• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Home
KAMU ÇALIŞANLARI AÇISINDAN 2011 YILINI DEĞERLENDİRDİK PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
PerÅŸembe, 05 Ocak 2012 14:55
Türkiye Kamu-Sen Genel BaÅŸkanı İsmail Koncuk düzenlediÄŸi basın toplantısıyla 2011 yılını deÄŸerlendirdi.
Basın toplantısına, Türk SaÄŸlık-Sen Genel BaÅŸkanı ve Türkiye Kamu-Sen Genel Sekreteri Önder Kahveci, Türk Büro-Sen Genel BaÅŸkanı ve Türkiye Kamu-Sen Genel TeÅŸkilatlandırma Sekreteri Fahrettin YokuÅŸ, Türkiye Kamu-Sen Genel EÄŸitim Sekreteri ve Türk Ulaşım-Sen Genel BaÅŸkanı Nazmi Güzel, Türkiye Kamu-Sen Genel Toplu GörüÅŸme Sekreteri
ve Türk İmar-Sen Genel BaÅŸkanı Necati Alsancak, Türkiye Kamu-Sen Genel Basın Sekreteri ve Türk Enerji-Sen Genel BaÅŸkanı Celal Karapınar, Türkiye Kamu-Sen Genel Dış İliÅŸkiler Sekreteri ve Türk Tarım Orman-Sen Genel BaÅŸkanı Ahmet Demirci, Türkiye Kamu-Sen Genel Sosyal İşler Sekreteri ve Türk Yerel Hizmet-Sen Genel BaÅŸkanı İlhan Koyuncu ve genel merkez yöneticileri katıldı.
 
KonuÅŸmasında kamu çalışanları açısından 2011 yılının çetin geçtiÄŸini belirten Türkiye Kamu-Sen Genel BaÅŸkanı İsmail Koncuk, kamu çalışanlarının haklarını geriletecek, iÅŸ güvencesini ortadan kaldıracak birçok kanun tasarısının ve KHK’ların gündemi meÅŸgul ettiÄŸi bir yıl olduÄŸunu söyledi.
 
Verilen mücadele için “2011 yılında Türkiye Kamu-Sen ve etrafında kader birliÄŸi yapmış 400 bin kamu çalışanının, ülkemizin üzerinde bulunduÄŸu hassas dengelerin korunması ve çalışma hayatının geliÅŸtirilmesi için verdiÄŸi destansı mücadele, gösterdiÄŸi kararlılık ve onurlu duruÅŸ her türlü takdire ÅŸayandır.” ifadesini kullanan Koncuk,  dönüp bakıldığı zaman ekonomik, siyasi ve sosyal açıdan hatırlamak istemeyeceÄŸimiz bir yılı geride bıraktığımızı kaydetti.  
 
Yıl içerisinde ekonomik anlamda birçok kalemde yapılan zam oranlarına da dikkat çeken Genel BaÅŸkan, memur maaÅŸlarının bu oranlar karşısında eridiÄŸini vurguladı. Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸinde yer alan toplu sözleÅŸme hakkını kullanmak için gerekli yasal düzenlemenin hala yapılmadığını iÅŸaret eden Koncuk, 2012 yılının, devletimizin, milletimizin ve kamu çalışanlarının varlığının tehdit altında olmayacağı, raporlar, tasarılar, uygunsuz anayasa deÄŸiÅŸiklik talepleri ve dayatmalarla devletimizin altının oyulmayacağı; hiçbir ülkenin taÅŸeronluÄŸunu yapmadan, tüm vatandaÅŸlarımız ve komÅŸu ülkeler ile birlikte mutlu, huzurlu ve refah içinde yaÅŸayacağımız bir dönemin baÅŸlangıcı olması ümidini taşıdıklarını ifade ederek sözlerini tamamladı.
 
Genel BaÅŸkan İsmail Koncuk’ın yaptığı basın açıklamasının tam metni aÅŸağıdadır.
 
