklenecek. Aynı aileden birden fazla kişinin gelir testine tâbi tutulacak kişi olması hâlinde aynı form ile başvuru yapılacak.
Başvuru, kişinin Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sisteminde kayıtlı ikametgâhının bulunduğu il veya ilçe idarî sınırları içerisindeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na yapılacak.
Başvuru formunda beyan edilen bilgiler doğrultusunda, yapılan gelir testi sonucunu doğrulamak amacıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca belirlenen esaslar çerçevesinde, vakıf personeli tarafından tanıtıcı kimlik belgesi gösterilmek suretiyle hane ziyareti bilgi formuyla, başvuruda bulunanların ikametgâhlarına gidilerek hane ziyaretleri gerçekleştirilecek.
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nca yapılacak gelir testinde ailenizde kişi başına düşen aylık geliriniz tescil edilecek ve Genel Sağlık Sigortası primi ödeyip ödemeyeceğiniz; ödeyecekseniz bu primin tutarı belirlenecek.
Öncelikle belirtmek isteriz ki, çalışan bir kişinin eşi, yaşına bakılmaksızın malûl olduğu tespit edilen ve evli olmayan çocukları ile 18 yaşını doldurmamış çocukları (çocukların eğitim görmeleri durumunda lise için en fazla 20, üniversite için en fazla 25 yaşına kadar) Genel Sağlık Sigortası kapsamında prim ödemekle yükümlü değil.
Bunun dışında 18 yaşını doldurmuş, eğitim görmeyen ve çalışmayan tüm çocuklar Genel Sağlık Sigortası’na prim ödemek zorunda.
Genel Sağlık Sigortasının zorunlu olması ile birlikte en büyük karışıklık 18 yaş üstü kız çocuklarının anne ve babalarının sağlık sigortasından yararlanıp yararlanamayacağı, buna bağlı olarak da “Genel Sağlık Sigortası yaptırmak zorundalar mı?” sorusu üzerinde yaşanıyor.
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe girmesi ile birlikte okuyorlarsa 25 yaşını, okumuyorlarsa 18 yaşını dolduran kız ve erkek çocuklarının ailesi üzerinden sağlık yardımı almasının önüne geçilmiş ve en fazla bu yaş sınırlarına kadar sağlık hizmeti verilmesi öngörülmüştü.
Mart 2011 Tarihinde TBMM de kabul edilen 6111 Sayılı Torba Kanun ile 5510 Sayılı Kanun’un geçici 12’nci maddesine ilave yapılarak 1 Ekim 2008 öncesinde anne ve babaları üzerinden sağlık yardımı almakta iken çalışmaya başladığı veya evlendiği için sağlık yardımı kesilen kız çocuklarının işten ayrılması ya da boşanarak aile yanına dönmesi halinde yeniden sağlık yardımından yararlanma hakkı getirilmiştir.
Kız çocuklarının Genel Sağlık Sigortası ile ilgili olarak önemli olan tarih 1 Ekim 2008’dir. Şayet bu tarihten önce kız çocuğu anne ve babasının sağlık sigortasından yararlanmış, çalışmaya başladığı veya evlendiği için sağlık yardımı kesilmiş ise bugün bu kız çocukları çalışmıyor veya eşinden ayrılmış ise anne ve babasının sağlık sigortasından yararlanabilecektir. Bu nedenle genel sağlık sigortası primi ödemesi gerekmemektedir. 1 Ekim 2008 tarihinden sonra anne ve babanın sağlık sigortasından yararlanmaya başlayan kız çocukları ise okuyorlarsa 25 okumuyorlarsa 18 yaşına kadar bu haktan yararlanabilecekler. Bu yaş üstünde ki kız ve erkek çocukları Genel Sağlık Sigortası primlerini ödemek zorundalar.
İsmail Koncuk: "Sosyal Devlet yok ediliyor. Seyirci kalmayalım!"
Konu hakkında açıklama yapan Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ise yıllardır uygulanan yanlış politikaların bedelinin yine memurlara, dar ve sabit gelirlilere ödetildiğini belirtti.
Koncuk’un açıklaması şu şekilde: “Türkiye Kamu-Sen olarak 5510 sayılı Kanunun yasalaşma sürecinde, raporlarla anlatmaya çalıştığımız, kitapçıklar dağıtarak uyardığımız, son derece yoğun tepkilerle, protesto gösterileriyle, iş bırakma ve iş yavaşlatma eylemleriyle dile getirdiğimiz çekinceler bir bir hayata geçiriliyor.
Yıllar boyunca verdiğimiz mücadelede vatandaşlarımızı kendilerini bekleyen tehlikelere karşı duyarlı olmaya çağırdık. Kazanılmış haklarımızın elimizden alınmaya çalışıldığını, sosyal devlet ilkesinin yok edildiğini belirttik. Ancak yapılan karalama kampanyaları, bazı yandaş sendika ve konfederasyonların toplumumuzu yanlış yönlendirmesi ve bazı kesimlerin duyarsızlığı sonucunda bu uygulamalar hayat buldu. Yapılan eylemler, bu uğurda verilen çabalar kısa zamanda unutuluyor. Haksız uygulamalara karşı duyarsızlığın maliyeti ise son derece yüksek oluyor. Aylık geliri yalnızca 900 TL olan, kirada oturan, iki-üç vasıtayla işe gidip gelen bir baba 19 yaşındaki işsiz çocuğunun yükü yanında bir de her ay 35,46 TL; yıllık 425,52 TL Genel Sağlık Sigortası primi ödemek zorunda bırakıldı. 1500 TL maaş alan bir memur için de aynı durum söz konusu. Üstelik bu durumda kaç çocuğu varsa hepsi için ayrı ayrı prim ödeyecek; masrafları katlanacak.
Şimdi ise çalışanların iş güvencelerinin yok edilmesi ve esnek istihdam uygulaması ile gün içinde belli saatlerde işçi çalıştırma ve çalıştırdığı saat başına para ödeme uygulaması tehlikesi bulunuyor. Bununla da yetinilmiyor ve çalışanların kıdem tazminatları ve emekli ikramiyeleri de kaldırılmak isteniyor.
Türkiye Kamu-Sen olarak uyarıyoruz. Önümüzde son derece zorlu bir süreç var. Türkiye’nin ekonomik dengelerini alt üst edenler, acı reçeteyi sürekli memur, işçi, çiftçi, emekli, dul, yetim, küçük esnaf ve işsizler gibi dar ve sabit gelirlilere çıkartıyor. Bizler sonuna kadar bu tür uygulamaların karşısında olmaya ve bütün azmimizle haksızlıklara, hak gasplarına ve kazanılmış haklarımızın elimizden alınmasına karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.
Başarı, siz değerli vatandaşlarımızın durduğu yere ve verdiği desteğe göre şekillenecektir.”
|