“ DeÄŸerli basın mensupları,
Türkiye Kamu-Sen’in düzenlediÄŸi, 2011 yılının bu son basın toplantısına hoÅŸ geldiniz derken; 2012 yılının, baÅŸta dünyanın dört bir yanında zulüm gören mazlumlar olmak üzere, tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ederim. Yeni yılınız kutlu olsun!
 
Değerli basın mensupları;
 
Türkiye Kamu-Sen, kurulduÄŸu günden beri kamu çalışanlarının hak ve menfaatleri doÄŸrultusunda mücadele etmiÅŸtir. Bunu yaparken de ülkemizin milleti ve devleti ile bölünmez bütünlüÄŸünün korunması ana hedefimiz olmuÅŸtur. Geride bırakmak üzere olduÄŸumuz 2011 yılı da kamu çalışanlarının haklarıyla ilgili olarak verdiÄŸimiz çetin mücadelelerle geçti. 2011 yılında, bir taraftan ülkemizi parçalamanın ve federatif bir yapılanmanın önünü açacak olan giriÅŸimler ve Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸinin içine sıkıştırılmak istenilen tuzaklar hakkındaki gerçekleri kamuoyuna anlatmaya çalıştık.
Bu noktada önümüzdeki dönemde milli birlik ve beraberliÄŸimizi pekiÅŸtirecek bir Anayasanın, nasıl olması gerektiÄŸi konusunda Türk Dayanışma Konseyi çatısı altında akademik bir çalışma yaparak, raporumuzu TBMM BaÅŸkanı Sayın Cemil Çiçek’e sunduk.Anayasa'nın ilk 3 maddesinin korunması, eÄŸitim dilinin Türkçe olarak kalması, ''Türk kimliÄŸinin'' üst kimlik olarak benimsenmesi, Anayasa'nın 66. maddesindeki Türklük tanımının da yeni anayasada muhafaza edilmesinin zorunlu olduÄŸunu belirttik.Kamu çalışanlarına grev ve siyaset hakkıyla emeklilere sendika kurma hakkı verilmesi, Diyanet İşleri BaÅŸkanlığının yeni anayasada anayasal bir kurum olarak varlığının korunması, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zorunlu olması gibi konuların olmazsa olmazlarımız olduÄŸunu güçlü bir ÅŸekilde vurguladık.Önümüzdeki dönemde de ülkemizde önemli bir gündem teÅŸkil edecek olan Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi konusundaki çalışmalarımız, aynı ÅŸekilde devam edecek; ülkemizin kuruluÅŸ senedi olan metinlerin deÄŸiÅŸtirilerek, dış güçlerin arzuladığı gevÅŸek, çözülmeye ve parçalanmaya müsait bir devlet yapılanması karşısındaki mücadelemiz tüm kararlılığımızla sürecektir. 2011 yılında bir taraftan da kamu çalışanlarının ekonomik ve sosyal haklarını iyileÅŸtirmek üzere çetin bir mücadele verdik.2011 yılı; kamu çalışanlarının haklarını geriletecek, iÅŸ güvencesini ortadan kaldıracak birçok kanun tasarısının ve KHK’ların gündemi meÅŸgul ettiÄŸi bir yıl oldu.
 
Türkiye Kamu-Sen, Türk memurunu çepeçevre sarmakta olan bu ateÅŸ çemberini parçalamak için çok mücadele verdi. Bu açıdan bakıldığında; önümüzdeki yıl milli birlik ve bütünlüÄŸümüzü bozmaya çalışanlar ve memurumuzun haklarında kısıtlama yapmak isteyenler için çok daha çetin geçecek. Çünkü bu kimseler, karşısında daha önce olduÄŸu gibi inançlı, daha güçlü ve daha kararlı bir Türkiye Kamu-Sen görecekler. Bu sene içinde yaÅŸadığımız birçok geliÅŸme ve milletimizin gösterdiÄŸi teveccüh, Türkiye Kamu-Sen’in ne kadar doÄŸru yolda olduÄŸunu bir kere daha ortaya koymuÅŸtur.2011 yılında Türkiye Kamu-Sen ve etrafında kader birliÄŸi yapmış 400 bin kamu çalışanının, ülkemizin üzerinde bulunduÄŸu hassas dengelerin korunması ve çalışma hayatının geliÅŸtirilmesi için verdiÄŸi destansı mücadele, gösterdiÄŸi kararlılık ve onurlu duruÅŸ her türlü takdire ÅŸayandır. Bu da memurlarımızın, ülkemizin geri kalmasına neden olduÄŸu safsatasının ne denli gerçek dışı olduÄŸunu göstermiÅŸtir. Çünkü gerek eylemlerimizle, gerekse söylemlerimizle, Türk memurunun; devletinin teminatı, Atatürk ilke ve inkılâplarının yılmaz bekçileri ve temsilcileri olduÄŸunu ispat ettik.Ancak bizler açısından oldukça zor geçen bir yılı geride bırakıyoruz. Ekonomik krizin etkilerini yavaÅŸ yavaÅŸ hissettirdiÄŸi, iÅŸsizliÄŸin Demoklesin kılıcı gibi çalışanların tepesinde durduÄŸu, esnafın ayakta durmakta zorlandığı, memur, emekli, iÅŸçi, dul ve yetimlerin mali olarak geri plana atıldığı bir yılı geride bırakıyoruz.Milyonlarca iÅŸsizin iÅŸ bulmaktan ümidini kestiÄŸi, 1 milyon üniversite mezununun kapı kapı iÅŸ aradığı, yüz binlerce öÄŸretmenin atama beklediÄŸi, memur, iÅŸçi, emekli geçim derdi içinde çırpınırken; 10 bin TL maaÅŸ alan milletvekillerinin “geçinemiyoruz” diye hayıflandığı bir yılı geride bırakıyoruz. Dönüp baktığımızda ekonomik, siyasi ve sosyal açıdan hatırlamak istemeyeceÄŸimiz bir yılı geride bırakıyoruz. 
Değerli basın mensupları,
Hatırlanacağı gibi AKP, iktidara gelmeden önce hazırladığı “Acil Eylem Planı”nda, sendikalar ve siyasi haklar konusundaki engelleri ortadan kaldırma ve siyasilerin kamu görevlileri üzerindeki gereksiz müdahalelerini önleme taahhüdünde bulunmuÅŸ; “örgütlenme özgürlüÄŸünün önü açılacak, sendikalaÅŸma teÅŸvik edilecek, kamu görevlilerinin grevli ve toplu sözleÅŸmeli sendikal haklar ve özgürlüklere kavuÅŸturulması için gereken mevzuat deÄŸiÅŸiklikleri gerçekleÅŸtirilecektir.” demiÅŸtir.Acil eylem planında yazan bu ifade, unutulmuÅŸ; Sayın BaÅŸbakan’ın 2004 yılında “size grev ve toplu sözleÅŸme hakkı vereceÄŸiz daha ne istiyorsunuz?” sözü tam 7 yıldır, tutulmamıştır. 2010 yılında kabul edilen Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸine raÄŸmen, 2011 sonuna geldiÄŸimiz ÅŸu günlerde hala memurların bir toplu sözleÅŸme kanunu yoktur. Üstelik uluslar arası sözleÅŸmeler, yargı kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, “memurların grev hakkı vardır” derken, Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi “hayır, memurun grev hakkı yoktur” demiÅŸtir.Yıllardır memurlarımızın toplu sözleÅŸme ve grev hakkı için her platformda mücadele vermekteyiz. Memurların toplu sözleÅŸme hakkına kavuÅŸması, Türkiye Kamu-Sen’in ilkeli, cesur, ısrarlı ve planlı hareketi sayesinde olmuÅŸtur. Toplu sözleÅŸme hakkının nasıl kullanılacağının belirleneceÄŸi kanunun hazırlık çalışmalarına da aynı önemi ve deÄŸeri vererek; ulusal ve uluslar arası ilkeler doÄŸrultusunda hareket etmeye gayret gösterdik. Türkiye Kamu-Sen olarak, geliÅŸmiÅŸ sendikal haklarla donatılmış, katılımcı bir toplu sözleÅŸme hakkından yana olduÄŸumuzu defalarca belirttik. Bu doÄŸrultuda yürüttüÄŸümüz kanun çalışmalarında gerek teknik düzeyde gerekse baÅŸkanlar düzeyinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk Çelik’le yaptığımız toplantılarda, toplu sözleÅŸme hakkının memurlar tarafından etkili bir ÅŸekilde kullanılabilmesi için gerekli olan ilkeleri ortaya koyduk.
Toplu sözleÅŸme görüÅŸmelerinde kamu çalışanlarının temsili ve toplu sözleÅŸmeyi imzalama yetkisi ile ortaya çıkacak uzlaÅŸmazlıklarda Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na baÅŸvuru hakkı gibi temel konularda Türkiye Kamu-Sen’in olmazsa olmazlarını sayın bakana defalarca bildirdik.
Hepinizin yakından takip ettiÄŸi üzere bu üç önemli konuda taraflar arasında tam bir uzlaÅŸma saÄŸlanamadı ve Sayın Bakan, üzerinde anlaşılamayan konuları olduÄŸu gibi Bakanlar Kurulu’na taşıyacağını ve tüm konfederasyonların çekincelerini orada açıklayacağını bildirdi.
Hatta hayati konular diyebileceÄŸimiz, bu konuların birçoÄŸunda bizler gibi düÅŸündüÄŸünü de açıkladı ve “görüÅŸlerimi Bakanlar Kurulu’nda da savunacağım” dedi.
Ancak elimize ulaÅŸan taslakta, bizlerin hiçbir talebinin yer almadığını, taslağın önemli konularının tamamen bir konfederasyonunun talepleri doÄŸrultusunda hazırlandığını gördük.
Bunun hemen ertesinde BaÅŸbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bursa’da yaptığı bir konuÅŸmada, kanunları, devlet adamlığını, uluslar arası sözleÅŸmeleri hiçe sayarak, açıkça sendikalar arasında ayrımcılık yaptığını ortaya koydu.
Bu dönemde devlet yönetimine, demokrasiye, tarafsızlık ve eÅŸitlik ilkesine, düÅŸünce ve ifade özgürlüÄŸüne tezat oluÅŸturacak ÅŸekilde kamu görevlilerine her türlü siyasi müdahalenin önü açılmış, siyasi baskılar had safhaya yükselmiÅŸ, memurlarımız ikna odalarına alınarak sendikalardan istifa ettirilmeye ve yandaÅŸ görülen bir sendikaya üye yapılmaya çalışılmıştır.
2011 yılında yapılan genel seçimlerde milletimizin AKP’ye gösterdiÄŸi teveccüh, baÅŸta yandaÅŸ olmayanlar olmak üzere tüm vatandaÅŸlara baskı, dışlanmışlık ve ihmal olarak geri dönmüÅŸtür.
Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸine paralel olarak yapılması zorunlu olan kanun deÄŸiÅŸikliÄŸi, üzerinden 15 ay geçmiÅŸ olmasına raÄŸmen hâla meclis gündemine taşınamamıştır. 
Bu yılın AÄŸustos ayında yapılması gereken toplu görüÅŸmeler, kanun deÄŸiÅŸikliÄŸi gerekçesiyle ertelenmiÅŸ ama 2011 yılının sonu gelinmesine raÄŸmen toplu pazarlık sistemi oluÅŸturulamamıştır.
Açıklanan resmi rakamlara göre dahi memur maaÅŸları enflasyon karşısında erimiÅŸ; memurlar yüzde %2,18 alacaklı konuma gelmiÅŸtir.
Gerçekte ise maaÅŸlardaki erime çok daha yüksek oranlardadır.
Az önce de belirttiÄŸim gibi 2011 yılı her açıdan son derece zor bir yıl olmuÅŸtur.
Ekonomik anlamda Türkiye’nin kendi mali yapısıyla ilgili sorunları varken, ekonomimiz bir taraftan da yurt dışı kaynaklı ekonomik kriz haberleriyle darbe almıştır.
Öncelikle belirtmek isteriz ki, Avrupa’daki ekonomik krizin temel sebebi borç’tur ve Türkiye için de böyle bir risk söz konusudur.
Türkiye’nin borç yükü incelendiÄŸinde özellikle son 10 yıldaki borçlanmanın boyutlarının korkutucu olduÄŸunu görmekteyiz.
2002 yılında 230 milyar Dolar dolayındaki borç yükü bugün 550 milyar Dolar seviyelerine gelmiÅŸtir.
Her ÅŸeyin ötesinde her yıl bütçeye yüklediÄŸi faiz açısından bile son derece büyük bir risk taşıyan bu borçların, siyasi tercihlere, iç ve dış politikaya doÄŸrudan etki ettiÄŸini görmekteyiz.
Dış ticaret açığı, yılın ilk 10 ayında tam 90 milyar Dolar; cari açık ise 65 milyar Dolar gibi gerçekten kaygı verici bir boyuta gelmiÅŸtir.
Bu denli büyük açıkların kapatılması dünya ekonomisinde her ÅŸey yolunda giderken finansman bulma, borçlanma ve özelleÅŸtirmelerle belki mümkün gibi görünmekteydi. Ancak ÅŸimdi durum deÄŸiÅŸmiÅŸtir.
Çünkü diÄŸer ülkeler de kemer sıkmaya baÅŸladılar ve bu yıldan sonra Türkiye için de asıl büyük tehlike baÅŸlayacaktır.
Biz Türkiye Kamu-Sen olarak bu uyarıyı yıllardır yapmaktayız.
Ancak bizi kriz çığırtkanlığı yapmakla suçlayanlar ÅŸimdi bizimle aynı noktaya gelmiÅŸ durumdadırlar.
2011 yılının ilk çeyreÄŸinden itibaren Avrupa’da yeni bir ekonomik kriz tehlikesi ortaya çıktığında Sayın BaÅŸbakan “kriz, bu kez teÄŸet bile geçmeyecek” demiÅŸti.
Ardından açıklanan büyüme rakamları, vatandaÅŸların alım gücünün yükseleceÄŸi yönünde umutlanmalarına neden olmuÅŸtu. Ekonomideki 2011 yılının ilk çeyreÄŸinde %11,6; ikinci çeyreÄŸinde ise %8,8’lik büyüme, üçüncü çeyrekte de sürdü %8,2 oldu.
Memur maaşına son bir yılda yalnızca %8,2 artış yapıldı. Aynı dönemde zorunlu tüketim mallarındaki artış soluksuz sürdü ve ekonomik büyüme memur maaÅŸlarına küçülme olarak yansıtıldı.
Ekonomideki bu denli yüksek oranlı büyüme dahi uygulanan ücret politikalarının çarpıklığı nedeniyle memur maaÅŸlarının zorunlu tüketim harcamaları karşısında kayba uÄŸramasını engelleyemedi.
2011 yılında Dolar’da %24, Euro’da %25 ve altın fiyatlarında %50’lik bir devalüasyon yaÅŸandı.
Ancak hiçbir yetkili bu gerçeÄŸi dile getirmemekte ve vatandaÅŸlarımızı tedbir alması konusunda uyarmamaktadır.
İthal ettiÄŸimiz ürünlerin fiyatlarında bu devalüasyonun etkisini bizler, cebimizden çıkan para vasıtasıyla olumsuz olarak yaÅŸamaktayız.
Kasım ayı itibarı ile enflasyon %9,82; son altı aydaki artış ise %6,18 olmuştur.
Her dönemde olduÄŸu gibi memurlar, bu dönemde de ekonomik büyümeden pay alamadığı gibi reel olarak da telafisi güç kayıplar yaÅŸamıştır.
Özellikle ÖTV artışları nedeniyle otomobil, cep telefonu, sigara gibi ürünlerin fiyatlarına gelen %25-30’luk zamların yanı sıra suya %15, doÄŸalgaza ve mutfak tüpüne %16; elektriÄŸe %11, oranında zam yapılması ve akaryakıt fiyatlarının da düzenli olarak artması karşısında, adeta çalışanların pestili çıkmıştır.
Son bir yıl içinde patlıcan %63, nohut %49, sivri biber %47, yumurta %41, çarliston biber %35, kabak %30, ayçiçeÄŸi yağı ve mandalina %29, taze soÄŸan %28, ilaç parası ise %17 zamlanmıştır.
Ayrıca önümüzdeki yıl yeniden deÄŸerleme oranlarının %10,2 olarak açıklanması ile büyük ÅŸok yaÅŸayan çalışanlarımız, ÅŸimdiden 2012 yılında devletin tahsil edeceÄŸi motorlu taşıtlar, emlak, zorunlu sigorta gibi vergi ve harçların da en az %11 oranında artırılacak olmasının sıkıntısını yaÅŸamaya baÅŸlamıştır.
2011 yılında memurun alım gücünde yaÅŸadığı aylık ortalama kayıp, reel olarak %8; ekonomik büyüme ile birlikte deÄŸerlendirildiÄŸinde %15 olmuÅŸtur.
Bütün bu ÅŸartlar altında hâla bir kanun çıkarılamamış, toplu pazarlıklar yapılamamış ve milyonlarca memur, emekli ve aileleri yapılan zamlar altında ezilmiÅŸlerdir.
Hal böyle iken, geçinemedikleri gerekçesiyle kendi maaÅŸlarına %100 artış yapılırken, 2012 yılı için iÅŸçi ve emekli maaÅŸlarına %3+3 zam yapılması, yetkililerin hâla vatandaÅŸa ÅŸaşı baktığını göstermektedir.
Ne kadar kaçarlarsa kaçsınlar, sonunda memurların toplu sözleÅŸme kanunu mutlaka çıkacak ve yetkililer, Türkiye Kamu-Sen’le pazarlık masasına oturacaklardır.
Bizler de kamu görevlilerinin sorunlarını ve yaÅŸanan adaletsizlikleri bir bir gözler önüne sereceÄŸiz.
Değerli basın mensupları,
Ülkemizde, 2011 yılı içinde tam 6 ay boyunca demokrasi askıya alınmış; Türkiye 6 ay boyunca fermanlarla yönetilmiÅŸtir.
Kanun Hükmünde Kararnamelerle bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluÅŸlarının yapısı deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ, temel kanunlar üzerinde tahribat yapılmış, kadrolar iptal edilmiÅŸ, yeni kadrolar ihdas edilmiÅŸtir.
Üst düzey birçok yöneticinin yerleri deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ, bazı yöneticiler kızaÄŸa alınmıştır.
Bütün bunlar yapılırken TBMM’deki 550 milletvekilinin varlığı hiçe sayılmış ve bu düzenlemeler, Bakanlar Kurulu’nun iki dudağından çıkan KHK’larla yapılmıştır.
Böyle bir uygulama demokrasiye aykırı, tam anlamıyla bir diktatör yaklaşımı olmuÅŸtur.
Bu fermanlardan bir tanesi de Kasım ayı başında çıkarılan 666 sayılı KHK’dır.
EÅŸit iÅŸe eÅŸit ücret getireceÄŸi söylenen düzenleme memurlar arasında tam bir infial yaratmış ve yeni adaletsizlikler doÄŸurmuÅŸtur.
Öncelikle üst düzey bürokratların maaÅŸlarında 750 TL ile 1250 TL arasında deÄŸiÅŸen artışlar saÄŸlayan bu KHK, öÄŸretmen, öÄŸretim üyeleri, polisler, askerler, din hizmetleri çalışanları KİT çalışanları, postacılar, hekim dışı saÄŸlık çalışanı, Maliye, Gelir İdaresi gibi kurumlarda çalışanlar ile tazminat, ikramiye, fazla mesai ücreti gibi ödemelerden yararlanan kamu görevlilerine hiçbir artış getirmemiÅŸtir.
Hatta bazı çalışanların ele geçen ücretlerinde düÅŸüÅŸler bile yaÅŸanacaktır.
Bütün bunlara ek olarak, ülkemizde memurlara 1 saatlik fazla çalışma karşılığı olarak verilen ücret 1 TL’dir.
İşçilerin ücretsiz yemek yediÄŸi yerde, kamu görevlileri öÄŸle yemeklerinin bedelini cebinden ödemektedir.
Kamu görevlisinin emekli ikramiyesi, bir oda bir salonluk ev almaya bile yetmemektedir.     4-C’li çalışanlar açlık sınırının altında bir ücrete mahkûm edilmiÅŸlerdir.
Seçim öncesinde sözleÅŸmeli statüdeki personele kadro hakkı getirilmiÅŸ ama İl Özel İdarelerinde çalışanlar, belediye çalışanları, üniversitelerde proje kapsamında çalışan 4/B’liler, TRT çalışanları, 4/C’li TÜİK çalışanları, 4/C’li özelleÅŸtirme maÄŸdurları, 4/C’li DSİ çalışanları, Et ve Balık Kurumu çalışanları, Denizcilik MüsteÅŸarlığı çalışanları, UlaÅŸtırma Bakanlığı çalışanları, TMO çalışanları, TİGEM çalışanları, DHMİ çalışanları, Gençlik ve Spor uzmanları, TUREM çalışanları, usta öÄŸreticiler, vekil öÄŸretmen, ebe ve hemÅŸireler, vekil İmam- Hatipler, fahri Kuran Kursu öÄŸreticileri ve TOKİ çalışanları gibi 110 bin çalışan yok sayılmıştır.
Åžimdi ise sözleÅŸmeli personel alımları bütün hızıyla sürmekte ve Hükümet adeta kendisini inkâr etmektedir.
Değerli basın mensupları,
Türkiye Kamu-Sen olarak 2011 yılı boyunca saydığım türden yüzlerce haksızlıkla karşı karşıya kaldık; memurların sesini iktidara duyurmak için mücadele ettik.
Bu nedenle de son derece yoÄŸun ve yorucu bir yıl geçirdik.
Ama hükümet tarafından torpilli bazı konfederasyonlar yattıkları yerden sendikacılık yapmayı keÅŸfettikleri için bizim yaÅŸadığımız yoÄŸunluÄŸu yaÅŸamadılar.
Hazır üretilmiÅŸ politikaları gizli-açık destekleyerek, yapılan haksızlıkları görmezden gelerek ve üstüne yeni haksızlıklar ekleyerek günlerini geçirdiler.
Önümüzdeki yıl Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonunun kuruluÅŸunun 20. yılı olacak.
Geriye dönüp baktığımızda 20 yıl içinde deÄŸerlerimizden taviz vermeden, yolumuzdan ÅŸaÅŸmadan verdiÄŸimiz mücadelenin büyüklüÄŸünü görüyor; bu camianın bir mensubu olmaktan bir kez daha gurur duyuyoruz.
Mazimizden aldığımız güç ve hazla 2012 yılında devletimizin, milletimizin ve kamu görevlilerimizin önüne çıkarılacak her türlü engele karşı daha azimli bir mücadele sergileyeceÄŸimizi bilmenizi isterim.
İnÅŸallah 2012 yılı, devletimizin, milletimizin ve kamu çalışanlarının varlığının tehdit altında olmayacağı, raporlar, tasarılar, uygunsuz anayasa deÄŸiÅŸiklik talepleri ve dayatmalarla devletimizin altının oyulmayacağı; hiçbir ülkenin taÅŸeronluÄŸunu yapmadan, tüm vatandaÅŸlarımız ve komÅŸu ülkeler ile birlikte mutlu, huzurlu ve refah içinde yaÅŸayacağımız bir dönemin baÅŸlangıcı olur diyor; hepinize saygılar sunuyorum”
 
İSMAİL KONCUK
 
AFET KANUNU İLE İLLER BANKASI İŞLEVSİZLEŞTİRİLİYOR
14/03/2012
article thumbnail

Afetlere karşı güvenli yapıların oluÅŸturulurken yeni altyapı ve ulaşım ile ÅŸehirleri daha düzenli hale getirmek için hazÄ [ ... ]


İLLER BANKASINDA YPK KARARI MAĞDURİYETİN SONLANMASI İÇİN BAŞVURU
07/03/2012
article thumbnail

Türk İmar-Sen İller Bankası çalışanlarının YPK kararı yayınlanmaması nedeniyle yaÅŸadıkları maÄŸduriyetin giderilmesi i&cce [ ... ]


TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRÜNE SORUNLARI İLETTİK
10/02/2012
article thumbnail

Türk İmar-Sen Genel baÅŸkanı Necati Alsancak, Genel Sekreter Mehmet BaÅŸpınar ve Genel Mali Sekreter Cebrail Yıldız , Tapu ve Kadastro Ge [ ... ]


İLLER BANKASI’NDA MAĞDURİYETLERİN ÇÖZÜLMESİ İÇİN BAŞVURU YAPTIK
08/02/2012
article thumbnail

Türk İmar-Sen tarafından İller Bankası’nda çalışanların maÄŸduriyetlerinin giderilmesi için İller Bankası A.Åž Ge [ ... ]


BU KANTAR SİZİDE TARTACAK
25/01/2012
article thumbnail

Behlül Dana Hz. birgün Harun ReÅŸid’den bir vazife istedi. Harun ReÅŸid de ona çarşı pazar aÄŸalığını (denetimini) ver [ ... ]


KARAYOLLARINDA TEKNİKERLERE MAAŞ ZULMÜ
23/01/2012
article thumbnail

2012 ayında Türkiye’de bir ilk yaÅŸanmış ve 2 milyon memurun maaşı zamsız yatırılarak çalışanlar maÄŸdur edilmiÅŸlerdi. [ ... ]


İLLER BANKASINDA MAĞDURİYETLERE ÇÖZÜM İSTEDİK.
08/12/2011
article thumbnail

Türk İmar-Sen İller Bankası’nda çalışanların yaÅŸadığı maÄŸduriyetin giderilmesi için İller Bankası A.Åž Genel  [ ... ]


DOĞU KARADENİZDE TÜRK İMAR-SEN RÜZGARI
06/12/2011
article thumbnail

Türk İmar-Sen DoÄŸu Karadeniz’de teÅŸkilatlarla buluÅŸarak üyeleri ziyaret ediyor. 5 Aralık günü Genel Sekreter Mehmet  [ ... ]


 

BAÅžKANDAN

Formumuzu doldurun, Temsilcilerimiz en kısa sürede üyeliÄŸinizi gerçekleÅŸtirsin
ONLİNE ÜYELİK

 

Åžubelerden Haberler

Basında Sendikamız

Üyelerimizin İlanları

Salı, 15 Mayıs 2012

Elazığ Tapu MüdürlüÄŸün'de görevli iÅŸyeri temsilcimiz Sayın Lütfü DaÄŸtekin'in annesi vefat etmiÅŸtir. Merhumeye Allah'tan rahmet kederli ailesine ve yakınlarına baÅŸsaÄŸlığı dileriz.

(0)
Cuma, 11 Mayıs 2012

Çevre Yönetimi Genel MüdürlüÄŸü Çalışanı üyemiz Recep Durmaz'ın annesi vefat etmiÅŸtir. Merhumeye Allah'tan rahmet yakınlarına ve kederli ailesine baÅŸsaÄŸlığı dileriz

(0)
Cuma, 04 Mayıs 2012

İstanbul Karayolları 1. Bölge MüdürlüÄŸü'nde görevli üyemiz İslam Alparslan'ın babası vefat etmiÅŸtir. Merhuma Allah'tan rahmet yakınlarına ve kederli ailesine baÅŸsaÄŸlığı dileriz.

(0)
Pazartesi, 30 Nisan 2012

Kayseri Tapu ve Kadastro 11. Bölge MüdürlüÄŸünde ÅŸoför olarak görev yapan üyemiz Mehmet Arslan kalp krizi geçirmiÅŸtir. Kendisine acil ÅŸifalar dileriz.

(0)
Cuma, 27 Nisan 2012

Kayseri  Çevre ve Åžehircilik İl MüdürlüÄŸünde görevli üyemiz ve iÅŸyeri telsilcimiz  Ali Ucmak ameliyat olmuÅŸtur. Kendisine acil ÅŸifalar dileriz.
 

(0)

ETİK HABER

Memurlar Net Haber

Faydalı Linkler

Kurumlarımız

Gazetemiz

Nisan 2010 Gazete